AKÇAKENTLİ UGUR KILIC'IN MEKANI <><> SİTEME HOŞ GELDİNİZ

AKÇAKENT

04:35, 15/2/2008 .. 0 yorum .. Link

..........

Akçakent 1884 Yıllarında Kafkasya’dan göç eden Çerkes göçmenler tarafından kurulmuştur. İlk gelen 12 aile Akçakent’in 1 Km. Kuzey'inde bulunan Eskiyurt mevkiine yerleşmişlerdir. Yerleşilen yerin engebeli ve dere yatağı olması nedeniyle bu yer beğenilmemiş ve daha sonra gelen 70 hane ile birlikte şimdiki yerleşim yerine taşınmışlardır. Akçakent’in ilk iskânında bu yerleşim yerine “yeni şehir” anlamına gelen Şehricedit adı verilmiştir. 1909 yıllarında çevrede yaygın olan sıtma hastalığının tedavisinde, Akçakent’in suyunun ve havasının iyi geldiğine inanılarak sıtma hastalarının Akçakent’e geldiği ve şifa buldukları söylenmektedir. Bu sebeple halk arasında “Sıtma” adı yaygın olarak kullanılmaktadır.

YAKLAŞAN SEÇİMLER ÜZERİNE >>>

..........

 
 

 

....

Akçakentli hemşehrilerimizinde yönetiminde bulunduğu bir futbol takımı kurulmuştur. Akçakentli hemşehrilerimizin taraftar olmaları için form doldurmalarını rica ediyoruz.
www.fk1864.com

 

Abdullah Çalışkan

Akçakentli Hemşehrimiz Kırşehir Milletvekili

www.abdullahcaliskan.info

 

Akçakent Tarihi
Coğrafi Yapı
Akçakent Ekonomisi
Eğitim - Öğretim
Sağlık Hizmetleri
İdari Teşkilatlar
Belediyeler
Özel İdare Müdürlüğü
Genel Hizmetler
Din Hizmetleri
Nüfus Durumu
Sosyal Yardımlaşma
Hizmet Götürme Birliği
Çözüm Bekleyen Sorunlar
 
 
  Kaymakamlık
  0 (386) 312 70 01
......
  Jandarma Komutanlığı
  0 (386) 312 70 10
.......
  Belediye
  0 (386) 312 73 37
.......
  Mal Müdürlüğü
  0 (386) 312 70 76
.......
  Tarım Müdürlüğü
  0 (386) 312 70 13
.......
  Tapu Sicil Müdürlüğü
  0 (386) 312 72 80
......
  Nüfus Müdürlüğü
  0 (386) 312 70 93
......
  Sivil Savunma Müdürlüğü
  0 (386) 312 70 01
......
  Sağlık Ocağı
  0 (386) 312 70 11
......

  İDARE AMİRLERİ

  İL MECLİSİ ve PARTİLER

  MAHALLELER

  KÖYLER

......

........
........

........
........

........
........

........
........

........
........

 

........

........

........

........

........

........

........

........

........

 

 

 

 

 

 
 
 
 
Kaymakamlığımızın
Resmi Web Sitesi:
www.akcakent.gov.tr
Değerli Thamademiz
Bekir Türkay'ın Web Sitesi:
www.bekirturkay.deriz.biz
DOKTOR ATAMASI YAPILDI
İlçemizde uzun süredir doktor eksiği sorunu yaşanmaktaydı. Bu duruma el atan Sn. Milletvekilimiz Abdullah
Çalışkan doktor açığını kapatılması yönünde gerekli çalışmayı tamamlamış ve yeni doktorumuz 20 Şubat 2008 tarihi itibariyle ilçemiz sağlık ocağında görevine başlayacaktır. Son donanımlı ambulansımızınsa önümüzdeki ay ilçemiz sağlık ocağında hizmete sunulacağını öğrenmiş bulunmaktayım. Bu konuda gerekli çalışmayı yapan ve bizlere her zaman olumlu yaklaşım gösteren Milletvekilimiz Sayın Abdullah Çalışkana tüm Akçakentliler adına teşekkür eder, saygılar sunarım.
Bilgi: Ekrem Öztürk
SAAT KULESİ YAPILDI
Akçakent ilçe merkezine çağdaş yaşamın göstergesi olan bir saat kulesi yapıldı.
YENİ GÖLET
Bölgemizin en güzel mesire yerlerinden olan Eskiyurt alanına gölet oluşturuldu. Akçaken'tin gerek tarımına gerek turizmine katkı sağlayacak gölet böle halkınca memnuniytetle karşılandı.
YOLLAR YENİLENDİ
İlçemiz ana yolları belediye ekiplerince yenilendi. Geçmeli taşla döşenen yollar Akçakent'in daha da güzelleşmesini sağladı.
YENİ SAĞLIK OCAĞI YAPILDI
İlçemizde yapılmakta olan sağlık ocağı binasının yapımı bitti. Eski sağlık ocağı boşaltılarak yeni binaya taşındı. Üst katlarında 4 lojman olan yani bina ilçe halkınca beğenildi.
ORMANLARIMIZ YENİDEN YEŞERDİ
Kırşehir ve Kırıkkale bölgesinde en güzel ormanlık alana sahip Akçakent
ilçesinde ormanlara büyük zarar veren tırtıllarla mücadele başarıyla sonuçlandı. İlçe kaymakamımız Adem KELEŞ'in gösterdiği hassasiyet neticesi İl Tarım Müdürlüğü ile
yapılan ortak çalışmada ormanlar eski sağlıklı görüntüsüne kavuştu.
AKÇAKENT'TE TİCARET CANLANIYOR
Akçakent kaymakamı Adem KELEŞ'in ilçenin ticari gelişimine yönelik verdiği destek ilçe halkınca büyük sevinçle karşılandı. Bayan kuaförü, pide fırını, marangozhane ve demir doğrma atelyesi açılan Akçakent'te ticari hareketlilik yaşandı. Esnaf, ''kaymakam ve belediye başkanımız sayesinde ilçemiz ekonomik olarak daha da kalkınacaktır, her ikisini de teşekkür ediyoruz ve bu tür projelere devam etmeleriniz irca ediyoruz'' diye memnuniyetlerini dile getirdiler.
KÜLTÜR MERKEZİ İNŞAATI AKSIYOR
1992yılında ihalesi yapılan ve temeli atılan Akçakent Kültür Merkezi'nin hala bitirilememiş olması üzüntüyle karşılanmaktadır. İlçe gereksinimlerinin üstünd<>e planlanan bina için Yatılı Bölge Okulu olması konusunda çalışmalar yapılmaktadır.
AKÇAKENT ÇAMURDAN KURTULMALI
İlçenin sokakları özellikle kış aylarında yürünemez hale gelmektedir. Belediye bu konuda gerekli çalışmalara başlamıştır. Ara sokakların parke taş ve asfaltla kaplanması için planlamalar yapılmaktadır.
 



FENERBAHÇEDEN KOMİK RESİMLER

04:21, 15/2/2008 .. 0 yorum .. Link



{ Önceki Sayfa } { Page 1 of 13 } { Sonraki Sayfa }



AŞKA VE SEVGİYE DAİR HER ŞEY

04:04, 15/2/2008 .. 0 yorum .. Link

Sizde göze alabilirmiydiniz

03:40, 19/6/2006 .. 1 yorum .. Link

HÜLYA VE HAKAN iSMiNDE iKi GENÇ VARMIS,
KIZ GÜZELMi GÜZEL GENÇ YAKISIKLIMI YAKISIKLI, BU IKI GENÇ BiRBiRLERiNi
SEVMiS VE BIR FLÖRT DÖNEMINDEN SONRA EVLENMEYE KARAR VERMisLER.
IKISNININ DURUMU IYI VE ZENGIN VARLIKLI AiLELERiN ÇOCUKLARIYMISLAR
VE SONUNDA HAKAN VE AiLESi HÜLYAYI iSTEMEYE GELMisLER.
NISAN YÜZÜKLERi TAKILMIs VE EVLiLiK GÜNLERi BELiRLENMiS
BIRGÜN HAKAN HÜLYAYI ARAMIs KIZ TELEFONA BAKMIs "ASKIM NAPIYORSUN" DEMIS
KIZ YEMEK YAPTIGINI YEMEK YIYECEGINI SÖYLEMIS.
HAKAN: "ASKIM YEMEGINI YEDIKTEN SONRA SENI ALMAYA GELECEGIM BIRLIKTE
SINAMAYA GIDERIZ IKI TANE BILET ALDIM" DEMIS.
KIZ TELEFONU KAPATIP ISINE DEVAM ETMIS TAM O SIRADA TÜP PATLAMIS
BÜTÜN TÜP PARÇALARI HÜLYANIN BÜTÜN VÜCUDUNU DELIK DESIK ETMIS!!!!
HASTANEYE YOGUN BAKIMA KALDIRILMIS!!!
HAKAN KOSA KOSA HASTANEYE GITMIS AMA HÜLYA ONUNLA GÖRÜSMEK ISTEMEMIS..ÇÜNKÜ YANIKTAN ÖYLE IGRENC BIR HAL ALMISKI YÜZÜ VE VÜCUDU BAKILDIGI ZAMAN IGRENIYORMUS INSANLAR.
ANNESI HÜLYANIN YANINA GELMIS VE "KIZIM HAKAN PERISAN BIR HALDE, NEDEN ONU GÖRMEK ISTEMIYORSUN" ?DEMIS,
KIZ; "ANNE SEN BILE YÜZÜMÜN BU HALINE BAKMAYA IGRENIYORSUN....
BENI O GÜZEL HALIMLE HATIRLASIN HERSEY BITTI SÖYLE ONA SAKIN BENI ARAMASIN"  DEMIS!
ANNE KIZININ DEDIKLERINI ÇOCUGA AYNEN ILETMIS. ARTIK YAPACAK BIRSEY KALMAMIS; GÜNLERCE HASTANE KAPISI BEKLEYEN GENC ÜZÜNTÜYLE HASTANEDEN AYRILMIS, ARABASINA BINIP SÜRATLA KULLANMAYA BASLAMIS VE
TRAFIK KAZASI GEÇIREREK KÖR OLMUS.
ANNESI BIRKAC GÜN SONRA OLAYI KIZINA ANLATMIS VE ARTIK EVLENMENIZ ICIN HICBIR MANI YOK ARTIK BIRBIRINIZE DESTEK ÇIKMALISINIZ, BAK HEM ARTIK SENI ISTESENDE GÖREMEZ DEMIS... BUNUN ÜZERINE KIZ HAKANLA EVLENMIS.IKI TANE ÇOCUKLARI OLMUS VE YILLAR SONRA HÜLYA KALP KRIZINDEN
ÖLMÜS.
ÖLDÜGÜ GÜN ÇOCUKLAR ANLAMISLAR KI BABALARI KÖR DEGiL VE ASLINDA HiÇ KÖR OLMAMIS!!!!
SEVDIGINI KAYBETMEMK ICIN BUKADAR SEYI GÖZE ALMIS !!! 

 

 

 



YAğMUR MELEKLERİ

04:41, 30/5/2006 .. 0 yorum .. Link

Otobüs kalkmak üzereydi. Ikisi de son sözlerini söylüyorlardi birbirlerine... " Ne kadar uzak olursak olalim bir gün kavusacak bu eller " Sonra ayrildilar genç adam bir baska sehre gitti. Genç kadin ayni sehirde kaldi. Önceleri sik sik telefonlar ediliyor birbirlerini özlediklerini dile getiriyorlardi. sonra iki hafta, üç hafta derken aylar, yillar geçti birbirlerini ne aradilar ne de sordular. Genç kadin hala ümitliydi bu sevdadan bir gün "dönecek" diyordu kendi kendine... Eski günleri düsünüp o güzel günlerin bu kadar çabuk unutulmayacagina inaniyordu. Üzülmesine ragmen etrafina üzüntüsünü belli etmiyordu. Kendini isine vermis baska bir sey görmüyordu. Çok çalisiyor geceleri bile eve is getirerek oyalaniyordu. Bir gün yine eve is getirmesine ragmen cani dosyalari açmak istememisti. Disarida yagmur yagiyordu. Üstüne bir hirka alip disariya çikti. Yagmura aldirmadan yürümeye basladi. Yürüdü sokaklarda, hiç durmadan yürüdü... Farkinda olmadan evinin kapisina gelmisti yine... Evine girdi ve camin önünde yagmuru seyredip bir kagida bir seyler karalamaya basladi. Birden aklina her yagmur damlasini bir melegin indirdigi gelmisti. Ve o meleklere yalvararak ona sevdigini getirmelerini istemisti. Belki de hiç dönmeyecegini bile bile... Bu kadar büyük sevgi yasadiktan sonra yollar bu kadar çabuk ayirabiliyor muydu insani? Sevgileri tüketebiliyor muydu? Bütün gece bu sorulari kendisine sordu. Ama mesafeler sevmeyi engellemiyordu. Unutturamiyordu. Peki diyordu o nasil unuttu beni? Bunlari düsünürken birden telefonu çaldi. Telefonda ki sesi hemen tanidi. Bu oydu. Yilardir dönmesini bekledigi biricik askiydi. ''Kapiyi açar misin'' dedi genç adam. Genç kadin; Sasirmis bir halde telefonu elinden atip kapiya kostu. Karsisinda onu görünce dili tutuldu sanki... Saskinligi gözlerinden belli oluyordu. Genç adam; "döndüm" dedi. "Ayrilirken söz verdigimiz gibi bu elleri birlestirmeye geldim"



{ Önceki Sayfa } { Page 1 of 8 } { Sonraki Sayfa }

İLK SEVDALI MECBURİYET

03:46, 15/2/2008 .. 0 yorum .. Link


İlk sarılıştır bu
Böylesine mahcup
Böylesine coşkun
İlk bakıştır bu
Güzelliğe vurgun
Güzelliğe hasret
Bırak şaşırsın gözlerim
Erisin gül yüzünün güzelliğinde
Bırak gözlerim şaşırsın gülümsemenin büyüsünde
Şaşırma şaşkınlığıma
Bırak çocuk olsun yüreğim
Heyecanlara atsın kendini
Bırak dudaklar söylesin güzelliğini
Çok güzelsin diye haykırsın bu dil
Mahcup ilk bakışını katsın kendine bu yürek
İlktir bu
Bir sarılışın büyüsünde aşka düşmek
İlktir bu
Elele tutuşmanın heyecanında delice sevişmek
İlktir bu
Bir busenin kanatlarında uçmak haz denizine
Şaşırma şaşkınlığıma
Güzelliğe hep heyecanlanırım ben
Çoktur çocuklaşmadı bu yüreğim
Çoktur atmadı kendini bir deli düşün içine
Bırak sevdalı bir mahcubiyet olsun seninde yaşadığın
Bırak ellerin titresin biraz da
Bırak anlama nelerin yaşandığını
Bak sadece bana sevgiyle
Bak bana neşeyle
Bırak bu yürek kanatlandırsın sevda sözcüklerini
Bırak biraz da kendim için seveyim seni
Bırak bencilce olsun biraz da
Güzelliğini yudum yudum içeyim
Şaşırma şaşkınlığıma
Çölde bir seraptır yaşadığım
Bir avuç susun sen dudaklarıma
Bir busenin yüreğinde diner sussuzluğum
Şaşırma şaşkınlığıma
Bir kor zindandır geldiğim
Gözlerim ışığa uzak
Bırak biraz kamaşsın gözlerim güzelliğinden
Bir ışık halesine düşmüş olsun bakışlarım
Bırak şaşırsın gözlerim
Lal oldu dilim yıllardır yalnızlığımın içinde
Bir gökkuşağını sarar kollarım
Bırak dilim konuşsun
Bırak yaşadığı güzellikleri söylesin
Şaşırma şaşkınlığıma
Uzun zamandır sevmemişti yüreğim böylesine
Bırak tadını alsın ayışığına sarılmanın güzelliğini
Bırak yakamozlarını gözlerinin doldurayım bakışlarıma
Şaşırma şaşkınlığıma
Sevmelerin sarhoşluğudur bu
Gözlerim kapanır şimdi
Dalarım hayallerine
Bırak çocuklaşsın yüreğim
Nazlı bir ceylan yavrususun biliyorum
Su başında ürkek
Nazenin
Sevmelere nazlı bir kuş yüreğidir taşıdığın biliyorum
Ürkek
Ve kanatlanmaya hazır
Biliyorum ilk olacak bu
İlktir kanatların özgürce boşluğa atacak kendini
İlktir bir başka dünyanın rüyalarına atacaksın kendini
Şaşkınsın biliyorum
Coşkun bir şaşkınlıktır yaşadığın
Ama sen yine bırak beni
Bırak doyasıya yudumlayayım güzelliğini
Bırak doyasıya yaşayayım sevdanı



 

Veysel GÜLTAŞ

04:34, 16/4/2007 .. 0 yorum .. Link

SEN

 

Bedenimde rüzgâr şiirimsin

 

Damarımda kan ırmağımsın

 

Sevide sırılsıklam yağmurumsun

 

Bilincimde ışık güneşimsin

 

Gizlimde saklı sevdamsın

 

Tutsaklığımda ezgi türkümsün

 

Toprakta tohum sancımsın

 

Özümde can kadınımsın.



 

Muammer ERKUL

04:28, 16/4/2007 .. 0 yorum .. Link

YÜREĞİNDE YER VARMI?

 

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Hisset!
Hisset, Parmaklarına değen kağıdın içinde
Dolaşan damarlarımı...
Hisset damarlarımın, kanımın
Seni aramak için
Deliler gibi dolaşmasını...

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Dinle; duyuyor musun yüreğimin ritmini?
Gönlümde esen rüzgârları dinle...
Nefesimi tutmasam
Gözlerindeki derin ovalarda titreyen
Bütün yeşillikler kül olur,
Sazlar büyür simsiyah,
Kuruyan gözpınarlarında...

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Yazık! Mekanlar durduruyorsa seni.
Ve yazık, kendini bağladıysan maddelere...
İpsiz bir uçurtmayım ben... Ve kuyruksuz
Saçlarının çizgilerinde süzülen...
Rüzgârım sensin.
Susma ve sakın gözlerini kapatma, düşerim!
Yüreğinde yer var mı?

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Ve bir kaynak suyundan oluşan derenin
Üzerine düşen yaprak gibi;
Düşürüyor musun gülüşlerini
Ve öpüşlerini sesimin üstüne?
Akıyor musun benimle beraber,
Akıyor musun yıldızlara doğru?
Yıldızlar... Yıldızlar neden böylesine vefasız?
Neden her üşüyüşümde
Lapa lapa yağıyorlar avuçlarıma,
Neden eriyip kayboluyorlar?

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Bilmiyorum. Bilmek istemiyorum...
Ama parmaklarının ucunda şu an ne olur hisset beni...
Hisset!
Hisset, damarlarımdaki kanımın,
Seni aramak için deliler gibi dolaşmasını...
Söylemiştim değil mi?
İpsiz bir uçurtmayım ben...Ve kuyruksuz...
Saçlarının çizgilerinde süzülen...
Rüzgarım sensin.
Susma ve sakın gözlerini kapatma, düşerim.
Yüreğinde yer var mı?



 

Gassan SATAR

10:10, 15/4/2007 .. 0 yorum .. Link

KAYIP DOSTLUK

Düştük bir yalan düşün pesine
Dil yalan söyler
El yalan söyler
Ellerimizle kazdığımız yalnızlık kuyusuna atmışız yüreği
Bir gerçek dost ararız
Kaçmışız gerçek dost olmaktan bir başkasına
Kapatmışız kulaklarımızı dertlerine insanların
Bizi dinleyecek gerçek dost ararız
Duvarlar örmüşüz etrafımıza
Dikenli teller koymuşuz bir dost sesine
Kendimize küsmüşüz
Kendimize kırgın
Kendimizi dinlemez olmuşuz
Bizi dinleyecek gerçek bir dost ararız
Öldürmüşüz tabiatı
Unutmuşuz çiçekle konuşmayı
Unutmuşuz bir köpeği sevmeyi
Gömmüşüz yeşilliği beton binaların mezarlığına
Gerçek bir dost ararız
Güvenmeyi aldatılmak saymışız
İnanmayı saflığa yormuşuz
Paylaşmayı aptallıkla anlamlandırmışız
Sonra gerçek bir dost aramışız
Yenik düşmüş sevgi
Yenik düşmüş dostluk
Kendi yaratımımız olmuş yalnızlık
Kendimizi kendi ellerimizle atmışız bir derin kuyuya
Sonra gerçek bir dost aramışız
Bir uçan balonun içine atmışız dostluğu
Yükseldikçe göklere
Uzaklaştıkça bizden
Ah çekmişiz arkasından
Atmışız yüreğimizden dostluğu
Ahlarla vahlarla gerçek bir dost ararız.




Gassan SATAR

07:46, 10/4/2007 .. 0 yorum .. Link

Zamana İnat Sevda

Zaman bizim oyuncagimızdır
Gunler buyumeyen ciragimiz
Seneler viz gelir bize
Biz sevdanin savascilari
Asirlardan dem almis ickimiz
Hic bir seye gec kalmadik
Zamanlar gerimizde kaldi sadece
Yagmur yagardi eskiden
Dalardik sevdaya
Islanmaktan korkmazdik
Belki islanmak icin duslerdik yagmuru
Degismedi hic bir sey
Zaman dedigin tek disi kalmis canavar
Degisirken kendisi
Degistiremiyor sevdanin adini
Kaybettigimizi sandigimiz anda
Umut yeserirdi icimizde
Anlardik ki zamana odunc vermisiz sevdayi
Zamanin koynunda buyusun hasretimiz
Daha buyuk bir hasretten
Daha buyuk sevdalar yesersin diye
Dun gunes sevdamiz icin dogardi
Yine sevdalara doguyor
Karanlik sandigimiz sevdasizligin diger adi
Gunesi goremedigimiz anlar
Donerdik yureklerimizin derinine
Korkunun prangasinda bulurduk gunesi
Vurarak sevdanin kilicini ustune
Kirardik zincirin halkalarini
Hurriyetin kollarinda yukselirdi
Once yureklerimizden dogardi gunes
Sonra aydinlanirdi dunya
Sonra aydinlanirdi evren
Sonra aydinlanirdi tanri...



Gassan SATAR

12:36, 10/4/2007 .. 0 yorum .. Link

Sen düşüyorsun aklıma

Gece usulca girmiş odama
Aslında sana yazmak aklımda yok
Cama iki damla vurdu
Uzaklarda gök gürledi
Düşüncelerime yağmur düştü
Aklıma sen geldin
Nasıl yağmur yağıyor şaşarsın
Bardaktan boşanırcasına
Geceyi hep yağmurlu sevmişimdir
Yağmurun sesinde sevişmeleri de öyle
Yağmurla seni andım dedim ya
Aslında her bahanede sana koşuyor düşüncelerim
Bir yıldız kaymasın
Güneş doğmasın nazlı
Sen aklıma düşüyorsun
Ne bileyim
Bir çiçek görsem
Ya da bir çocuk gülümsemesi
Nazlı hayalin düşüyor yüreğime
Sesini duymak için yarattığım bahanelere benziyor
Yazarken ara sıra duraklıyorum
Nerde kaldığımı unutuyorum
Sana dalıyorum
Garip bir şey bu
Seni yazarken sana dalmak
Sanki senden başka bir sen daha var
Bir yanda yaşadığım kadınım
Bir yanda da
Yalnızlığımda büyüttüğüm sen
Hayallerime seni koyuyorum
Hayallerde daha güzel sevgililer yaratılır
Bir sana bir şey ekleyemiyorum
Senden güzel bir başka sen yok
Yağmur yağmaya devam ediyor
Bende senli aşklar üretiyorum hala
Seninle gece daha güzel
Daha aydınlık
Gece gülümsüyor sanki
Bin yıldızla gece
Bin gülümsemeye açmış gibi
Uykuya dalmanın tam zamanıdır
Taze bir çiçek gibi açtın düşlerimde
Seni düşlerime taşımanın zamanıdır
İyi uykular kadınım
İyi uykular bebeğim
Ben sana gidiyorum



Mehmet GÖDEN

01:21, 9/4/2007 .. 0 yorum .. Link

GİDİŞİN

 

Hangi gündü adını unuttum ayrılığın,
Gözlerimi kuruttum,
Yüreğimi parça parça ateşlere attığından beri,
Kendi kendimi avuttum,
Hangi ay ?Tarih kaçtı?
Aklımda kalmadı,beni ellere bırakıpta gidişin,

Andıkça yürekte sızıdır ismin,
Uykuda; rüyamda yüzün,
Anlamı kalmasada bütün bunların ,
İnanmazsan,bak şakaklarımda saklı hala,
Terkedilmiş bebek gibi beni ;bırakıpta gidişin,

Üzerinden yıllar geçti ,
Ha kış ha yaz ne farkederki,
Ruhumun derinliğine vurdu acısı,
Yıllar içime kurdu tik tak eden saati,
Kıyısına dalga vurmaz,ne limanında gemi,
Ve....Ben kıyısında ağlarken,
Gözyaşından oluşan denizin



 

Can DÜNDAR

10:03, 8/4/2007 .. 0 yorum .. Link

BAHAR GELME ÜSTÜME!


Bahar, yalvarırım çek git işine!..
Salma üstüme çiçeklerini,
...aklımı çelme!..
Her sabah çimenlerin çiyden ürpererek
uyanıyor bahçemde;sonra güneşle oynaşıp
tütsülenmiş gibi buğulanıyor.
Ne zaman sokağa çıksam badem ağaçları
salkım saçak çiçek...
Kavaklar kıpır kıpır, ıslık ıslığa meltem...
Kırda dayanılmaz bir kekik kokusu,
toprakta türlü çeşit börtü böcek...
Yapma bunu bana bahar,
Böyle üstüme gelme...!
* * *
Zaten damarlarıma zor zaptediyorum kanımı...
Çoktan cemreler düşmüş beynime, yüreğime...
Kalbimin buzları erimiş.
Göğüs kafesimde ne idüğü belirsiz bir kıpırtıyla
geziyorum nicedir...
Bir de sen çıldırtma beni...
Krizdeyim ben... tembelliğin sırası değil, uyamam sana...
Al git serçelerini sabahlarımdan, çağlalarına,
kokularına hakim ol.
Meltemlerine söyle, deli gibi ıslık çalıp sokağa
çağırmasınlar beni...
Bulutların üşüşmesin başıma...
Girme kanıma benim...
...yoldan çıkarma...!
* * *
Sen ki en cilvelisisin mevsimlerin,
afrodizyakların en etkilisi,
Sevdanın suç ortağısın.
Kıyma bana...!
Biliyorum çünkü, yine kandırıp yeşillendireceksin aşka;
gövdemi azdırıp sonra birden çekip gideceksin.
Tam kanım kaynamışken sana, toplayıp allarını morlarını,
beni bir kuraklığın ortasında terk edeceksin...
O iple çektiğim ışığın, dayanılmaz olacak o zaman...
Ne o delişmen sabahları kalacak, ne günaha çağıran
çapkın eteklerin uçuştuğu günbatımları...
Tembel kuşların şakımaktan bitap, ebruli çiçeklerin
kokmaktan...
Buselerin nemi kuruyacak çöl rüzgarlarında...
Yeşerttiğin çiçekler, yürekler solacak;
damar damar çatlayacak ruhumuz...
Hayat, bir ezik otlar diyarına dönüşecek yeniden,
yüreğim viraneye...
Her bahar sarhoşluğu gibi, geçecek bu sonuncusu da...
Ebedi bahar, bir başka bahara kalacak.
* * *
İyisi mi, hiç azdırma ruhumu bahar...
İŞ açma başıma...
Git işine!
Yoldan çıkarma beni





 

Serkan ÇAGIN

10:42, 6/4/2007 .. 0 yorum .. Link

AYRILIK

 

Ayrılık zor be gülüm

Her insan hata yapar

Hata biz insanlara mahsustur

Affet bir tanem affet

Ve ne olursun dön

Bu acıya bu yürek dayanmaz

DAYANAMAZ



 

ÇİÇEKLE SUYUN HİKAYESİ

11:10, 5/4/2007 .. 0 yorum .. Link

 


Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.

İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder
birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.

Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan
içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su'ya aşık olmuştur.

İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar,
"Sırf senin hatırın için ey su" diye...

Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı
birşeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki,
çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur.

Günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba
"Su beni seviyor mu?" diye düşünmeye başlar.

Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... Halbuki çiçek,
alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.

Çiçek, suya "Seni seviyorum der. Su, "Ben de seni
seviyorum" der. Aradan zaman geçer ve çiçek
yine "Seni seviyorum" der.
Su, yine "Ben de" der.
Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler...

Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz
etrafa ve son kez suya "Seni seviyorum." der.

Su da ona "Söyledim ya ben de seni seviyorum." der
ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek
artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin.
Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler
çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine...

Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla
başını döndürerek çiçek, suya der ki; "Seni ben,
gerçekten seviyorum." Çok hüzünlenir su bu durum
karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır
nedir sorun diye...Doktor gelir ve muayene eder
çiçeği. Sonra şöyle der doktor: "Hastanın durumu
ümitsiz artık elimizden birşey gelmez."

Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık
nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir
bakar suya ve der ki: "Çiçeğin bir hastalığı yok dostum...
Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için" der.

Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece
"Seni seviyorum" demek yetmemektedir...



 

Celal KABADAYI

12:54, 5/4/2007 .. 0 yorum .. Link

Sevgiler ayrılıklarla büyür

sevgiler ayrılıklarla büyür
dayanmak zordur yaşamak ağır
tarih yine yalnızlıklarla yazılır

bir şiirdir ayrılık, kanatır dizeleri
bir güldür büyür yaprak yaprak
saplanır derinlere, sızlatır dikenleri
hem kahrolur hem katlanır yürek

gözlerde ince bir hüzün perdesi
insan hep ayrılmaklı bakar
başka kollarda uyusa da sevilen
seven hep o eski uykulara dalar

saf bir aşk kalır anılardan
artan acılarla azalmadan
sevgiler ayrılıklarla büyür


Özdemir ASAF

11:52, 1/4/2007 .. 0 yorum .. Link

LAVİNİA
Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun, ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.

Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim
İncinirsin.

Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme, Lavinia
Adını gizleyeceğim.
Sen de bilme, Lavinia.



 

Atilla İLHAN

11:20, 1/4/2007 .. 0 yorum .. Link

AYRILIK SEVDAYA DAHİL

 

Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın

En görkemli saatinde yıldız alacasının

Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader

Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın

Rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları

Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan

Onu çok arıyorum onu çok arıyorum

Heryerimde vücudumun ağır yanık sızıları

Bir yerlere yıldırım düşüyorum

Ayrılığımızı hisettiğim an demirler eriyor hırsımdan

Ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu

Gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş

Tedirgin gülümser

Çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili

Hiç bir anı tek başına yaşayamazlar

Her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili

Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar

Gittikçe genişliyen yakılmış ot kokusu

Yıldızlar inanılmıyacak bir irilikte

Yansımalar tutmuş bütün sahili

Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var

Öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil

Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil

Çünkü ayrılanlar hala sevgili

Yanlızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık

Hava ağır toprak ağır yaprak ağır

Su tozları yağıyor üstümüze

Özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır

Eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı

Karanlık çöktü denize

Yanlızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin

Ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin

Kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan

Bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince

Sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice

Yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak

Bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına

Benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir sevgiliyle

Sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız

İkimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız

Hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi

Tuz parça kırılsak da hala içimizde o yanardağ ağzı

Hala kıpkızıl gülümseyen sanki ateşten bir tebessüm zehir zemberek AŞKIMIZ



 

Ümit Yaşar OĞUZCAN

11:06, 1/4/2007 .. 0 yorum .. Link

BİR GÜN ANLARSIN


Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez.
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya,
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar ne yastık.
Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık.
Onun unutamadığın hayali,
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine.
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu.
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin.
Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için,
Vurursun başını soğuk taş duvarlara.
Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın.
Duyarsın,
Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin.
Niçin yaratıldığını.
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini.
Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini.
Boşuna geçip giden günlerine yanarsın.
Dolar gözlerin, için burkulur.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların.
Sevilen gözlerin erişilmezliğini.
O hiç beklenmeyen saat geldi mi?
Düşer saçların önüne, ama bembeyaz.
Uzanır, gökyüzüne ellerin.
Ama çaresiz,
Ama yorgun,
Ama bitkin.
Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın.
Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın hayal kurmayı;
Beklemeyi, ümit etmeyi.
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi.
Lanet edersin yaşadığına...
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.
O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden.
Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.



 

Can YÜCEL

11:02, 1/4/2007 .. 0 yorum .. Link

HERŞEY SENDE GÜZEL


Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..

Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...



Necati CUMALI

10:57, 29/3/2007 .. 0 yorum .. Link

AŞK YAŞAYANLAR İÇİNDİR

Ağladığını istemem ben ölürsem.
Beni en sevdiğin halimle hatırla.
Uzak bir yerde çalıştığımı düşün.
Hayatta olduğuma inan
Bir gün gelir kendiliğinden
Geçer bütün üzüntün
Her yeni gelen günü
Yeni bir ümitle beklemeli
Her yeni gün yeni havalarla gelir
Gece, yağan yağmurla uyursun
Sabah, birde bakarsın odan güneşli.
Her gelen vapur, tren
Yeni insanlarla gelir...
Ben esmerdim güzelim
Bu sefer bir sarışını seversin
Aşk yaşayanlar içindir...



 

NELLS

10:44, 29/3/2007 .. 0 yorum .. Link

Hoşçakal aşkım

Yolun gülle,

Yüreğin sevgiyle dolsun..!

Bak...

Nerelerden nerelere geldik...

Şimdi biz bittik...

Bir de başlangıcımız vardı

Sonunda bol gözyaşı döktüğümüz.

Sor yağmurları kendine

Kışları da sor.

Baharları bana bırak

Senden tek yadigar olarak.

Adı belli, sonu belli idik.

Soğuk bir mart akşamı idi

Beni son kez öpüp gidişin.

O an sadece yanımdan

Karanlığa karışmıştı yansıman.

Şimdi

Yüreğimden git diyorsun

Olur birtanem giderim .

Yollar böyle uzun

Aşk’lar böylesine vurgunken

Giderim, son kez gözlerine bakamadan

Giderim, son kez sarılamadan

Uykusuz sabahlayarak.

Pişman değilim

Sevdim seni.

Delice sevildim.

Hayat seni yaşamamı istedi

Yaşadım..

Ama keşke

Yüreğinden giderken

Ölüm beklemese başucumda.

Yine de

Yolun gülle,

Yüreğin sevgiyle dolsun..!

Sana en kötü sözüm bu olsun..!



 

Yazarı Bilinmiyor

11:02, 28/3/2007 .. 0 yorum .. Link

ZENGİNLİK,BAŞARI VE SEVGİ


Alışverişe gitmek üzere evden çıkan bir kadın, kapısının
karşısındaki kaldırımda oturan bembeyaz sakallı üç yaşlıyı
görünce önce duraksadı, sonra onları, tüm içtenliğiyle evine
davet etti; "Burada böyle oturduğunuza göre, üçünüz de
kesinlikle acıkmış olmalısınız" dedi. "Lütfen içeri gelin,
size yiyecek birşeyler hazırlayayım."

Üç yaşlıdan biri, kadına, eşinin evde olup olmadığını sordu.
Kadın, eşinin biraz önce çıktığını, şu anda evde olmadığını
söyledi. Yaşlı adam, başını iki yana salladı; "Eşiniz evde
değilse, biz de davetinizi kabul edemeyiz" dedi.

Akşam eşi geldiğinde, kadın karşı kaldırımdaki yaşlı
adamlarla arasında geçen konuşmayı anlattı. "Senin evde
olmadığını öğrenince, içeri girmek istemediler" dedi.
Yaşlı adamların bu davranışlarını öğrenince, kadının
eşi üzüldü. "Bir bakıversene dışarı" dedi. "Hâlâ
oradalarsa, şimdi davet edebilirsin eve."

Kadın kapıyı açar açmaz, karşı kaldırımdaki beyaz
sakallı üç yaşlıyla yeniden karşılaştı. "Eşim geldi,
şimdi evde" dedi ve onlara davetini yineledi; "Yemeğimizi
birlikte yemek için sizi şimdi davet edebilir miyim evimize?"

Kadının davetine yaşlılardan biri yanıt verdi; "Biz
hiçbir eve üçümüz birlikte gitmeyiz" dedi ve kısa bir
duraksamadan sonra, bir açıklama yaptı; "Sağ
yanımdaki arkadaşımın adı: Zenginliktir. Bu yanımda
oturan arkadaşımın adı: Başarı, benim adım ise Sevgidir.

Kendini ve arkadaşlarını tanıttıktan sonra Sevgi,
kadına ilginç bir öneride bulundu: "Şimdi evinize gidin
ve eşinizle başbaşa verip, bir karara varın" dedi.
"İçimizden sadece birimizi davet edebilirsiniz evinize.
Hangimizi davet etmek istediğinize karar verin,
sonra gelin, kararınızı bize bildirin."

Kadın, Sevginin önerisini eşine anlattığında, adam
sevinçten göklere fırladı. "Aman ne güzel, ne güzel" dedi.
"Hangisini davet edeceğimizi bize bıraktıklarına göre,
biz de içlerinden Zenginliği davet ederiz ve
evimiz de bir anda zenginliğe kavuşmuş olur."

Eşinin kararı, kadının hiç de hoşuna gitmedi.
"Başarıyı davet etsek, daha mantıklı bir karar vermiş
olmaz mıyız, kocacığım?" dedi.

Kayınvalidesiyle, kayınpederinin bu konuşmasına,
içerideki odada bulunan gelinleri de kulak misafiri
olmuştu. Koşarak içeri girdi ve o da kendi önerisini söyledi.
"En doğru karar, Sevgiyi davet etmek değil midir?" dedi. "Düşünsenize, evimiz bir anda sevgiye kavuşacak."

Gelinin bu önerisi, kayınpederin de, kayınvalidenin de
çok hoşlarına gitti. "Tamam, en doğru karar bu olacak"
dediler. Sevgiyi davet edelim..."

Kadın kapıyı açtı ve üç yaşlıya birden sordu; "İçinizde hanginiz
Sevgi? Onu davet etmeye karar verdik. Lütfen buyursun..."

Sevgi ayağa kalktı, eve doğru yürümeye başladı.
Arkadaşları da ayağa kalktılar ve Sevginin arkasından,
onlar da eve doğru yürümeye başladılar. Kadın, büyük bir
şaşkınlık ve heyecan içinde, Zenginlikle Başarıya sordu:
"Siz niçin geliyorsunuz? Ben yalnız Sevgiyi davet etmiştim."

Kadının bu sorusuna, üç yaşlı birlikte yanıt verdiler:
"Eğer içimizden yalnız Zenginliği ya da Başarıyı
davet etmiş olsaydınız, davet edilmeyen ikimiz dışarıda
bekleyecektik. Fakat siz Sevgiyi davet ettiniz. Bu durumda
üçümüz birden gelmek zorundayız evinize."

Ve kadının "Niçin?" diye sormasını beklemeden,
Zenginlik ve Başarı sözlerini şöyle sürdürdüler:
"Çünkü Sevginin olduğu her yerde, biz Zenginlik
ve Başarı da her zaman, onun yanında oluruz.


 



Can DÜNDAR

10:51, 28/3/2007 .. 0 yorum .. Link

HAYAT ;

-AŞIK OLMAK.
-İLK ÖPÜŞME.
-YÜZ KASLARINIZ AĞRIYANA DEK GÜLMEK.
-SICAK BiR DUŞ.
-ÖZEL BiR BAKIŞ.
-MAiL ALMAK.
-MANZARALI BiR YOLDA ARABA KULLANMAK.
RADYODA EN SEVDiĞiNiZ KiŞiNiN ŞARKISININ ÇALMASI..
-YATAĞINIZA UZANIP YAĞMURUN SESiNi DiNLEMEK.
-YENİ ÇIKMIS SICAK BiR HAVLU..
-SATIN ALMAK iSTEDiĞiNiZ KAZAGIN %50 iNDiRiME GiRDiĞiNi GÖRMEK.
-UZAKTAKi BiR ARKADAŞINIZLA TELEFONDA KONUSMAK.
-KÖPÜK BANYOSU.
-KIKIR KIKIR GÜLMEK.
-GÜZEL BiR SOHBET.
-KUMSAL.
-GECEN KIŞ GiYDiĞiNiZ MONTUN
CEBiNDEN ON MiLYON ÇIKMASI.
-KENDiNiZE GÜLMEK.
-GECE YARISI SAATLERCE TELEFONDA KONUŞMAK.
-SU FISKiYELERiNiN ARASINDA KOŞMAK.
-DURUP DURURKEN GÜLMEK.
-YANINIZDA SiZE GÜZEL OLDUĞUNUZU SÖYLEYEN BiRiNiN
OLMASI. -iLK AŞK.
-HAKKINIZDA GÜZEL SÖZLER
SÖYLENDiĞiNE KULAK MiSAFiRi
OLMAK.
-UYANIP DAHA UYUYACAK BiRKAÇ SAATiNiZ OLDUĞUNU FARKETMEK.

-YENi ARKADAŞLAR EDiNMEK.
-ESKi ARKADAŞLARINIZLA ZAMAN GEÇiRMEK.
-YAVRU BiR KÖPEKLE OYNAMAK.
-ODA ARKADAŞINIZLA GECE YARISI SOHBETLERi.
-GÜZEL DÜŞLER.
-ARKADAŞLARINIZLA ARABA YOLCULUĞU YAPMAK.
-SEVGiLiNiZLE YORGANA SARILIP iYi BiR FiLM SEYRETMEK.
-ÇOK GÜZEL BiR KONSERE GiTMEK.
-ÇEKiCi BiR YABANCIYLA BAKIŞMAK.
-ÇiKOLATALI KURABiYE YAPMAK.
-SEVDiĞiN iNSANA SIKICA SARILMAK.
-iSTEDiĞi ARMAĞANI AÇAN KiŞiNiN YÜZÜNDEKi iFADEYi
GÖRMEK.
-GÜNEŞiN DOĞUŞUNU SEYRETMEK...

VE BIR SÖZ;

ALDIĞIN HER NEFESİ FIRSAT BİL, OT DEĞİLSİN YENİDEN
BİTMEZSİN..."
CAN DÜNDAR.



 

CAHİT SITKI TARANCI

05:53, 26/3/2007 .. 0 yorum .. Link

YALNIZLIK MACERASI

 

Öyle yalnız kaldım ki hayatımda

Kimi gün öldüm kimi gün ilah oldum

Çok zaman annemin dizlerine hasret

Koydum başımı kendi dizlerime

Doya doya ağladım

Paylaşırsa dost paylaşırmış

İnsanın derdini sevincini

Dost ümidiyle ortalığa düşmeye gör

Hangi kapıyı çalsan kimseler yok

Hangi omuza dokunsam yabancı çıkar

Aşık mı olmadım taparcasına

Bir Mecnun geçti o çöllerden bir de ben

Diz mi çektirmedim alemde Kerem gibi

Ferhat gibi gürz mü sallamadım dağlara

Ne Leyla yar oldu bana ne Aslı ne Şirin

O gün bugün sırtımı kendim sıvazlıyorum

Sabahları sokağa çıkmadan evvel

Cesaret şairim, cesaret

Kendi saçlarımı okşuyorum geceleri

Sevgilimin saçları niyetine.



{ Önceki Sayfa } { Page 1 of 2 } { Sonraki Sayfa }



9-8-7-6-5-4-3-2-1-0

03:40, 15/2/2008 .. 0 yorum .. Link


...Eger "9" canli olsaydin bile
...En fazla "8" kez kaçabilirdin ölümden
...Bilki "7" divele sultan olsan dahi
...Yerin "6" mekan olacak sana
...En fazla "5" metre kumas götürebileceksin
...Kapatacaksin "4" açsanda gözünü
...Bu dünya "3" günlük dünya
...Azrailin yaninda "2" kat olup yalvarsanda nafile
...Elbet "1" gün öleceksin
...Iste o gün hersey 0'dan baslicak