7/5/2008 - ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN - BİRGÜN ANLARSIN
Posted by kuzey01
Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez. Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya, Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında Ne çarşaf halden anlar ne yastık. Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık. Onun unutamadığın hayali, Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine. Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu. Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin. Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için, Vurursun başını soğuk taş duvarlara. Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın. Duyarsın, Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin. Niçin yaratıldığını. Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini. Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini. Boşuna geçip giden günlerine yanarsın. Dolar gözlerin, için burkulur. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların. Sevilen gözlerin erişilmezliğini. O hiç beklenmeyen saat geldi mi? Düşer saçların önüne, ama bembeyaz. Uzanır, gökyüzüne ellerin. Ama çaresiz, Ama yorgun, Ama bitkin. Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın. Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
Bir gün anlarsın hayal kurmayı; Beklemeyi, ümit etmeyi. Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi. Lanet edersin yaşadığına... Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın. O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden. Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.
|
|
Comments (0) :: Post A Comment! :: Kalıcı Link
|
7/5/2008 - VICTOR HUGO - AĞLAMAK İÇIN GÖZDEN YAŞ MI AKMALI?
Posted by kuzey01
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı? Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı? Sevmek için güzele mi bakmalı? Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır? Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı? Hırsızlık; para, malmı çalmaktır? Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı? Solması için gülü dalından mı koparmalı? Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı? Öldürmek için silah, hançer mı olmalı? Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
|
|
Comments (0) :: Post A Comment! :: Kalıcı Link
|
7/5/2008 - Atilla İLHAN- adım sonbahar
Posted by kuzey01
nasıl iş bu her yanına çiçek yağmış erik ağacının ışık içinde yüzüyor neresinden baksan gözlerin kamaşır
oysa ben akşam olmuşum yapraklarım dökülüyor usul usul adım sonbahar
|
|
Comments (0) :: Post A Comment! :: Kalıcı Link
|
25/4/2007 - Gassan SATAR
Posted by kuzey01
İLK SEVDALI MECBURİYET
İlk sarılıştır bu Böylesine mahcup Böylesine coşkun İlk bakıştır bu Güzelliğe vurgun Güzelliğe hasret Bırak şaşırsın gözlerim Erisin gül yüzünün güzelliğinde Bırak gözlerim şaşırsın gülümsemenin büyüsünde Şaşırma şaşkınlığıma Bırak çocuk olsun yüreğim Heyecanlara atsın kendini Bırak dudaklar söylesin güzelliğini Çok güzelsin diye haykırsın bu dil Mahcup ilk bakışını katsın kendine bu yürek İlktir bu Bir sarılışın büyüsünde aşka düşmek İlktir bu Elele tutuşmanın heyecanında delice sevişmek İlktir bu Bir busenin kanatlarında uçmak haz denizine Şaşırma şaşkınlığıma Güzelliğe hep heyecanlanırım ben Çoktur çocuklaşmadı bu yüreğim Çoktur atmadı kendini bir deli düşün içine Bırak sevdalı bir mahcubiyet olsun seninde yaşadığın Bırak ellerin titresin biraz da Bırak anlama nelerin yaşandığını Bak sadece bana sevgiyle Bak bana neşeyle Bırak bu yürek kanatlandırsın sevda sözcüklerini Bırak biraz da kendim için seveyim seni Bırak bencilce olsun biraz da Güzelliğini yudum yudum içeyim Şaşırma şaşkınlığıma Çölde bir seraptır yaşadığım Bir avuç susun sen dudaklarıma Bir busenin yüreğinde diner sussuzluğum Şaşırma şaşkınlığıma Bir kor zindandır geldiğim Gözlerim ışığa uzak Bırak biraz kamaşsın gözlerim güzelliğinden Bir ışık halesine düşmüş olsun bakışlarım Bırak şaşırsın gözlerim Lal oldu dilim yıllardır yalnızlığımın içinde Bir gökkuşağını sarar kollarım Bırak dilim konuşsun Bırak yaşadığı güzellikleri söylesin Şaşırma şaşkınlığıma Uzun zamandır sevmemişti yüreğim böylesine Bırak tadını alsın ayışığına sarılmanın güzelliğini Bırak yakamozlarını gözlerinin doldurayım bakışlarıma Şaşırma şaşkınlığıma Sevmelerin sarhoşluğudur bu Gözlerim kapanır şimdi Dalarım hayallerine Bırak çocuklaşsın yüreğim Nazlı bir ceylan yavrususun biliyorum Su başında ürkek Nazenin Sevmelere nazlı bir kuş yüreğidir taşıdığın biliyorum Ürkek Ve kanatlanmaya hazır Biliyorum ilk olacak bu İlktir kanatların özgürce boşluğa atacak kendini İlktir bir başka dünyanın rüyalarına atacaksın kendini Şaşkınsın biliyorum Coşkun bir şaşkınlıktır yaşadığın Ama sen yine bırak beni Bırak doyasıya yudumlayayım güzelliğini Bırak doyasıya yaşayayım sevdanı
|
|
Comments (0) :: Post A Comment! :: Kalıcı Link
|
16/4/2007 - Veysel GÜLTAŞ
Posted by kuzey01
SEN
Bedenimde rüzgâr şiirimsin
Damarımda kan ırmağımsın
Sevide sırılsıklam yağmurumsun
Bilincimde ışık güneşimsin
Gizlimde saklı sevdamsın
Tutsaklığımda ezgi türkümsün
Toprakta tohum sancımsın
Özümde can kadınımsın.
|
|
Comments (0) :: Post A Comment! :: Kalıcı Link
|
16/4/2007 - Muammer ERKUL
Posted by kuzey01
YÜREĞİNDE YER VARMI?
Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni? Hisset! Hisset, Parmaklarına değen kağıdın içinde Dolaşan damarlarımı... Hisset damarlarımın, kanımın Seni aramak için Deliler gibi dolaşmasını...
Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni? Dinle; duyuyor musun yüreğimin ritmini? Gönlümde esen rüzgârları dinle... Nefesimi tutmasam Gözlerindeki derin ovalarda titreyen Bütün yeşillikler kül olur, Sazlar büyür simsiyah, Kuruyan gözpınarlarında...
Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni? Yazık! Mekanlar durduruyorsa seni. Ve yazık, kendini bağladıysan maddelere... İpsiz bir uçurtmayım ben... Ve kuyruksuz Saçlarının çizgilerinde süzülen... Rüzgârım sensin. Susma ve sakın gözlerini kapatma, düşerim! Yüreğinde yer var mı?
Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni? Ve bir kaynak suyundan oluşan derenin Üzerine düşen yaprak gibi; Düşürüyor musun gülüşlerini Ve öpüşlerini sesimin üstüne? Akıyor musun benimle beraber, Akıyor musun yıldızlara doğru? Yıldızlar... Yıldızlar neden böylesine vefasız? Neden her üşüyüşümde Lapa lapa yağıyorlar avuçlarıma, Neden eriyip kayboluyorlar?
Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni? Bilmiyorum. Bilmek istemiyorum... Ama parmaklarının ucunda şu an ne olur hisset beni... Hisset! Hisset, damarlarımdaki kanımın, Seni aramak için deliler gibi dolaşmasını... Söylemiştim değil mi? İpsiz bir uçurtmayım ben...Ve kuyruksuz... Saçlarının çizgilerinde süzülen... Rüzgarım sensin. Susma ve sakın gözlerini kapatma, düşerim. Yüreğinde yer var mı?
|
|
Comments (0) :: Post A Comment! :: Kalıcı Link
|
16/4/2007 - Gassan SATAR
Posted by kuzey01
KAYIP DOSTLUK
Düştük bir yalan düşün pesine Dil yalan söyler El yalan söyler Ellerimizle kazdığımız yalnızlık kuyusuna atmışız yüreği Bir gerçek dost ararız Kaçmışız gerçek dost olmaktan bir başkasına Kapatmışız kulaklarımızı dertlerine insanların Bizi dinleyecek gerçek dost ararız Duvarlar örmüşüz etrafımıza Dikenli teller koymuşuz bir dost sesine Kendimize küsmüşüz Kendimize kırgın Kendimizi dinlemez olmuşuz Bizi dinleyecek gerçek bir dost ararız Öldürmüşüz tabiatı Unutmuşuz çiçekle konuşmayı Unutmuşuz bir köpeği sevmeyi Gömmüşüz yeşilliği beton binaların mezarlığına Gerçek bir dost ararız Güvenmeyi aldatılmak saymışız İnanmayı saflığa yormuşuz Paylaşmayı aptallıkla anlamlandırmışız Sonra gerçek bir dost aramışız Yenik düşmüş sevgi Yenik düşmüş dostluk Kendi yaratımımız olmuş yalnızlık Kendimizi kendi ellerimizle atmışız bir derin kuyuya Sonra gerçek bir dost aramışız Bir uçan balonun içine atmışız dostluğu Yükseldikçe göklere Uzaklaştıkça bizden Ah çekmişiz arkasından Atmışız yüreğimizden dostluğu Ahlarla vahlarla gerçek bir dost ararız.
|
|
Comments (0) :: Post A Comment! :: Kalıcı Link
|
10/4/2007 - Gassan SATAR
Posted by kuzey01
Zamana İnat Sevda
Zaman bizim oyuncagimızdır Gunler buyumeyen ciragimiz Seneler viz gelir bize Biz sevdanin savascilari Asirlardan dem almis ickimiz Hic bir seye gec kalmadik Zamanlar gerimizde kaldi sadece Yagmur yagardi eskiden Dalardik sevdaya Islanmaktan korkmazdik Belki islanmak icin duslerdik yagmuru Degismedi hic bir sey Zaman dedigin tek disi kalmis canavar Degisirken kendisi Degistiremiyor sevdanin adini Kaybettigimizi sandigimiz anda Umut yeserirdi icimizde Anlardik ki zamana odunc vermisiz sevdayi Zamanin koynunda buyusun hasretimiz Daha buyuk bir hasretten Daha buyuk sevdalar yesersin diye Dun gunes sevdamiz icin dogardi Yine sevdalara doguyor Karanlik sandigimiz sevdasizligin diger adi Gunesi goremedigimiz anlar Donerdik yureklerimizin derinine Korkunun prangasinda bulurduk gunesi Vurarak sevdanin kilicini ustune Kirardik zincirin halkalarini Hurriyetin kollarinda yukselirdi Once yureklerimizden dogardi gunes Sonra aydinlanirdi dunya Sonra aydinlanirdi evren Sonra aydinlanirdi tanri...
|
|
Comments (0) :: Post A Comment! :: Kalıcı Link
|
10/4/2007 - Gassan SATAR
Posted by kuzey01
Sen düşüyorsun aklıma
Gece usulca girmiş odama Aslında sana yazmak aklımda yok Cama iki damla vurdu Uzaklarda gök gürledi Düşüncelerime yağmur düştü Aklıma sen geldin Nasıl yağmur yağıyor şaşarsın Bardaktan boşanırcasına Geceyi hep yağmurlu sevmişimdir Yağmurun sesinde sevişmeleri de öyle Yağmurla seni andım dedim ya Aslında her bahanede sana koşuyor düşüncelerim Bir yıldız kaymasın Güneş doğmasın nazlı Sen aklıma düşüyorsun Ne bileyim Bir çiçek görsem Ya da bir çocuk gülümsemesi Nazlı hayalin düşüyor yüreğime Sesini duymak için yarattığım bahanelere benziyor Yazarken ara sıra duraklıyorum Nerde kaldığımı unutuyorum Sana dalıyorum Garip bir şey bu Seni yazarken sana dalmak Sanki senden başka bir sen daha var Bir yanda yaşadığım kadınım Bir yanda da Yalnızlığımda büyüttüğüm sen Hayallerime seni koyuyorum Hayallerde daha güzel sevgililer yaratılır Bir sana bir şey ekleyemiyorum Senden güzel bir başka sen yok Yağmur yağmaya devam ediyor Bende senli aşklar üretiyorum hala Seninle gece daha güzel Daha aydınlık Gece gülümsüyor sanki Bin yıldızla gece Bin gülümsemeye açmış gibi Uykuya dalmanın tam zamanıdır Taze bir çiçek gibi açtın düşlerimde Seni düşlerime taşımanın zamanıdır İyi uykular kadınım İyi uykular bebeğim Ben sana gidiyorum
|
|
Comments (0) :: Post A Comment! :: Kalıcı Link
|
9/4/2007 - Mehmet GÖDEN
Posted by kuzey01
GİDİŞİN
Hangi gündü adını unuttum ayrılığın, Gözlerimi kuruttum, Yüreğimi parça parça ateşlere attığından beri, Kendi kendimi avuttum, Hangi ay ?Tarih kaçtı? Aklımda kalmadı,beni ellere bırakıpta gidişin,
Andıkça yürekte sızıdır ismin, Uykuda; rüyamda yüzün, Anlamı kalmasada bütün bunların , İnanmazsan,bak şakaklarımda saklı hala, Terkedilmiş bebek gibi beni ;bırakıpta gidişin,
Üzerinden yıllar geçti , Ha kış ha yaz ne farkederki, Ruhumun derinliğine vurdu acısı, Yıllar içime kurdu tik tak eden saati, Kıyısına dalga vurmaz,ne limanında gemi, Ve....Ben kıyısında ağlarken, Gözyaşından oluşan denizin
|
|
Comments (0) :: Post A Comment! :: Kalıcı Link
|
9/4/2007 - Can DÜNDAR
Posted by kuzey01
BAHAR GELME ÜSTÜME!
Bahar, yalvarırım çek git işine!.. Salma üstüme çiçeklerini, ...aklımı çelme!.. Her sabah çimenlerin çiyden ürpererek uyanıyor bahçemde;sonra güneşle oynaşıp tütsülenmiş gibi buğulanıyor. Ne zaman sokağa çıksam badem ağaçları salkım saçak çiçek... Kavaklar kıpır kıpır, ıslık ıslığa meltem... Kırda dayanılmaz bir kekik kokusu, toprakta türlü çeşit börtü böcek... Yapma bunu bana bahar, Böyle üstüme gelme...! * * * Zaten damarlarıma zor zaptediyorum kanımı... Çoktan cemreler düşmüş beynime, yüreğime... Kalbimin buzları erimiş. Göğüs kafesimde ne idüğü belirsiz bir kıpırtıyla geziyorum nicedir... Bir de sen çıldırtma beni... Krizdeyim ben... tembelliğin sırası değil, uyamam sana... Al git serçelerini sabahlarımdan, çağlalarına, kokularına hakim ol. Meltemlerine söyle, deli gibi ıslık çalıp sokağa çağırmasınlar beni... Bulutların üşüşmesin başıma... Girme kanıma benim... ...yoldan çıkarma...! * * * Sen ki en cilvelisisin mevsimlerin, afrodizyakların en etkilisi, Sevdanın suç ortağısın. Kıyma bana...! Biliyorum çünkü, yine kandırıp yeşillendireceksin aşka; gövdemi azdırıp sonra birden çekip gideceksin. Tam kanım kaynamışken sana, toplayıp allarını morlarını, beni bir kuraklığın ortasında terk edeceksin... O iple çektiğim ışığın, dayanılmaz olacak o zaman... Ne o delişmen sabahları kalacak, ne günaha çağıran çapkın eteklerin uçuştuğu günbatımları... Tembel kuşların şakımaktan bitap, ebruli çiçeklerin kokmaktan... Buselerin nemi kuruyacak çöl rüzgarlarında... Yeşerttiğin çiçekler, yürekler solacak; damar damar çatlayacak ruhumuz... Hayat, bir ezik otlar diyarına dönüşecek yeniden, yüreğim viraneye... Her bahar sarhoşluğu gibi, geçecek bu sonuncusu da... Ebedi bahar, bir başka bahara kalacak. * * * İyisi mi, hiç azdırma ruhumu bahar... İŞ açma başıma... Git işine! Yoldan çıkarma beni
|
|
Comments (0) :: Post A Comment! :: Kalıcı Link
|
7/4/2007 - Serkan ÇAGIN
Posted by kuzey01
AYRILIK
Ayrılık zor be gülüm
Her insan hata yapar
Hata biz insanlara mahsustur
Affet bir tanem affet
Ve ne olursun dön
Bu acıya bu yürek dayanmaz
DAYANAMAZ
|
|
Comments (0) :: Post A Comment! :: Kalıcı Link
|
6/4/2007 - ÇİÇEKLE SUYUN HİKAYESİ
Posted by kuzey01
Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.
İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.
Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su'ya aşık olmuştur.
İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar, "Sırf senin hatırın için ey su" diye...
Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı birşeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki, çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur.
Günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba "Su beni seviyor mu?" diye düşünmeye başlar.
Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... Halbuki çiçek, alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.
Çiçek, suya "Seni seviyorum der. Su, "Ben de seni seviyorum" der. Aradan zaman geçer ve çiçek yine "Seni seviyorum" der. Su, yine "Ben de" der. Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler...
Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz etrafa ve son kez suya "Seni seviyorum." der.
Su da ona "Söyledim ya ben de seni seviyorum." der ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin. Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine...
Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek, suya der ki; "Seni ben, gerçekten seviyorum." Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır nedir sorun diye...Doktor gelir ve muayene eder çiçeği. Sonra şöyle der doktor: "Hastanın durumu ümitsiz artık elimizden birşey gelmez."
Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir bakar suya ve der ki: "Çiçeğin bir hastalığı yok dostum... Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için" der.
Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece "Seni seviyorum" demek yetmemektedir...
|
|
Comments (0) :: Post A Comment! :: Kalıcı Link
|
5/4/2007 - Celal KABADAYI
Posted by kuzey01
Sevgiler ayrılıklarla büyür
sevgiler ayrılıklarla büyür dayanmak zordur yaşamak ağır tarih yine yalnızlıklarla yazılır
bir şiirdir ayrılık, kanatır dizeleri bir güldür büyür yaprak yaprak saplanır derinlere, sızlatır dikenleri hem kahrolur hem katlanır yürek
gözlerde ince bir hüzün perdesi insan hep ayrılmaklı bakar başka kollarda uyusa da sevilen seven hep o eski uykulara dalar
saf bir aşk kalır anılardan artan acılarla azalmadan sevgiler ayrılıklarla büyür
|
|
Comments (0) :: Post A Comment! :: Kalıcı Link
|
2/4/2007 - Özdemir ASAF
Posted by kuzey01
LAVİNİA Sana gitme demeyeceğim. Üşüyorsun, ceketimi al. Günün en güzel saatleri bunlar. Yanımda kal.
Sana gitme demeyeceğim. Gene de sen bilirsin. Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim İncinirsin.
Sana gitme demeyeceğim Ama gitme, Lavinia Adını gizleyeceğim. Sen de bilme, Lavinia.
|
|
Comments (0) :: Post A Comment! :: Kalıcı Link
|
2/4/2007 - Atilla İLHAN
Posted by kuzey01
AYRILIK SEVDAYA DAHİL
Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın
En görkemli saatinde yıldız alacasının
Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader
Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın
Rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan
Onu çok arıyorum onu çok arıyorum
Heryerimde vücudumun ağır yanık sızıları
Bir yerlere yıldırım düşüyorum
Ayrılığımızı hisettiğim an demirler eriyor hırsımdan
Ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu
Gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş
Tedirgin gülümser
Çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili
Hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
Her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili
Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
Gittikçe genişliyen yakılmış ot kokusu
Yıldızlar inanılmıyacak bir irilikte
Yansımalar tutmuş bütün sahili
Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
Öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil
Çünkü ayrılanlar hala sevgili
Yanlızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık
Hava ağır toprak ağır yaprak ağır
Su tozları yağıyor üstümüze
Özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
Eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı
Karanlık çöktü denize
Yanlızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin
Ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
Kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan
Bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince
Sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice
Yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak
Bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına
Benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir sevgiliyle
Sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız
İkimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız
Hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi
Tuz parça kırılsak da hala içimizde o yanardağ ağzı
Hala kıpkızıl gülümseyen sanki ateşten bir tebessüm zehir zemberek AŞKIMIZ
|
|
Comments (0) :: Post A Comment! :: Kalıcı Link
|
2/4/2007 - Ümit Yaşar OĞUZCAN
Posted by kuzey01
BİR GÜN ANLARSIN
Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez. Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya, Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında Ne çarşaf halden anlar ne yastık. Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık. Onun unutamadığın hayali, Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine. Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu. Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin. Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için, Vurursun başını soğuk taş duvarlara. Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın. Duyarsın, Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin. Niçin yaratıldığını. Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini. Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini. Boşuna geçip giden günlerine yanarsın. Dolar gözlerin, için burkulur. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların. Sevilen gözlerin erişilmezliğini. O hiç beklenmeyen saat geldi mi? Düşer saçların önüne, ama bembeyaz. Uzanır, gökyüzüne ellerin. Ama çaresiz, Ama yorgun, Ama bitkin. Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın. Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
Bir gün anlarsın hayal kurmayı; Beklemeyi, ümit etmeyi. Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi. Lanet edersin yaşadığına... Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın. O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden. Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.
|
|
Comments (0) :: Post A Comment! :: Kalıcı Link
|
2/4/2007 - Can YÜCEL
Posted by kuzey01
HERŞEY SENDE GÜZEL
Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat! İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir Kuşlar ötebildiği kadar sevimli Bebek ağladığı kadar bebektir Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin...
|
|
Comments (0) :: Post A Comment! :: Kalıcı Link
|
30/3/2007 - Necati CUMALI
Posted by kuzey01
AŞK YAŞAYANLAR İÇİNDİR
Ağladığını istemem ben ölürsem. Beni en sevdiğin halimle hatırla. Uzak bir yerde çalıştığımı düşün. Hayatta olduğuma inan Bir gün gelir kendiliğinden Geçer bütün üzüntün Her yeni gelen günü Yeni bir ümitle beklemeli Her yeni gün yeni havalarla gelir Gece, yağan yağmurla uyursun Sabah, birde bakarsın odan güneşli. Her gelen vapur, tren Yeni insanlarla gelir... Ben esmerdim güzelim Bu sefer bir sarışını seversin Aşk yaşayanlar içindir...
|
|
Comments (0) :: Post A Comment! :: Kalıcı Link
|
30/3/2007 - NELLS
Posted by kuzey01
Hoşçakal aşkım
Yolun gülle,
Yüreğin sevgiyle dolsun..!
Bak...
Nerelerden nerelere geldik...
Şimdi biz bittik...
Bir de başlangıcımız vardı
Sonunda bol gözyaşı döktüğümüz.
Sor yağmurları kendine
Kışları da sor.
Baharları bana bırak
Senden tek yadigar olarak.
Adı belli, sonu belli idik.
Soğuk bir mart akşamı idi
Beni son kez öpüp gidişin.
O an sadece yanımdan
Karanlığa karışmıştı yansıman.
Şimdi
Yüreğimden git diyorsun
Olur birtanem giderim .
Yollar böyle uzun
Aşk’lar böylesine vurgunken
Giderim, son kez gözlerine bakamadan
Giderim, son kez sarılamadan
Uykusuz sabahlayarak.
Pişman değilim
Sevdim seni.
Delice sevildim.
Hayat seni yaşamamı istedi
Yaşadım..
Ama keşke
Yüreğinden giderken
Ölüm beklemese başucumda.
Yine de
Yolun gülle,
Yüreğin sevgiyle dolsun..!
Sana en kötü sözüm bu olsun..!
|
|
Comments (0) :: Post A Comment! :: Kalıcı Link
|
|
Hakkımda
« December 2008 »
| Mon | Tue | Wed | Thu | Fri | Sat | Sun | | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 |
| 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 |
| 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 |
| 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 |
| 29 | 30 | 31 | |
Friends
• kuzey01
|