Serkan CAGİN | |
CAHİT SITKI TARANCIYALNIZLIK MACERASIÖyle yalnız kaldım ki hayatımda Kimi gün öldüm kimi gün ilah oldum Çok zaman annemin dizlerine hasret Koydum başımı kendi dizlerime Doya doya ağladım Paylaşırsa dost paylaşırmış İnsanın derdini sevincini Dost umidiyle ortalığa düşmeye gör Hangi kapıyı çalsan kimseler yok Hangi omuza dokunsam yabancı çıkar Aşık mı olmadım taparcasına Bir Mecnun geçti o çöllerden bir de ben Diz mi çektirmedim alemde Kerem gibi Ferhat gibi gürz mu sallamadım dağlara Ne Leyla yar oldu bana ne Aslı ne Şirin O gün bugün sırtımı kendim sıvazlıyorum Sabahları sokağa çıkmadan evvel Cesaret şairim cesaret Kendi saçlarımı okşuyorum geceleri Sevgilimin saçları niyetine. Ümit Yaşar OĞUZCANSENi ARIYORUMŞimdi bir an dönerek gerilere, hani Bir zamanlar beni ölesiye yaşatan Ellerimi bırakıp sevecen ellerini Çevremi sımsıcak bir sevgiyle kuşatan Seni arıyorum Bir deniz hıçkırıyor ta içimde, dinle Giderek yalçın kayalar, kumlar eriyor Şİmdi başbaşayım bir kıyıda kendimle Ve bende var ettiğin o ben can veriyor Seni arıyorum Gülerdin bir zamanlar güneş batmazdı Baştan başa bir gül bahçesiydi ortalık Renkler ya mavi, ya pembe, ya beyazdı Oysa şimdi ne yana baksam karanlık Seni arıyorum Varsın ama yoksun. Yanımdasın, değilsin Gözlerim boşuna deliyor geceleri Tek seni bir kez daha görebilmek için Daldırıp ellerimi benden içeri Seni arıyorum Ellerim içimde bir kan gölüne batıyor Bağırıyorum kimseler duymuyor sesimi Dişlerim hırsla dudaklarımı kanatıyor Ve senden uzakta verirken son nefesimi Seni arıyorum Bu son aldanışım, son yıkılışım olacak Gelsen de boş artık gelmesen de, ben yokum Yine de son bır ümit kırıntısıyla, bak O herşeyi yitirdiğim anda bulduğum Seni arıyorum. Ümit Yaşar OĞUZCANİŞTE BENBen alışılmamış bir insanım biliyorum Bir karanlıktır ben de pırıl pırıl zamanlar Mağrur kalbim her yerde asi ve yalnız Neyleyim umduğum gibi çıkmadı insanlar. Herkes bir şey aldı götürdü benden Dağıttım kaç yıl sevgilerimi cömertcesine Gözlerim bir vefa arar, arar da bulamaz Nicedir hasret kulaklarım bir dost sesine Bilirim, çoğu gün hüzünlüdür bakışlarım İçimde biri ağlar güldüğüm zaman bile Gömerken kalbime bütün arzularımı Yanarım yaşanmamış anıların özlemiyle Sevdiğim mahzun şarkılardır, hüzünlü resimler Garip akşamlarda yaşadığımı anlarım Çevremde kim varsa konuşur durmadan Ben hep bir heykel asaletiyle susarım. Gecenin bir yerinde teselliler biter de Dağıtır saçlarımı onun güzel elleri Kokusu rengi kalır ellerinin gecelerde Doğan gün uzaklardan getirir sevdiğimi Ümit Yaşar OĞUZCANBiR ÇIKMAZ SOKAKTANe kadar dönüp dolaşsam, yine de Hep o çıkmaz sokaktayım çaresiz Bir umut kırıntısı gozlerımde Yürüyorum durmadan, dalgın, sessiz Sokak o sokak, bense ben değilim Sanki bin yıllar geçmiş aradan Boşlukta bir şeyler arıyor elim Belki de mahşere dek bulunmayan Yitirdiğim neydi, aradığım ne Çöken ne yureğime kurşun gibi Tanrım! Ben mi değiştim söylesene Yoksa bende zamanlar mı eskidi Bir yerlere varmadan, nasıl böyle Hiç durmadan akıp gidiyor günler Yaşam diye verdiğin bu mu söyle O mu sırtıma sapladığın hançer Bir çıkmaz sokağın sonunda, işte Suskun ve tek başına seninleyim Fanilikten ölmezliğe geçişte Bilmiyorum, söyle bana, ben neyim Sevdimse; verdiğin yürekle sevdim Sen açtın bu ufku karşımda sonsuz Yürüdüm bir yolun sonuna geldim Yıkık, üzgün ve paramparça onsuz ölüm buysa, tanrım buysa yaşamak Sil alnımdan yazdığın bu yazgıyı Ya bir yere çıksın artık bu sokak Ya da öldür içimdeki tanrıyı!... v Ümit Yaşar OĞUZCANBİLİR MİSİN?Tam sınırdan kaçarken vurulmak nedir bilir misin? Nöbetçiler ha gördü, ha görecek Parmaklarının ucu dikenlı tellere değdi değecek... Ama... Bir adım daha atamazsın. Uzanıp tutamazsın; Göz pınarlarında donup kalır hayallerin Planların, kaçışın, kurtuluşun Ve deler sevgi dolu yüreğini Sevgi bilmeyen bir kurşun. Bir okyanus da boğulmak nedir bilir misin? Batan bır gemıye el sallayamamak, Oturup ağlayamamak, Birkaç kulaç ötedeki Bir tahta parçasını tutamamak, Nedir bilir misin? Sevmek nedir bilir misin? Bir şeyler tutuşur yüreğinde kıpır kıpır Bütün benliğini sarar, ısıtır. Her gülüşte yeniden doğarsın Ve bin kere ölürsün her iç cekişte Nasıl anlatsam bilmem ki. Yani "sevmek" işte. Duymak nedir bilir misin? Duymak, ama anlatamamak Çemberini kıramamak kelimelerin. Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek "Seviyorum" diyememek Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin? Özdemir ASAFHOŞÇAKALSiyah beyaz tuşlarında piyanomun Seni çalıyorum şimdi Çaldıkça çoğalıyorsun odada Sen arttıkça ben kayboluyorum Seni doğuruyorum geceye Adını koyuyorum aya bakarak Her şey sen oluyor her yer sen Ben ölüyorum Sesini duyuyorum rüyalarımda Gözlerimi kamaştırıyor ışığın Rüzgar sen gibi dokunuyor bana Ben doğuyorum Duymak istediklerimi söylemiyorsun hiç Dokunmuyorsun bana Sen gibi bir şimşek çakıyor Tam kalbime düşüyor yıldırımı Ben gidiyorum Özdemir ASAFÇAĞRIŞIMLARÇok küçük bir yalanı Çok büyük bir orantıda Dinlediniz mi? Çok büyük bir yalanı Çok yalın bir doğrultuda Söylediniz mi? Gecikmiş bir gizlemi, Birikmiş bir özlemi Sakladınız mı? Gelmeyecek bir gideni, Olmayacak bir nedeni Beklediniz mi? Bir gerçeği erken, Bir açlığı tokken Anladınız mı? Hep mi hep ölecekmiş gibi, Hiç mi hiç ölmeyecekmiş gibi Yaşadınız mı? Yalanı sürmeye sürmeye, Yanlışı görmeye görmeye Saklandınız mı.. Doğruluğun yönünde, Doğruların önünde Aklandınız mı.. Ortamsız bir yaşamda, Yaşamsız bir ortamda Harcandınız mı.. Uğur Can KÖŞKYalnızlık SokağıNumara beş. Çatlaklarından gözyaşı damlayan, İki küçük odası, Buz gibi havası,içimi titreten. Yaşlı bir divan, Üstünde yırtık örtüsü Hiç varolmamışçasına,kirleri kapatan. Bir masa,bir de sandalye Tek kişilik,en darından. Üstünde de küçük rakısı,bardağı İki dilim peynirle bir domates Ha! Bir de yoğurt,en ekşisinden. Yalnızlık Sokağı Numara beş. Işıkta karanlığın adresi, Kalabalıkta sessizliğin şarkısı En hüzünlüsünden. Acıların mesken tuttuğu, Kederlerin yoğrulduğu, Kapısını sadece umutsuzluğun çaldığı Yalnız ev. İçinde de, İçinde de yalnız bir yürek. Yediği hançerden akan iki damla kan En kırmızısından. Ve ölmeyen bir aşk En acısından. Yalnızlık Sokağı Numara beş... Şebnem KISAPARMAKZALİM> >Bu şiir sanadır iyi dinle... >Dinle ki, >Bana dair ne varsa >Ve ne varsa yalan yanlış yaşadığımız >Herşey ama herşey yüzleşecek bu mısralarda... > >Bugün haber aldım senden >Defalarca çarpıp nefretin kapılarını >Sokaklara vurdum kendimi. >Serseri kaldırımlar ayağıma dolaştı, >Yalanlarla soğuttum yüreğimi >Kahrettim, kan kustum ama hep sustum > >Bilir misin kaç kereler seni düşünüp de, >Gizli gizli ağladım, >Sen ki celladı olmuştun hayallerimin >Umutlarımın katili... >Ve genç bir ömrün acımasız azraili >Her gece çalıp rüyalarımın kapısını >Beni dirhem dirhem öldürdün > >Dünyayı dar edecektim sana >Önümde diz çöküp yalvaracaktın >Bensizliğin acısı oturduğunda içine >Yokluğum ilmek olup dolandığında boynuna >İpini çekecektim, olmadı yapamadım. > >Bilir misin kaç kereler seni düşünüp de, sana içtim >Şerefine değil, şerefsizliğine... >Ben seni mi sevmiştim? >Sabahlara kadar ağlayıp kuruttuğumda göz yaşlarımı >Kimse sormadı halimi, kimse acımadı. >Şarkılarla dertleştim birbaşıma... >Unuttum deyip kutladığımda sensizliği >Silmek için gözyaşlarımı aynaya her baktığımda >Gözlerimde seni buldum. >Başucuma resmini koydum, >Nasıl da acımasızdı bakışların >Nasıl da zalim, >Ben seni mi sevmiştim? > >Kırık dökük bir bahar mı kalacaktı senden geriye >Ve ihanetin hiç dinmeyen sancısı... >Seni benden çalacaklar mıydı? >Bir kuş gibi uçup gidecek miydin yüreğimden, >Bir daha dönmeyecek miydin? >Hangi kahpe kurşunla bitti bu mavi sevda? >Ağlamak neyi değiştirir ki >Herşey bitti artık herşey bitti >Sen hayallerimin celladı, >Umutlarımın katili ve zavallı bir ömrün acımasız azraili, >Beynimdeki tek kurşunla vurdum kendimi, >Gelip alabilirsin emanetini... Can DÜNDARTıkanıp Kaldığında HayatBir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde, Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını, Dağlara dönmeli yüzünü insan. Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak; Yeni insanlarla 'tanışmalı, yeni keşifler yapacak.... Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, Gerçekleştirmeyi denemeli! Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; zamanın bir nehir, Kendisinin bir sal olup da, O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı. Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler, Her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa, Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri; Küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin, bir kaç durak önce inip Servisten, otobüsten; yürümeli eve kadar, yüreğine takmalı güneş gözlüklerini; Gördüğünü hissedebilmeli! Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce, Değerli olabilmeli hayat! İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için! Başkasının yerine koyabilmeli kendini; Ağlayan birine "gül", inleyen birine "sus" dememeli! Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli! Şu adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı; Sevgisiz, soysuz kalarak! Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden, Derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine... Güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını... Karda, yağmurda; sevincine, coşkusuna; fırtınada boranda; Öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın! Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde geleceği; Bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli! Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu Olmayı beklememeli! Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı; Bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için; kaçırmamalı! Çünkü; hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için, hiç Çaresiz kalmamışsan, dermanı olamazsın dertlerin; ağlamayı bilmiyorsan, Neşesizdir kahkahaların; Merhaba dememişsen, anlamsızdır elvedaların... Ne, herkesi düşünmekten kendini, ne; kendini düşünmekten herkesi unutmamalı! Bilmeli; çok kısa olduğunu hayatın; hep vermek ya da hep almak için... Sadece, anlatacak bir şeyleri olduğunda değil, Söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli! Aklı ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere... Hafızası olmalı insanın; hiç değilse, aynı hataları, aynı bahanelerle tekrarlamaması için! Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak! Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak! Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi; Ama, kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki, hakkını verebilsin sevdiklerinin; Zaman bulabilsin; Bir teşekkür, bir elveda için... Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer; Asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten; Ama, herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de fark edebilmeli insan! Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi... Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı...! Atilla İLHANAYRILIK SEVDAYA DAHİL açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın en görkemli saatinde yıldız alacasının gizli bir yılan gibi yuvalanmış içimde keder uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları mor kıvılcımlar geçiyor dağanık yalnızlığımda onu çok arıyorum onu çok arıyorum heryerinde vücudumun ağır yanık sızıları bir yerlere yıldırım düşüyorum ayrılığımız hissettiğim an demirler eriyor hırsımdan ay ışıgına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu gecenin ırmağanıda yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş tedirgin gülümser ÇÜNKÜ AYRILMANIDA VAHŞİ BİR TADI VARDIR ÇÜNKÜ AYRILIKTA SEVDAYA DAHİL çünkü ayrılanlar hala sevgili hiç bir anı tek başına yaşayamazlar her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar gittikçe genişleyen yakılmış ot kokusu yıldızlar inanılmayacak bir irilikte yansımalar tutmuş bütün sahili ÇÜNKÜ AYRILMANINDA VAHŞİ BİR TADI VAR ÖYLE VAHŞİ BİR TAD Kİ DAYANILIR GİBİ DEĞİL ÇÜNKÜ AYRILIKTA SEVDAYA DAHİL çünkü ayrılanlar hala sevgili yalnızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık hava ağır,topark ağır,yaprak ağır su tozları yağıyor üstümüze ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ YOKSA YALNIZLIĞIMIZ MIDIR eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı karanlık çöktü denize YALNIZLIK ÇAKMAK TAŞI GİBİ SERT ELMAS GİBİ KESKİN NE YANA DÖNSEN BİR YERİN KESİLİR FENA KAN KAYBEDERSİN KAPINI BİR ÇALAN OLMADIMI HELE ELİNİ BİR TUTAN BİLEKLERİ BEMBEYAZ KUĞU BOYNU parmakları uzun ve ince sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin bu soğuk tenhalığına benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir sevgiliyle sanmıştım ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız ikimiz sanmıştım ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi tuz parça kırılsakta hala içimizde o yanardağ ağzı hala kıpkızıl gülümseyen sanki ateşten bir tebessüm zehir zemberek aşkımız Murathan MUNGANKIRILGAN
Kırılgan bir çocuğum ben
Yüreğim cam kırığı
Bütün duygulardan önce
Öğrendim ayrılığı
Saldırgan diyorlar bana
Oysa kırılganım ben
Gözyaşlarım mücevher
Saklıyorum herkesten
Ürküyorlar gözümdeki ateşten
Ürküyorlar dilimdeki zehirden
Ürküyorlar o dur durak bilmeyen
gözükara cesaretimden
Diyorlar: Bir yanı sarp bir uçurum,
Bir yanı çılgın dağ doruğu.
Oysa böyle yapmasam ben
Nasıl korurum içimdeki çocuğu?
Bir yanım çılgın nar ağacı
Bir yanım buz sarayı.
Murathan MUNGANMIRILDANDIKLARIM
CAHİT SITKI TARANCIYALNIZLIK.....
Can YÜCELO olmazsa yaşayamam Demeyeceksin işte. Çok sevmezsen, çok acımazsın. Onlar sız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. Bedirhan GÖKÇEGitAyrılığın nağmesi bu duyduğumuz, Bakışların gönlümü caydırmadan git. Ne bir hatıran kalsın ne de bir umut, Duruşların gönlümü yandırmadan git. Bütün resimlerini sök at duvardan, Sana ait ne varsa çıkart odamdan. Kitabın arasında şöyle canından, Bir gül bırakmıştın ya soldurmadan git. Hani bir şarkı vardı mazide kalan, Öyle içten acıklı,öylesi nalan. Göğsüme yaslanıp da sevince boğan, Yeşermiş tüm aşkları kurutmadan git. Nasıl güzeldi herşey hatırlasana, Nasıl gülüşürdük biz dert ortasında. Ekmek paramız yokmuş ne gam,ne tasa, Güzel hatıraları zehretmeden git. Hani mevsimlerden,hep biri bahardı, Hani gökten her cemre bize yağardı, Hani kış ortasında mevsim bahardı, Şu inanmış gönlümü,kandırmadan git. Allah aşkına bırak,öldürmeden git... { Önceki Sayfa } { Page 2 of 2 } { Sonraki Sayfa } |
HakkımdaProfilim Arşiv Arkadaşlarım Fotoğraf Albümüm LinklerTAXI SÜRGIDIKLA GÜLSÜN HERŞEYİN ÜZERİNE İSMİNİ YAZ BU KADIN NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR YARDIM ETMEYİN TAROT FALINIZA BAKIN KategorilerSon YazılarÜMİT YAŞAR OĞUZCAN - BİRGÜN ANLARSINVICTOR HUGO - AĞLAMAK İÇIN GÖZDEN YAŞ MI AKMALI? Atilla İLHAN- adım sonbahar Gassan SATAR Veysel GÜLTAŞ Arkadaşlarım sevcag86 |