Serkan CAGİN

CAHİT SITKI TARANCI

Posted by sevcag86
02:15, 10/4/2007 .. 0 yorum .. Link
YALNIZLIK MACERASI

Öyle yalnız kaldım ki hayatımda
Kimi gün öldüm kimi gün ilah oldum
Çok zaman annemin dizlerine hasret
Koydum başımı kendi dizlerime
Doya doya ağladım

Paylaşırsa dost paylaşırmış
İnsanın derdini sevincini
Dost umidiyle ortalığa düşmeye gör
Hangi kapıyı çalsan kimseler yok
Hangi omuza dokunsam yabancı çıkar

Aşık mı olmadım taparcasına
Bir Mecnun geçti o çöllerden bir de ben
Diz mi çektirmedim alemde Kerem gibi
Ferhat gibi gürz mu sallamadım dağlara
Ne Leyla yar oldu bana ne Aslı ne Şirin

O gün bugün sırtımı kendim sıvazlıyorum
Sabahları sokağa çıkmadan evvel
Cesaret şairim cesaret
Kendi saçlarımı okşuyorum geceleri
Sevgilimin saçları niyetine.


Ümit Yaşar OĞUZCAN

Posted by sevcag86
02:06, 10/4/2007 .. 0 yorum .. Link
SENi ARIYORUM

Şimdi bir an dönerek gerilere, hani
Bir zamanlar beni ölesiye yaşatan
Ellerimi bırakıp sevecen ellerini
Çevremi sımsıcak bir sevgiyle kuşatan
Seni arıyorum

Bir deniz hıçkırıyor ta içimde, dinle
Giderek yalçın kayalar, kumlar eriyor
Şİmdi başbaşayım bir kıyıda kendimle
Ve bende var ettiğin o ben can veriyor
Seni arıyorum

Gülerdin bir zamanlar güneş batmazdı
Baştan başa bir gül bahçesiydi ortalık
Renkler ya mavi, ya pembe, ya beyazdı
Oysa şimdi ne yana baksam karanlık
Seni arıyorum

Varsın ama yoksun. Yanımdasın, değilsin
Gözlerim boşuna deliyor geceleri
Tek seni bir kez daha görebilmek için
Daldırıp ellerimi benden içeri
Seni arıyorum

Ellerim içimde bir kan gölüne batıyor
Bağırıyorum kimseler duymuyor sesimi
Dişlerim hırsla dudaklarımı kanatıyor
Ve senden uzakta verirken son nefesimi
Seni arıyorum

Bu son aldanışım, son yıkılışım olacak
Gelsen de boş artık gelmesen de, ben yokum
Yine de son bır ümit kırıntısıyla, bak
O herşeyi yitirdiğim anda bulduğum
Seni arıyorum.


Ümit Yaşar OĞUZCAN

Posted by sevcag86
01:57, 10/4/2007 .. 0 yorum .. Link
İŞTE BEN

Ben alışılmamış bir insanım biliyorum
Bir karanlıktır ben de pırıl pırıl zamanlar
Mağrur kalbim her yerde asi ve yalnız
Neyleyim umduğum gibi çıkmadı insanlar.
Herkes bir şey aldı götürdü benden
Dağıttım kaç yıl sevgilerimi cömertcesine
Gözlerim bir vefa arar, arar da bulamaz
Nicedir hasret kulaklarım bir dost sesine
Bilirim, çoğu gün hüzünlüdür bakışlarım
İçimde biri ağlar güldüğüm zaman bile
Gömerken kalbime bütün arzularımı
Yanarım yaşanmamış anıların özlemiyle
Sevdiğim mahzun şarkılardır, hüzünlü resimler
Garip akşamlarda yaşadığımı anlarım
Çevremde kim varsa konuşur durmadan
Ben hep bir heykel asaletiyle susarım.
Gecenin bir yerinde teselliler biter de
Dağıtır saçlarımı onun güzel elleri
Kokusu rengi kalır ellerinin gecelerde
Doğan gün uzaklardan getirir sevdiğimi



Ümit Yaşar OĞUZCAN

Posted by sevcag86
01:56, 10/4/2007 .. 0 yorum .. Link
BiR ÇIKMAZ SOKAKTA

Ne kadar dönüp dolaşsam, yine de
Hep o çıkmaz sokaktayım çaresiz
Bir umut kırıntısı gozlerımde
Yürüyorum durmadan, dalgın, sessiz

Sokak o sokak, bense ben değilim
Sanki bin yıllar geçmiş aradan
Boşlukta bir şeyler arıyor elim
Belki de mahşere dek bulunmayan

Yitirdiğim neydi, aradığım ne
Çöken ne yureğime kurşun gibi
Tanrım! Ben mi değiştim söylesene
Yoksa bende zamanlar mı eskidi

Bir yerlere varmadan, nasıl böyle
Hiç durmadan akıp gidiyor günler
Yaşam diye verdiğin bu mu söyle
O mu sırtıma sapladığın hançer

Bir çıkmaz sokağın sonunda, işte
Suskun ve tek başına seninleyim
Fanilikten ölmezliğe geçişte
Bilmiyorum, söyle bana, ben neyim

Sevdimse; verdiğin yürekle sevdim
Sen açtın bu ufku karşımda sonsuz
Yürüdüm bir yolun sonuna geldim
Yıkık, üzgün ve paramparça onsuz

ölüm buysa, tanrım buysa yaşamak
Sil alnımdan yazdığın bu yazgıyı
Ya bir yere çıksın artık bu sokak
Ya da öldür içimdeki tanrıyı!...
v


Ümit Yaşar OĞUZCAN

Posted by sevcag86
01:52, 10/4/2007 .. 0 yorum .. Link
BİLİR MİSİN?

Tam sınırdan kaçarken vurulmak nedir bilir misin?
Nöbetçiler ha gördü, ha görecek
Parmaklarının ucu dikenlı tellere değdi değecek...
Ama... Bir adım daha atamazsın.
Uzanıp tutamazsın;
Göz pınarlarında donup kalır hayallerin
Planların, kaçışın, kurtuluşun
Ve deler sevgi dolu yüreğini
Sevgi bilmeyen bir kurşun.
Bir okyanus da boğulmak nedir bilir misin?
Batan bır gemıye el sallayamamak,
Oturup ağlayamamak,
Birkaç kulaç ötedeki
Bir tahta parçasını tutamamak,
Nedir bilir misin?
Sevmek nedir bilir misin?
Bir şeyler tutuşur yüreğinde kıpır kıpır
Bütün benliğini sarar, ısıtır.
Her gülüşte yeniden doğarsın
Ve bin kere ölürsün her iç cekişte
Nasıl anlatsam bilmem ki.
Yani "sevmek" işte.
Duymak nedir bilir misin?
Duymak, ama anlatamamak
Çemberini kıramamak kelimelerin.
Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek
"Seviyorum" diyememek
Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin?


Özdemir ASAF

Posted by sevcag86
01:44, 10/4/2007 .. 0 yorum .. Link
HOŞÇAKAL

Siyah beyaz tuşlarında piyanomun
Seni çalıyorum şimdi
Çaldıkça çoğalıyorsun odada
Sen arttıkça ben kayboluyorum

Seni doğuruyorum geceye
Adını koyuyorum aya bakarak
Her şey sen oluyor her yer sen
Ben ölüyorum

Sesini duyuyorum rüyalarımda
Gözlerimi kamaştırıyor ışığın
Rüzgar sen gibi dokunuyor bana
Ben doğuyorum

Duymak istediklerimi söylemiyorsun hiç
Dokunmuyorsun bana
Sen gibi bir şimşek çakıyor
Tam kalbime düşüyor yıldırımı
Ben gidiyorum


Özdemir ASAF

Posted by sevcag86
01:41, 10/4/2007 .. 0 yorum .. Link
ÇAĞRIŞIMLAR
Çok küçük bir yalanı
Çok büyük bir orantıda
Dinlediniz mi?
Çok büyük bir yalanı
Çok yalın bir doğrultuda
Söylediniz mi?

Gecikmiş bir gizlemi,
Birikmiş bir özlemi
Sakladınız mı?

Gelmeyecek bir gideni,
Olmayacak bir nedeni
Beklediniz mi?

Bir gerçeği erken,
Bir açlığı tokken
Anladınız mı?

Hep mi hep ölecekmiş gibi,
Hiç mi hiç ölmeyecekmiş gibi
Yaşadınız mı?

Yalanı sürmeye sürmeye,
Yanlışı görmeye görmeye
Saklandınız mı..

Doğruluğun yönünde,
Doğruların önünde
Aklandınız mı..

Ortamsız bir yaşamda,
Yaşamsız bir ortamda
Harcandınız mı..


Uğur Can KÖŞK

Posted by sevcag86
01:22, 10/4/2007 .. 0 yorum .. Link
Yalnızlık Sokağı
Numara beş.
Çatlaklarından gözyaşı damlayan,
İki küçük odası,
Buz gibi havası,içimi titreten.
Yaşlı bir divan,
Üstünde yırtık örtüsü
Hiç varolmamışçasına,kirleri kapatan.
Bir masa,bir de sandalye
Tek kişilik,en darından.
Üstünde de küçük rakısı,bardağı
İki dilim peynirle bir domates
Ha! Bir de yoğurt,en ekşisinden.

Yalnızlık Sokağı
Numara beş.
Işıkta karanlığın adresi,
Kalabalıkta sessizliğin şarkısı
En hüzünlüsünden.
Acıların mesken tuttuğu,
Kederlerin yoğrulduğu,
Kapısını sadece umutsuzluğun çaldığı
Yalnız ev.
İçinde de,
İçinde de yalnız bir yürek.
Yediği hançerden akan iki damla kan
En kırmızısından.
Ve ölmeyen bir aşk
En acısından.
Yalnızlık Sokağı
Numara beş...


Şebnem KISAPARMAK

Posted by sevcag86
01:19, 10/4/2007 .. 0 yorum .. Link
ZALİM
>
>Bu şiir sanadır iyi dinle...
>Dinle ki,
>Bana dair ne varsa
>Ve ne varsa yalan yanlış yaşadığımız
>Herşey ama herşey yüzleşecek bu mısralarda...
>
>Bugün haber aldım senden
>Defalarca çarpıp nefretin kapılarını
>Sokaklara vurdum kendimi.
>Serseri kaldırımlar ayağıma dolaştı,
>Yalanlarla soğuttum yüreğimi
>Kahrettim, kan kustum ama hep sustum
>
>Bilir misin kaç kereler seni düşünüp de,
>Gizli gizli ağladım,
>Sen ki celladı olmuştun hayallerimin
>Umutlarımın katili...
>Ve genç bir ömrün acımasız azraili
>Her gece çalıp rüyalarımın kapısını
>Beni dirhem dirhem öldürdün
>
>Dünyayı dar edecektim sana
>Önümde diz çöküp yalvaracaktın
>Bensizliğin acısı oturduğunda içine
>Yokluğum ilmek olup dolandığında boynuna
>İpini çekecektim, olmadı yapamadım.
>
>Bilir misin kaç kereler seni düşünüp de, sana içtim
>Şerefine değil, şerefsizliğine...
>Ben seni mi sevmiştim?
>Sabahlara kadar ağlayıp kuruttuğumda göz yaşlarımı
>Kimse sormadı halimi, kimse acımadı.
>Şarkılarla dertleştim birbaşıma...
>Unuttum deyip kutladığımda sensizliği
>Silmek için gözyaşlarımı aynaya her baktığımda
>Gözlerimde seni buldum.
>Başucuma resmini koydum,
>Nasıl da acımasızdı bakışların
>Nasıl da zalim,
>Ben seni mi sevmiştim?
>
>Kırık dökük bir bahar mı kalacaktı senden geriye
>Ve ihanetin hiç dinmeyen sancısı...
>Seni benden çalacaklar mıydı?
>Bir kuş gibi uçup gidecek miydin yüreğimden,
>Bir daha dönmeyecek miydin?
>Hangi kahpe kurşunla bitti bu mavi sevda?
>Ağlamak neyi değiştirir ki
>Herşey bitti artık herşey bitti
>Sen hayallerimin celladı,
>Umutlarımın katili ve zavallı bir ömrün acımasız azraili,
>Beynimdeki tek kurşunla vurdum kendimi,
>Gelip alabilirsin emanetini...


Can DÜNDAR

Posted by sevcag86
01:16, 10/4/2007 .. 0 yorum .. Link
Tıkanıp Kaldığında Hayat
Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde,
Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,
Dağlara dönmeli yüzünü insan.
Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak;
Yeni insanlarla 'tanışmalı, yeni keşifler yapacak....
Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, Gerçekleştirmeyi denemeli!
Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; zamanın bir nehir,
Kendisinin bir sal olup da, O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı.
Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler,
Her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa,
Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri;
Küçük şeylerle
başlamalı belki; örneğin, bir kaç durak önce inip
Servisten, otobüsten; yürümeli eve kadar, yüreğine takmalı güneş gözlüklerini;
Gördüğünü hissedebilmeli!
Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce,
Değerli olabilmeli hayat!
İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için!
Başkasının yerine koyabilmeli kendini;
Ağlayan birine "gül", inleyen birine "sus" dememeli!
Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli!
Şu adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı; Sevgisiz, soysuz kalarak!
Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden,
Derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine...
Güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını...
Karda, yağmurda; sevincine, coşkusuna; fırtınada boranda; Öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın!
Bir çocuğun ilk adımlarında
umudu; bir gencin düşlerinde geleceği;
Bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli! Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu Olmayı beklememeli!
Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı; Bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için; kaçırmamalı!
Çünkü; hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için, hiç Çaresiz kalmamışsan, dermanı olamazsın dertlerin; ağlamayı bilmiyorsan, Neşesizdir kahkahaların;
Merhaba dememişsen, anlamsızdır elvedaların...
Ne, herkesi düşünmekten kendini, ne; kendini düşünmekten herkesi unutmamalı!
Bilmeli; çok kısa olduğunu hayatın; hep vermek ya da hep almak için...
Sadece, anlatacak bir şeyleri olduğunda değil,
Söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli!
Aklı ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere...
Hafızası olmalı insanın; hiç değilse, aynı
hataları, aynı bahanelerle tekrarlamaması için!
Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak! Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak!
Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi;
Ama, kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki, hakkını verebilsin sevdiklerinin;
Zaman bulabilsin; Bir teşekkür, bir elveda için...
Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer; Asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten;
Ama, herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de fark edebilmeli insan!
Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi...
Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı...! 


Atilla İLHAN

Posted by sevcag86
01:05, 10/4/2007 .. 0 yorum .. Link

AYRILIK SEVDAYA DAHİL

 

açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın
en görkemli saatinde yıldız alacasının
gizli bir yılan gibi yuvalanmış içimde keder
uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın
rüzgar
uzak karanlıklara sürmüş yıldızları mor kıvılcımlar geçiyor
dağanık yalnızlığımda
onu çok arıyorum onu çok arıyorum
heryerinde vücudumun
ağır yanık sızıları
bir yerlere yıldırım düşüyorum
ayrılığımız hissettiğim an
demirler eriyor hırsımdan
ay ışıgına batmış karabiber ağaçları
gümüş tozu
gecenin ırmağanıda yüzüyor zambaklar
yaseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
ÇÜNKÜ AYRILMANIDA VAHŞİ BİR TADI VARDIR
ÇÜNKÜ AYRILIKTA SEVDAYA DAHİL
çünkü ayrılanlar hala sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte
herşey onunla ilgili
telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
gittikçe genişleyen
yakılmış ot kokusu
yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
yansımalar tutmuş bütün sahili
ÇÜNKÜ AYRILMANINDA VAHŞİ BİR TADI VAR
ÖYLE VAHŞİ BİR TAD Kİ DAYANILIR GİBİ DEĞİL
ÇÜNKÜ AYRILIKTA SEVDAYA DAHİL
çünkü ayrılanlar hala sevgili
yalnızlık
hızla alçalan bulutlar
karanlık bir ağırlık
hava ağır,topark ağır,yaprak ağır
su tozları yağıyor üstümüze
ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ YOKSA YALNIZLIĞIMIZ MIDIR
eflatuna çalar puslu lacivert
bir sis kuşattı ormanı
karanlık çöktü denize
YALNIZLIK
ÇAKMAK TAŞI GİBİ SERT
ELMAS GİBİ KESKİN
NE YANA DÖNSEN BİR YERİN KESİLİR
FENA KAN KAYBEDERSİN
KAPINI BİR ÇALAN OLMADIMI HELE
ELİNİ BİR TUTAN
BİLEKLERİ BEMBEYAZ KUĞU BOYNU
parmakları uzun ve ince
sımsıcak bakışları suç ortağı
kaçamak gülüşleri gizlice
yalnızların en büyük sorunu
tek başına özgürlük ne işe yarayacak
bir türlü çözemedikleri bu
ölü bir gezegenin bu
soğuk tenhalığına
benzemesin diye
özgürlük mutlaka paylaşılacak
suç ortağı bir sevgiliyle
sanmıştım ki ikimiz
yeryüzünde ancak birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştım ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız
hiç yanılmamışız
her an düşüp düşüp
kristal bir bardak gibi tuz parça kırılsakta
hala içimizde o yanardağ ağzı
hala kıpkızıl gülümseyen
sanki ateşten bir tebessüm
zehir zemberek aşkımız

Murathan MUNGAN

Posted by sevcag86
12:21, 10/4/2007 .. 0 yorum .. Link
KIRILGAN
          
Kırılgan bir çocuğum ben
Yüreğim cam kırığı
Bütün duygulardan önce
Öğrendim ayrılığı
Saldırgan diyorlar bana
Oysa kırılganım ben
Gözyaşlarım mücevher
Saklıyorum herkesten
Ürküyorlar gözümdeki ateşten
Ürküyorlar dilimdeki zehirden
Ürküyorlar o dur durak bilmeyen
gözükara cesaretimden
Diyorlar: Bir yanı sarp bir uçurum,
Bir yanı çılgın dağ doruğu.
Oysa böyle yapmasam ben
Nasıl korurum içimdeki çocuğu?
Bir yanım çılgın nar ağacı
Bir yanım buz sarayı.

Murathan MUNGAN

Posted by sevcag86
12:19, 10/4/2007 .. 0 yorum .. Link
MIRILDANDIKLARIM
 
Kırdın mı incittin mi birilerini
Kimleri kazandım, yitirdiklerim kimler?
Kendimi yeniledim mi yazdıklarımda?
Yeniden düşünmeliyim
Dostluklarımı, ilişkilerimi
Gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı
Yitirdim mi yoksa masumiyetimi?
Borçlarımı ödedim mi?
Doğru seçtim mi soruların fiillerini?
Tırnaklarım kesilmiş, dişlerim fırçalanmış, saçlarım taranmış,
Giysilerim ütülü, odam düzenli mi?
Geri verdim mi aldıklarımı:
Aşkları, dostlukları, sevgileri, güvenleri, bağları,
Kitaplara, sayfalara, satırlara borcumu ödedim mi?
Yokladım mı duygularımı
Hâlâ sevebiliyor muyum insanları?
Ovmalı gümüşleri, bakırlarımı; cila geçmeli ahşaplarıma
Ovmalı umutları
Saklı tutmalı gelecek inancını, yarınları eksik etmemeli ağzımızdan
Ey uzak akrabalarım, üvey aşklarım
Mevsim sonu dostlarım, işporta malı ayrılıklar
Arkadaş ölümleri, dost hançerleri, talan ettiğimiz zulalar
Gece telefonları, ıssız konuşmalar
Mağrur incelikler, vurgun yemiş ilişkiler
Uçurum duygusuyla yaşadığımız hayat ey
O kadar çok anlattım ki
Kendime kaldım anlatmaktan...
Bunaldım kendisiyle boğuşmasını
Başkalarında çözmeye çalışan insanlardan
Usandım sözcük oynamalarından, tılsımlı sıfatlardan,
Ofset duyarlılıklardan
Kaç zamandır duru, yalın, çalışkan, iyi insanlar özlüyorum
'Içtenliğin' ya da 'dünya görüşünün' kirletmediği
Kendime bir yeni yıl kartı yazarak bunları diliyorum
Aranıp duruyorum adresini yitirdiğim insanları
Vitrin camlarına yansıyan yüzlerde
Bilmiyorum kalmış mıdır adresini yüzlerinde taşıyan insanlar
Hâlâ bir umut var mıdır
Çıkmaz bir sokağa benzeyen bu avare avunması vitrinlerde
Ne çıkmaz sokaktayım ne de mutsuz
Sadece rüzgârlardan daha güçlü olmak istiyorum o kadar
Açık denizlerde nice yolculuklara yelken açarken
Kış güneşinin mutlu ettiği bir kedi gibi mutlu, emin, tasasız
Sere serpe ve keyifli olmak tek isteğim ve dileğim
Senin ve benim , yani bizim için...

CAHİT SITKI TARANCI

Posted by sevcag86
12:17, 10/4/2007 .. 0 yorum .. Link
YALNIZLIK.....
 
Geniş, siyah gölgesi hayatımı kaplayan,
Tepemde kanat germiş bir kartaldır yalnızlık.
Kalp çarpıntılarıyla günleri hesaplayan
Bir benim, benim olan bir masaldır yalnızlık.
Gördüm yapraklarımın bir bir döküldüğünü,
Baharda yaşamanın bilmedim nedir tadı.
Gemi yüzü görmeyen bir limanın hüznünü
Kimsesiz gönlüm kadar hiçbir gönül duymadı.
Bir ayna parçasından başka beni kim anlar,
Bir mum gibi erirken bu bitmeyen düğünde?
Bir kardeş tesellisi verir bana aynalar;
Aynalar da olmasa işim ne yeryüzünde?


Can YÜCEL

Posted by sevcag86
01:25, 29/3/2007 .. 0 yorum .. Link

O olmazsa yaşayamam 
 O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.

Demeyeceksin işte. 
 Yaşarsın çünkü. 
 Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. 
 Çok sevmeyeceksin mesela. 
 O daha az severse kırılırsın. 
 Ve zaten genellikle O daha az sever seni, 
 Senin O'nu sevdiğinden.

Çok sevmezsen, çok acımazsın. 
 Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem. 
 Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini... 
 Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. 
 Senin değillermiş gibi davranacaksın. 
 Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.

Onlar sız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. 
 Çok eşyan olmayacak mesela evinde. 
 Paldır küldür yürüyebileceksin. 
 İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, 
 Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin. 
 Gökyüzünü sahipleneceksin, 
 Güneşi, ayı, yıldızları... 
 Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak. 
 "O benim." diyeceksin. 
 Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin... 
 Mesela gökkuşağı senin olacak. 
 İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın. 
 Mesela turuncuya, yada pembeye. 
 Ya da cennete ait olacaksın. 
 Çok sahiplenmeden, 
 Çok ait olmadan yaşayacaksın. 
 Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, 
 Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. 
 İlişik yaşayacaksın. 
 Ucundan tutarak... 



Bedirhan GÖKÇE

Posted by sevcag86
12:18, 29/3/2007 .. 0 yorum .. Link
Git
Ayrılığın nağmesi bu duyduğumuz,
Bakışların gönlümü caydırmadan git.
Ne bir hatıran kalsın ne de bir umut,
Duruşların gönlümü yandırmadan git.

Bütün resimlerini sök at duvardan,
Sana ait ne varsa çıkart odamdan.
Kitabın arasında şöyle canından,
Bir gül bırakmıştın ya soldurmadan git.

Hani bir şarkı vardı mazide kalan,
Öyle içten acıklı,öylesi nalan.
Göğsüme yaslanıp da sevince boğan,
Yeşermiş tüm aşkları kurutmadan git.

Nasıl güzeldi herşey hatırlasana,
Nasıl gülüşürdük biz dert ortasında.
Ekmek paramız yokmuş ne gam,ne tasa,
Güzel hatıraları zehretmeden git.

Hani mevsimlerden,hep biri bahardı,
Hani gökten her cemre bize yağardı,
Hani kış ortasında mevsim bahardı,
Şu inanmış gönlümü,kandırmadan git.
Allah aşkına bırak,öldürmeden git...


{ Önceki Sayfa } { Page 2 of 2 } { Sonraki Sayfa }

Hakkımda

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Fotoğraf Albümüm

Linkler

TAXI SÜR
GIDIKLA GÜLSÜN
HERŞEYİN ÜZERİNE İSMİNİ YAZ
BU KADIN NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR YARDIM ETMEYİN
TAROT FALINIZA BAKIN

Kategoriler


Son Yazılar

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN - BİRGÜN ANLARSIN
VICTOR HUGO - AĞLAMAK İÇIN GÖZDEN YAŞ MI AKMALI?
Atilla İLHAN- adım sonbahar
Gassan SATAR
Veysel GÜLTAŞ

Arkadaşlarım sevcag86


Create Your Glitter Text


batak oyna






Create Your Own Countdown