godisnowhere

Ölümden Dönme Deneyimi

1:43, 31/10/2007 .. Link
       
 
           
 
                            Melen Thomas Benedict’in Olumden Donme Deneyimi
 

Melen Benedict 1982 yilinda olumden donme deneyimi yasamis bir sanatcidir. Kanser hastaligindan dolayi olmus ve bir bucuk saatten fazla olu olarak kalmistir. Olum aninda bedeninden yukselmis ve isigin icine girmistir. Evrene duydugu meraki nedeniyle varolusun derinliklerine goturulmus ;hatta buyuk patlamanin gerisindeki enerji boslugu , hiclige kadar. Bu yasadigi deneyim esnasinda reenkarnasyon ile ilgili cok buyuk miktarda bilgi edinme imkani bulmus ve bu yasadigi olum deneyiminden geri donusunde bazi bilimsel buluslari da beraberinde getirmistir.
 
Bay Benedict ;hucresel iletisimin mekanigi ve Quantum Biyoloji denen isigin hayat ile olan iliskisinin arastirmalarina da karismistir. Bu arastirma biyolojik sistemlerin nasil calistigi konusuna dramatik yeni bir bakis acisi getirmistir. Bay Benedict canli hucrelerin yuksek hizli sifa ve diger baska seylerden kaynaklanan isik uyarilarina suratle cevap verdigini tesbit etmistir. O bir arastirmaci ve 6 tane patent sahibi bir mucit ve konusmacidir.
Bay Benedict’in yasadigi deneyimi onun izni ile burada sizlerle paylasiyorum
 
1982 yilinda kanserden dolayi oldum. Ameliyat edilemeyecek durumdaydim ve bana verilecek her kemoterapik ilac beni daha cok bitkisellestirecekti. 6-8 ay omrum kaldigi soyleniyordu. 1970 li yillarda bir bilgi ve haber manyagi idim , nukleer kriz, ekolojik kriz ve benzerlerinden dolayi surekli artan bir umutsuzluk icerisinde idim. Ruhsal bir tabanim olmadigindan tabiatin bir hata yaptigini ve biz insanlarin gezegen uzerindeki bir cesit kanser organizmasi oldugumuza inaniyordum. Gezegen ve kendimiz icin yarattigimiz bu problemlerden herhangi bir cikis yolu goremiyordum. Tum insanlari kanser olarak algiliyordum ve iste bende onu oldum. Beni olduren de bu oldu. Dunya gorusunuz konusunda cok dikkatli olun, size geri yansiyabilir; ozellikle negatif bir dunya gorusu ise. Benim kesinlikle negatif bir dunya gorusum vardi. Iste beni olume goturen bu oldu. Tum alternatif tedavi metotlarini denedim fakat hicbir sey fayda etmedi. Artik kabul ettim ki bu yalnizca ben ve Tanri arasinda bir mesele. Daha once Tanri ile hic yuzlesmemistim hatta hic ilgilenmemistim bile. Herhangi bir ruhsal konu ile ilgili hicbir ilgim de yoktu fakat ruhsal ve alternatif tip konularinda bilgi edinmek icin bir yolculuga baslamistim. Konu ile ilgili buldugum butun kitaplari okuyordum ve detaya iniyordum cunku obur tarafta surpriz ile karsilasmak istemiyordum. Boylece cesitli dinler ve felsefeler ile ilgili okumaya basladim. Hepsi de cok ilgincti, oteki tarafta bir seyler oldugu konusunda umit veriyorlardi.
 
Ote yandan kendi kendinin patronu olan bir vitray sanatcisi oldugumdan hic saglik sigortam yoktu . Butun birikimlerim testler icin bir gecede gitti. Saglik uzmanligi ile sigortasiz olarak karsi karsiya kaldim. Ailemin finansal cokus yasamasini istemedigim icin bu konuyu kendim hallettim. Surekli agrim yoktu fakat zaman zaman kendimden geciyordum. Araba surmeye cesaret edemeyecek duruma geldim ve en sonunda tibbi bakima alindim. Kisiye ozel bir hasta bakicim vardi. Son gunlerimde benimle olan bu melek tarafindan kutsanmistim. 8 ay surdu. Cok fazla ilac almak istemedim cunku mumkun oldugu kadar bilincli olmak istiyordum. Daha sonra oyle bir agri deneyimi yasadim ki sanki tum bilincim agri oldu. Sansliydim ki her seferinde sadece bir kac gun suruyordu.
 
Bir gun sabah saat 4.30 da uyandigimi hatirliyorum ve artik biliyordum ki bu gun o gundur. Bu gun olecektim. Bazi arkadaslari cagirdim ve onlarla vedalastim. Uyanip hasta bakicimi cagirdim ve onunla ozel bir anlasma yaptim; oldugum zaman vucudumu 6 saat yalniz birakacakti. Bunu istemekteki nedenim oldugum zaman bircok ilginc olaylar oldugunu cesitli kaynaklarda okumus olmamdi. Tekrar uykuya daldim. Ondan sonra hatirladiklarim tipik bir olumden donme deneyiminin basladigidir. Aniden tam farkindaliga ulastim ve ayaga kalktim, fakat vucudum yataktaydi. Etrafimda bir cesit karanlik vardi. Vucudumun disinda olmam olagan deneyimlerden cok daha canli idi. O kadar canli idi ki evdeki tum odalari gorebiliyordum, evin damini gorebiliyordum, etrafini gorebiliyordum hatta evin altini bile gorebiliyordum  Parlayan bir isik vardi. Isiga dogru dondum. Isik olumden donme deneyimi yasayan diger insanlarin anlattigi gibi idi. Muhtesemdi, somuttu, gercekti onu hissedebiliyordunuz . Cazipti, cekiciydi ; anne ve babanizin kollarina gider gibi ona gitmek isterdiniz. Isiga dogru gitmeye basladigimda sezgisel olarak biliyordum ki eger ona ulasirsam artik olecektim. Iste bu nedenle isiga dogru gitmeye devam ederken “lutfen bir dakika bekle, sadece bir an icin orada dur “dedim .Bana buyuk bir surpriz olarak tum deneyim aniden durdu. Siz aslinda olumden donme deneyiminin tam kontrolune sahipsiniz. Bir roller koster uzerinde kaymiyorsunuz. Talebim onurlandirildi ve isikla bir miktar diyalog yaptim. Isik surekli degisik sekiller aliyordu ornegin; Isa, Buda, Krisna, Mandalalar (kutsal sekiller ), meleksi goruntuler ve isaretler.
 
-         “Burada neler oluyor, lutfen isik kendini bana tanit ,durumun gercekligini bilmek istiyorum “ diye isiga seslendim
-         Tam kelimeleri soyleyemeyecegim cunku bir cesit telepati idi. Isik cevap verdi. Bana aktarilan cevaba gore isiktan gelen cevaplar sizin inanciniza gore sekillenir. Eger bir Budist veya katolik iseniz veya tutucu biri iseniz kendi inanclarinizdan olusan bir cevap alirsiniz. Bunlara bir bakip inceleme firsatiniz var fakat bircok insan bunu yapmaz. Isik kendini bana acti, sonra aslinda gordugumun yuksek benligimizin matriksi oldugunun farkina varmaya basladim. Size tek soyleyebilecegim onun bir neticeye dondugudur, insan ruhunun mandalasi, gordugum bizlerin yuksek benliklerimiz bir matrixtir. Ayni zamanda kaynaga kaptir, her birimiz direk olarak kaynaktan gelen direkt deneyimleriz. Hepimizin yuksek benlikleri var, varligimizin ruh ustu parcalari. O bana kendisini en gercek enerji formunda acti. Onu tek tanimlayabilecegim yontem yuksek benlik varligi daha ziyade bir kap gibidir. Hic oyle gorunmemesine ragmen o hepimizin sahip oldugu kaynaga direk bir baglantidir. Bizler kaynaga direkt olarak bagliyiz. Aslinda isik bana yuksek benlik matriksini gosteriyordu. Ve tum yuksek benliklerin tek bir varlik olarak bagli olduklari gercegini net olarak anladim. Tum insanlar tek bir varlik olarak baglidirlar, bizler aslinda ayni varligiz. Ayni varligin degisik cepheleriyiz. Herhangi bir dine vaad edilmemistir. Bana bildirilen iste buydu. Ve o insan ruhlarinin mandalasini gordum. Bu sanki  her zaman istedigimiz tum sevgiydi, bu herseyi iyilestiren sevgiydi, sifa veren ve yenileyen.
 
Ben isiktan bana aciklamaya devam etmesini istedikten sonra yuksek benlik matriksini daha iyi anlamaya basladim. Biz gezegen etrafinda bir birine bagli yuksek benliklerin bulundugu bir aga sahibiz. Bu ayni buyuk bir sirket gibi. cevrenizdeki bir sonraki suptil enerji alani, diyebilirsiniz ki bir ruhsal seviye. Birkac dakika sonra daha fazla aciklama talebinde bulundum. Gercekten evrenin ne ile ilgili oldugunu ogrenmek istiyordum ve her sey icin hazirdim ve dedim ki
 
-         “BEN HAZIRIM, BENI AL “
-         Iste o zaman isik bu gune kadar gordugum en guzel seye donustu. Bu gezegendeki ruhlarin mandalasi. Simdi benim negatif goruslerimden dolayi gezegenimizin basina gelecegini dusundugum konulara sira gelmisti. Boylece isiktan beni daha da aydinlatmasini diledim. O muhtesem mandala icerisinde bizim ozumuzun, cekirdegimizin ne kadar guzel oldugunu gordum. Bizler en guzel yaratilislariz. Insan ruhu, bizlerin birlikte yarattigimiz insan matriksi kesinlikle muhtesemdir, zariftir, egzotiktir. Sizlere benim insanlarla ilgili goruslerimin o anda ne kadar degistigini anlatmama kelimeler yetmez
 
Dedim ki
-         “Aman Tanrim bizlerin bu kadar guzel oldugunu bilmiyordum”
-         “Hangi seviyede olursaniz olun, ister yuksek, ister alcak; hangi sekilde isterseniz olun sizler en guzel yaratilislarsiniz”
Ruhta herhangi bir kotuluk olmadigini saskinlik icerisinde fark ettim.
-         “Bu nasil olabilir” dedim
Cevap
-         “Hicbir ruhun dogasinda kotuluk yok . Insanlarin basina gelen korkunc olaylar onlara kotu seyler yaptirir; ama ruhlari kotu degildir. “ ve isik bana dedi ki “ insanlarin aradigi ve onlarin varligini destekleyen sevgidir. Insanlari saptiran sevgi eksikligidir”
Isiktan arka arkaya gelen aciklamalar surecek gibiydi ki
-         “Butun bunlar insanligin kurtarilacagi anlamina mi geliyor “ diye bir soru sordum
Sonra bir isik sarmali yagmurunda patlayan trampet gibi buyuk isik konustu
-         “Bunu her zaman hatirla ve hic unutma;siz kendinizi kurtarir, bagislar ve iyilestirirsiniz. Bu her zaman boyle idi ve her zaman boyle olacak. Siz dunyanin baslangicindan once tum bunlari yapacak guce sahip olarak yaratildiniz.”
 
Iste o anda daha da farkina vardim ki BIZLER HALI HAZIRDA KURTARILMISTIK. Biz  kendimizi kurtarmistik cunku Tanrinin geriye kalan evrenleri gibi, bizler de kendimizi duzeltecek sekilde tasarlanmistik. Iste ikinci gelis bununla ilgili idi.
Tum kalbimle tanrinin isigina tesekkur ettim. Yapabilecegim en iyi sey bu basit kelimeler ile ifade ettigim sukran duygulari idi.
-         “Sevgili Tanrim, sevgili evren, sevgili buyuk oz, ben hayatimi seviyorum”
Isik sanki beni daha da derinlere ceker gibi solukladi. Sanki isik beni tamamen emiyordu. Bu isik sevgi bagim bile hala tarif edilemezdir. Farkli bir gerceklige girdim, oncekinden cok daha bilge ve derin, daha baska ve fazla seylerin farkina vardim, cok daha fazla.
 
O muazzam bir isik akintisi idi; cok genis ve dolu; hayatin kalbinin derinlerinde. “Bu ne ?” diye sordum.
 
Ve isik cevap verdi “BU HAYAT NEHRIDIR, BU KUDRET SUYUNDAN KALBININ OZUNE IC”.
 
Oyle yaptim. Bir buyuk yudum aldim; bir tane daha aldim. Hayatin kendinden icmek; muthis bir cosku icindeydim.
 
Sonra isik dedi ki “ senin bir dilegin var”
Isik benimle ilgili her seyi biliyordu; tum gecmis, simdi ve gelecegi.
“Evet diye fisildadim. Ve evrenin geri kalanini gormek istedim; gunes sistemimizin otesini, tum insanlik illuzyonunun otesini. Isik bana istersem akinti ile gidebilecegimi soyledi. Ben de oyle yaptim ve isik icerisinde tunelin ucuna tasindim. Bir dizi hafif ses patlamalari duydum ve hissettim. Ne acele. Aniden farkettim ki hayat irmagi uzerinde gezegenden roket hizi ile uzaklasiyorum. Dunyanin ucar gibi uzaklastigini gordum. Gunes sistemi tum ihtisami ile bir anda kayboldu. Isik hizindan daha suratli bir sekilde galaksinin merkezinden gectim. Gittik sonra daha fazla bilgi ozumseyerek. Ogrendim ki bu galaksi ve tum evren bircok hayat cesitleri ile dolu. Bircok dunyalar gordum. IYI HABER BU EVRENDE YALNIZ DEGILIZ.                                                                        
 
Galaksinin merkezinden bu bilinc irmagi uzerinde gecerken irmak korkunc enerji dalgalari ile genisliyordu. Butun tarihi bilgelikleri ile super galaksi dizileri gozumun onunden gecti. Baslangicta bir yere dogru gittigimizi sandim, sanki seyahat ediyor gibi. Daha sonra fark ettim ki aslinda irmak genislerken benim bilincim de evrendeki herseyi icine alacak sekilde genisliyor. Tum yaratilis yanimdan gecti, tum bunlar hayal edilemeyecek harikalardi. Ben gercekte harika cocuktum, bebek harikalar diyarinda. Sanki tum yaratilis yanimdan gecti ve bir isik benegi icinde kayboldu. Isik her yandan geldi ve cok daha farkli idi. Evrendeki tum frekanslardan daha fazla seylerden meydana gelen bir isik. Yeniden bircok yumusak ses patlamalari sezdim ve duydum. Bilincim veya benligim tum holografik evrenle hatta daha fazlasi ile arayuz olmak icin genisliyordu. Ikinci isigin icerisine girince bana az once artik gercegi de astigim ile ilgili bir farkindalik geldi. Bunlar olan durumu anlatabilmek icin kullanabilecegim en iyi sozler, yine de aciklamaya calisayim. Ikinci isigi gecince birinci isiktan daha da oteye genisledim. Kendimi sessizlikten ote bilge bir durgunluk icerisinde buldum. Sonsuzun otesini ebediyen algiliyor ve goruyordum. Bosluktaydim. Buyuk patlamadan once, yaratilis oncesindeydim. Zamanin baslangicinin otesine gecmistim, ilk soz, ilk titresim. Yaratilisin tam gozunde idim. Sanki Tanrinin yuzune degiyor gibi bir duyguya kapildim. Bu kesinlikle din ile ilgili bir duygu degildi. Basitce MUTLAK HAYAT, MUTLAK BILINC ile birdim. Ebediyen goruyor ve algiliyordum derken, demek istedigim yaratilisin kendi kendini meydana getirisini deneyimleyebiliyord um. Bu baslangici ve sonu olmayandir. Bu dusunceyi genisleten bir akildir, degil mi? Bilim adamlari buyuk patlamayi evreni yaratan bir olay olarak algiliyorlar. Oysa ben gordum ki buyuk patlama evrenleri sonsuz olarak ve arka arkaya yaratan bircok buyuk patlamanin yalnizca birisi. Bunun icin insan terimleri kullanarak olusturabilecegimiz tek goruntu super bilgisayarlar tarafindan kendi kendinin benzeri geometrik denklemler kullanilarak yaratilanlardir.
 
Eskiler bunlari hep biliyorlardi. Derlerdi ki “ Tanrisallik nefes vererek belli araliklarla yeni evrenler yaratir ve nefes alarak ta diger evrenleri yok eder. Bu devirlere YUGAlar denir. “.
Modern bilim ise buna buyuk patlama diyor. Ben mutlak ve saf bilincte idim. Tum buyuk patlamalar veya yugalarin kendi kendilerini yaratip ve yok edislerini algilayabiliyor veya gorebiliyordum. . Ani olarak ard arda bunlarin icine girdim. Gordum ki yaratilisin her bir kucuk parcasi bile yaratma gucune sahip. Bunu anlatmaya calismak cok guc. Bu konu ile ilgili konusabilmekte hala gucluk cekiyorum.
 
Geriye dondukten sonra bu BOSLUK DENEYIMINI  kelimelere sigdirabilmem yillar aldi. Sizlere simdi ancak sunu soyleyebilirim “BOSLUK HICLIKTEN DE DAHA AZDIR, BOYLE OLMASINA RAGMEN OLAN HERSEYDEN DE DAHA FAZLADIR”. BOSLUK MUTLAK SIFIRDIR. TUM OLASILIKLARI OLUSTURAN KAOSTUR. MUTLAK BILINCTIR. EVRENSEL ZEKADAN COK DAHA FAZLADIR.
 
Bosluk nerededir? Biliyorum ki bosluk her seyin hem icindedir hem de disindadir. Siz su anda halen hayatta iken her zaman ardarda boslugun icinde ve disinda olursunuz. Oraya ulasmak icin herhangi bir yere gitmenize gerek yok. Bosluk butun fiziksel goruntulerin arasindaki vakum veya hicliktir. Atomlar arasindaki ve onlarin elemanlari arasindaki bosluk. Modern bilim her seyin arasindaki bu boslugu arastirmaya baslamis durumda. Ona SIFIR NOKTASI diyorlar. Ne zaman onu olcmeyi deneseler, cihazlari olcunun disina cikiyor veya sonsuza cikiyor diyebiliriz. En azindan simdilik sonsuzu kesin olarak olcebilecekleri bir yol yok. Sizin vucudunuz da dahil evrende her yerde her seyden fazla sifir boslugu vardir.
 
Mistiklerin bosluga verdigi isim bosluk degildir. O oylesine muthis bir enerji ile doludur ki, oldugumuz her seyi yaratan farkli bir enerji. Buyuk patlamadan beri her sey bir titresimdir. Ilk titresim olan ilk sozden beri
 
Incildeki “ Benim “ (I am ) in onunde aslinda bir soru isareti var
-         Benim? Ben neyim?
 
Yani yaratilis Tanri tarafindan, Tanrinin kendini hayal edilecek her yontemle arastirmasi ve kesfetmesidir. Surekli devam eden, her birimiz uzerinden sonsuz bir arastirma. Basinizdaki her bir sac telinden, agactaki her bir yapraktan, her bir atomdan Tanri; Tanrinin ozunu arastiriyor. Iste bu yuzden Tanri bir agacin yapraginin dususunu bile bilir. Bu mumkundur cunku siz nerede iseniz orasi evrenin merkezidir. Herhangi bir atom nerede ise orasi evrenin merkezidir. Orada Tanri vardir, Tanri bosluktadir.
 
Ben boslugu ve yaratilisin yugalarini incelerken bizim bildigimiz zaman ve mekanin tamamen disinda idim. Bu genislemis durumdayken kesfettim ki yaratilis, mutlak bilinc veya Tanrinin bizim bildigimiz anlamdaki hayat tecrubesine gelisidir. Boslugun kendisi tecrubeden tamamen yoksundur. O ilk titresim oncesi, yasam oncesidir. Tanrilik, yasam ve olumden cok daha fazladir. Iste bu sebeple evrende deneyimlenecek, yasam ve olumden cok daha fazla sey var.
 
Ben bosluktaydim ve yaratilan ve yaratilacak olan her seyin farkindaydim, sanki Tanrinin gozunden bakiyordum. Ben Tanri olmustum. Aniden artik kendim degildim. Tek soyleyebilecegim Tanrinin gozunden bakiyor oldugumdur. Aniden her atomun niye var oldugunu biliyor ve her seyi goruyordum.
 
Burada en ilginc olan; ben bosluga girmistim. Oradan Tanrinin orada olmadigi anlayisi ile ciktim. Tanri burada. Iste butun mesele. Insan irkinin surup giden disarida Tanri arayisi. Tanri bize her seyi verdi, her sey burada. O iste burada. Ve bizler Tanrinin, Tanriyi bizim uzerimizden arastirmalariyiz. Insanlar Tanri olmaya calismakla o kadar mesguller ki artik farkina varmalari gereken “bizler hale hazirda zaten Tanriyiz ve Tanri biz oluyor”. Iste butun mesele gercekte bu.
 
Ben bunlarin farkina varinca boslukla isim bitti ve tekrar yaratilisa donmek istedim. Bu bana en dogal sey olarak gorundu.
 
Ve aniden ikinci isiktan disari ciktim veya buyuk patlamadan. Yine bir dizi yumusak ses patlamalari ile bilinc irmagina binerek yaratilisa geri dondum. Ne muthis bir gezinti! Icimden galaksi super kumeleri geri cikti, cok daha iyi kavranmis olarak. Bizim galaksinin merkezinden gectim; orasi bir KARA DELIK. Kara delikler cok buyuk islemciler, evrenleri yeniden kullanima sokuyorlar. Kara deligin oteki tarafinda ne oldugunu biliyor musunuz? Biz variz, bizim galaksimiz var, baska bir evrenden yeniden islenmis olarak.
 
O toplam enerji konfigurasyonunda galaksi harika bir isik sehri olarak parildiyordu. Buyuk patlamanin bu tarafinda tum enerji isiktir. Tum atom alti, atom, yildiz, gezegen hatta bilincin kendisi bile isiktan yapilmistir ve bir frekansi ve/veya parcacigi var. Isik yasamdir. Her sey isiktan yapilmistir hatta tas bile. Iste bu nedenle her sey canlidir. Her sey Tanrinin isigindan yapilmadir ve her sey cok zekidir
 
Ben irmakta gezdikten sonra en sonunda buyuk bir isigin geldigini gordum. Biliyordum ki bu ilk isiktir ve beraberinde yumusak ses patlamalari var. Gordum ki icinde yasadigimiz gunes sistemi bizim daha genis bolgesel vucudumuzdur. Bu bizim bolgesel vucudumuzdur ve biz de tahayyul edebilecegimizden cok daha buyuguz. Gordum ki gunes sistemi bizim vucudumuz ve ben de onun bir parcasiyim. Dunya da, biz olan o yaratilmis  buyuk varliktir ve biz de o kendi oldugunu bilenin parcalariyiz. Fakat biz yalnizca o parcasiyiz. Biz her sey degiliz fakat biz o oldugunu bilenin parcalariyiz.
 
Gunes sisteminin urettigi tum enerjiyi gordum, muthis bir isik sovu idi. Kurelerin muzigini duyabiliyordum. Bizim gunes sistemimiz de tum diger goksel varliklar gibi kendine has bir isik matriksi uretir; ses ve titresim enerjisi. Diger yildiz sistemlerindeki gelismis medeniyetler titresim ve enerji matriks imzalarindan evrende bizim algiladigimiz anlamdaki hayati tesbit edebilirler. Bu onlar icin cocuk oyuncagi. Dunyanin harika cocugu olan insan simdi bile evrenin arka bahcesinde oyun oynayan cocuklar gibi; coskun ve taskin sesler cikariyor.
 
Irmagi direkt olarak isigin merkezine dogru yonlendirdim. Yine yumusak ses patlamalarini takiben isik beni icine soludugunda onun tarafindan kucaklandigimi hissettim. Ben o anda o buyuk sevgi isiginin icindeydim ve hayat irmagi icimden akiyordu. Tekrar soyluyorum, o hic yargilamadan en cok seven isikti. O bu harika cocuk icin ideal bir anne / baba idi.
-         Simdi ne var? diye merak ettim
 
-         Isik bana olum diye bir sey olmadigini anlatti. Artik oyle bir an gelmisti ki tum sorularimin cevabini aldigimi farkettim ve geri donusum yakindi. Diger tarafla ilgili butun sorularim derken tam da anladiginiz manada soyluyorum, benim butun sorularim cevaplandi. Her insanin farkli bir hayati ve arastirdigi farkli sorular var. Bazi sorularimiz evrenseldir fakat her birimiz bu hayat dedigimiz seyi kendimize ait yontemlerle arastiririz. Aynen, daglardan tutun da agacin yapraklarina kadar var olan tum diger yasam sekilleri gibi.
 
Iste bu evrende hepimiz icin onemli olan budur, cunku tum bunlar esas resim olan hayatin doluluguna katkida bulunur. BIZLER HARFI HARFINE SONSUZ YASAM DANSINDA TANRININ KIMLIGINI ARASTIRAN TANRIYIZ.  Sizin benzersizliginiz tum yasamin yukselisini sagliyor.
 
Yasam dongusune geriye donusum basladiginda ayni vucuda donecegimi hic dusunmemistim, ne de birisi bana soylemisti. Yasam islemi ve isiga tam guvenim vardi ve iste bu nedenle hic onemi yoktu. Isik akimi buyuk isik ile birlesirken; bu bana aciklananlari ve diger tarafta ogrendigim konular ile ilgili duygularimi hicbir zaman unutmamayi diledim. Aldigim cevap; ruhumu oper gibi bir EVET oldu. Sonra isik icerisinden gecirilip titresimsel gerceklige geri goturuldum. Bana ilave bilgiler verilirken tum islem tersine donduruldu. Geri eve geldim ve bana reenkarnasyonun mekanigi ile ilgili dersler verildi. Kafamdaki tum kucuk sorulara cevap verilmisti. Bu nasil calisir? , O nasil calisir? Reenkarne edilecegimi biliyordum.
 
Dunya cok buyuk bir enerji islemcisidir, kisisel bilinc orada gelisir ve her birimize ulasir. Ilk kez olarak kendimi INSAN olarak dusundum ve bu olmaktan mutlu oldum. Ben bu evrende bir atom olmaktan bile mutlu olurdum. Bir atom. Tanrinin insan parcasi olmak ise, iste bu en sahane kutsama. Bu kutsama bizim kutsamanin ne demek oldugu ile ilgili en cilgin tahminlerimizden bile cok daha ileri. Teker teker her birimiz icin bu muthis deneyimin insan parcasi olmak cok muthis bir sey. Teker teker her birimiz nerede istersek olalim, cok berbat bir durumda olsak ta olmasak ta bulundugumuz yer bu gezegen icin bir kutsamadir.
Boylece herhangi bir yerde yeniden bebek olacagim dusuncesi ile reenkarnasyon isleminden gectim. Fakat kisisel kimlik ve bilincin gelisimi konusunda bana bir ders verilmisti. Bu nedenle ayni vucuda enkarne oldum.
 
Gozlerimi actigimda cok sasirmistim. Neden sasirdigimi bilmiyorum cunku bunu cok iyi anlamistim fakat oyle olmasina ragmen tekrar bu vucutta bulunmak yine de bana surpriz oldu; bana bakarak gozlerini cikarircasina aglayan birisinin bulundugu odama geri donmek. O benim hasta bakicimdi. Beni bulduktan bir bucuk saat sonra umidini kesmisti. Benim olmus oldugumdan tamamen emindi; olumun tum belirtileri mevcuttu. Katilasmaya bile baslamistim. Ne kadar olu kaldigimi bilmiyoruz, fakat hepimiz de biliyoruz ki en azindan beni bulmalarinin ustunden bir bucuk saat gecmisti. Benim olu vucudumu bir kac saat yalniz birakmasi ile ilgili istegime mumkun oldugu kadar saygi gostermisti. Biz vucudun hayat fonksiyonlarinin durumunu kontrol edebilecek gelismis stetoskop ve benzeri bir cok imkana sahiptik. Benim kesinlikle oldugumu tespit edebilecek durumdaydi.
 
Bu bir olumden donme deneyimi degildi. Ben kesinlikle en az bir bucuk saat olumun kendisini deneyimledim. Beni olu olarak bulduktan sonra bir bucuk saat stetoskop ile kontrol etmis, kan basincima ve kalp atislarima bakmisti. Sonra uyandim ve disaridaki isigi gordum. Ona dogru gitmeye tesebbus ettim ve yataktan dustum. Gurultuyu duyup iceri kostu ve beni yerde buldu. Iyilesmeye baslayinca basimdan gecenlerden dolayi saskin olmama ragmen saygiyla karisik bir korku hissediyordum. Ilk baslarda basimdan gecenlerin hepsi hafizamda degildi. Surekli bu dunyadan disariya kayiyor ve soruyordum “BEN HAYATTAMIYIM ?” Bu dunya diger dunyadan daha cok ruyaya benziyor.
 
Uc gun icerisinde tekrar normal hissetmeye basladim, acik fakat hayatimda hissettiklerimden cok farkli bir his. Yolculuk ile ilgili hafizam daha sonra geldi. Artik gordugum hicbir insan ile ilgili bir problem gormuyorum. Bu deneyimden once kesinlikle cok yargilayici idim, bircok insanin kesinlikle berbat oldugunu dusunuyordum hatta aslinda benden baska tum insanlarin berbat olduklarini dusunuyordum. Fakat tum bu konularda artik aydinlanmistim.
 
Uc ay kadar sonra bir arkadas artik test yaptirmami soyledi, bende gidip scan ve diger gerekli testleri yaptim. Kendimi cok iyi hissettigimden dolayi kotu bir haberden korkuyordum. Klinikteki doktorun tum eski ve yeni scanlarima bakip
-         “Artik burada hicbir sorun yok “ dedigini hatirliyorum.
-         “Gercekten mi, bu bir mucize olmali “ dedim
-     “Hayir bu tip olaylar oluyor, bunlara ANI IYILESME olaylari denir “ dedi
Hic etkilenmemis gibi davraniyordu. Fakat iste burada bir mucize vardi ve hic kimse etkilenmese bile ben cok etkilenmistim.
Hayatin gizinin zihin ile cok az ilgisi var. Evren hicbir sekilde zihinsel bir islem degildir. Zihin yardimcidir, o cok parlaktir. Gerci simdilik hepimiz kalbimiz ve daha bilge kisimlarimiz yerine zihnimiz ile islem yapiyoruz.
 
Dunyanin merkezi cok buyuk bir enerji donusturucudur. Aynen dunyanin manyetik alan resimlerinde goruldugu gibi. Iste bu bizim dongumuzdur, reenkarne olan ruhlari geri icine ceken.
 
Insan seviyesine ulasmanin belirtisi kisisel bilinc gelistirmeye baslamamizdir. Hayvanlarin grup ruhlari vardir ve onlar grup ruhu olarak enkarne olurlar. Bir geyik cok buyuk bir ihtimal ile her zaman geyik olarak kalacaktir.
 
Fakat sadece insan olarak dogmak; ister hasarli, ister dahi olsun sizin kisisel bilinc gelistirmek yolunda oldugunuzu gosterir. Bu yine insanlik denen grup bilinci icerisindedir.
Gordum ki irklar kisilikli kumelerdir. Fransiz, Almanya ve Cin gibi milletlerin kendi kisilikleri vardir. Sehirlerin kisilikleri vardir, onlarin bolgesel grup ruhlari belirli insanlari kendine ceker. Ailelerin de grup ruhlari var. Kisisel kimlik kendine benzeyen yan kollar seklinde gelismekte. Grup ruhu bizim kisiselligimizi arastirir. Her birimizin sahip oldugu farkli farkli sorular cok cok onemlidir. Iste Tanrilik,Tanrinin ozunu sizin uzerinizden boyle arastirir. Sorularinizi sorun, kendi arastirmalarinizi yapin. Boylece ozunuzu bulur ve ozunuzde Tanriyi bulursunuz. Cunku o tek ozdur.
 
Bunlardan daha da ileri, farkettim ki biz insanlar aslinda bir birimizin RUH ESLERIYIZ. Bizler yaratilis yonlerinde kendi benzerleri olan ayni ruhun parcalariyiz, fakat yine de ayriyiz. Ben artik her insana baktigimda bir ruh esimi goruyorum, her zaman aradigim kendi ruh esimi. Bunun da otesinde gorebileceginiz en muhtesem ruh esiniz kendinizsiniz. Bizler hem erkek hem de disiyiz. Biz bunu RAHIMde deneyimleriz ve bunu reenkarnasyon durumunda deneyimleriz. Eger o nihai RUH ESINIZI  kendi disinizda ariyorsaniz hicbir zaman bulamazsiniz., cunku orada degildir. Aynen Tanrinin orada olmadigi gibi. Tanri icin disariya bakmayin. Tanri icin buraya bakin, kendi ozunuze bakin. Yasayabileceginiz en buyuk aski yasayin ..........KENDINIZLE.....Iste o zaman bunun icinden her seyi sevebilirsiniz.  
 
Sizlerin cehennem dediginiz yere inis yaptim ve bu cok sasirtici oldu. Seytan veya kotuyu goremedim. Benim yaptigim inis daha ziyade cehalet ve bilmemekten kaynaklanan insanlarin alisilmis izdiraplari idi. Iste o izdirap verici bir varlik olarak gorulur. Fakat benim cevremdeki milyonlarca insanin her birinin hazir kucuk bir isik yildizi var. Fakat kendi uzuntuleri, travmalari ve izdiraplari ile o kadar tukenmisler ki sanki kimse buna onem vermiyor. Sonsuz gibi gelen bir sure sonra o isigi bir cocugun anne/babasini cagirmasi gibi yardima cagirdim. O zaman isik acildi ve beni tum korkular ve acilardan izole eden bir tunel bana dogru geldi ve beni sardi. Iste gercekte cehennem bu.
 
Bizim yapmayi ogrenmekte oldugumuz ve ogrenmemiz gereken sey, el ele tutusup bir araya gelmek. Cehennemin kapilari artik aciktir. El ele tutusup, birlesip hep birlikte yuruyerek cehennemden cikacagiz.
 
Isik yuce altin bir melege donusup bana geldi . Ona “ SEN OLUM MELEGIMISIN  ?“  dedim. O ise bana gosterdi ki o benim ruh ustum, benim yuksek benlik matriksim, bizlerin super tarihi parcamizdir. Sonra isiga alindim.
 
Yakinda bilimimiz ruhu kavrayabilecek. Bu cok muthis olmaz mi? Bizler ruhsal enerji ve suptil enerjiyi cihazlarla gorecegiz. Fizikciler atom carpistiricilar ile atomlarin icinde ne oldugunu anlamak icin atomlari carpistiriyorlar. Onlar quarklara ve cekime kadar ulastilar. Bir gun onlari bir arada tutan o kucuk seye ulasacaklar ve iste o zaman ona Tanri demek zorunda kalacaklar. Atom carpistiricilarla sadece onlarin icinde olani gormuyorlar, parcaciklar olusturuyorlar. Tanriya sukurler olsun ki bunlarin hayati cok kisa oluyor; milisaniye veya mikrosaniye kadar. Artik farkina variyoruz bizler de yaratabiliriz. Her zaman icin gordum ve farkina vardim ki hepimiz bir tum bilgi noktasindan gecer ve kendi benzerini yaratmaya baslariz, bir sonraki seviyeyi. Biz arastirmamiz esnasinda iste bu yaratma gucune sahibiz. Iste bu Tanrinin bizim icimizden kendini genisletmesidir.
 
Geriye donusumden beri isigi kendiligimden deneyimleyebiliyoru m ve istedigim zaman meditasyon yaparak boslugun icine nasil girilebilecegini de ogrendim. Hepiniz bunu yapabilirsiniz. Bunu yapabilmek icin olmeniz gerekmiyor. Bu sizin donaniminiz icinde var, hali hazirda bunun icin kablolanmis durumdasiniz.
 
Vucut varolan en muhtesem isik varliktir. Bu vucut inanilmaz bir isik evrenidir. Ruh bizi bu vucudu eritip yok etmemiz icin zorlamiyor. Olan bu degildir . Tanri olmaya ugrasmaktan vaz gecin, Tanri siz oluyor; burada.
Akil evrende kosan bir cocuk gibidir. Dunyayi kendi yarattigini sanip surekli bir seyler talep ediyor. Ben akla sordum
-         “Annenin bu isle ne ilgisi var ?”
Iste bu bir sonraki ruhsal farkindalik seviyesidir. Ah evet annem; ve aniden egodan vazgeciyorsunuz cunku anliyorsunuz ki evrendeki tek ruh siz degilsiniz.
Isiga sordugum sorulardan birisi
-         “Cennet nedir ?” idi
-         Buna tum yaratilmis cennetlerde bir gezintiye cikarilarak cevap aldim. Nirvana, Mutlu Av Alanlari, hepsi . Hepsinden gectim. Bunlar bizlerin yarattigi dusunce formu yaratilislar. Bizler aslinda cennete gitmeyiz, bizler yeniden islem goruruz. Fakat her ne yaratti isek orada bir parcamizi birakiriz. Bu gercektir, fakat ruhun butunu bu degildir.
 
Hristiyanlarin cennetini gordum. Bizler bunun cok guzel bir yer oldugu beklentisindeyiz ve tahtin onunde durursunuz, ebediyen tapinarak. Denedim cok sikici. Hepimizin yapacagi bu; cocuk gibi. Kimseyi hayal kirikligina ugratmak istemiyorum. Bazi cennetler cok ilgincti, bazilari ise cok sikici. Cok eski olanlarin daha ilginc oldugunu gordum, ornegin Amerikan yerlilerinin MUTLU AV ALANLARI. Misirlilarinki harikaydi. Bu boyle surup gider.
 
Bunlardan bir hayli var. Sayet belirli bir dinin Tanrisina inanan bir grup ruhuna ait degilseniz bunlarin her birinde sizin kendi yorumunuz olan bir  kendini tekrar eden desen var.Yine de her biri biraz farklidir. Bu orada biraktiginiz parcanizdir. OLUM HAYAT ILE ILGILIDIR , CENNET ILE ILGILI DEGIL.
Tanriya sordum
-         “ Dunyada var olan en iyi din hangisi? Hangisi dogru ? “
Tanri kati buyuk bir sevgiyle dedi ki
-         “ ILGILENMIYORUM “
Bu inanilmaz bir incelik.  Manasi ise su, ilgilenen varliklar bizleriz.
Yildizlari en yuksek Tanri kati bize diyor ki “Sizin hangi dine ait oldugunuz bizim icin onemli degil”
 
Bunlar gelir ve gider, Budizm ebediyen burada degil, katoliklik de ebediyen burada degil ve bunlarin hepside her gecen gun daha fazla aydinlanmakta. Simdi butun sistemlere daha fazla isik geliyor. Ruhsallikta buyuk bir reform olacak aynen protestan reformu gibi. Bu konuda bircok insan kavga edecek, bir din digerine karsi; hepsi de sadece kendisinin dogru olduguna inanarak.
 
Herkes kendisinin Tanrinin sahibi oldugunu saniyor, felsefeler de dinler de ama ozellikle dinler cunku bunlar felsefeleri etrafinda buyuk bir organizasyon olusturdular. Tanri kati “ilgilenmiyorum “ der demez anladim ki bununla bizim ilgilenmemiz gerek. Bu cok onemli, cunku bizler ilgili varliklariz. Bu bizi etkiliyor iste bu nedenle onemli. Elinizde olan ruhsal bir enerji denklemi. En ust Tanri kati sizin hristiyan, budist veya herhangi bir baska bir dinden olmanizla ilgilenmiyor. Bunlarin hepsi butunun ciceklenen cehreleri. Umarim butun dinler bunu farkeder ve digerlerine saygi duyar. Bu her dinin sonu degil ama bizler hep ayni Tanridan bahsediyoruz. Tanri yasiyor ve yasamaya firsat veriyor. Hepsinin farkli bir gorusu var. Ve hepsi de esas resme katkida bulunuyor, onemli olan da bu.
 
Oteki tarafa toksik atiklar, nukleer fuzeler, nufus patlamasi ve yagmur ormanlari ile ilgili korkular ile gittim. Tek tek butun problemleri severek geri dondum. Nukleer atiklari seviyorum. Mantar bulutu seviyorum; bu kendimizi gosterdigimiz en kutsal mandala icin bir prototip. O aniden bizi dunyadaki tum dinlerden ve felsefelerden cok daha fazla bir araya getirdi, yeni bir bilinclilik seviyesine. Gezegeni 50 kez hatta 500 kez ucurabilecegimizi bilmekteyken, belki en sonunda artik burada hep birlikte oldugumuzu farkettik. Onlar bunu bize devretmek icin bir sure daha bazi bombalari devre disi birakmaya devam etmeli. Daha sonra artik buna ihtiyacimiz yok” demeye baslariz.
 
Simdi biz her zamankinden daha emniyetli bir dunyadayiz ve daha da emniyetli olacak. Iste bu nedenle toksik atiklari severek dondum, cunku bizi bir araya getirdi.Bu seyler cok buyuk. Peter Russel in soyleyecegi gibi, bu problemler artik ruh boyutunda. Acaba bizim ruh boyutunda bir cevabimiz var mi?  EVET
 
Yagmur ormanlarinin yok olmasi yavaslayacak, ve elli yil icerisinde gezegende her zamankinden daha cok agac olacak. Eger ekoloji ile ilgili iseniz devam edin sizler farkinda olmaya baslayan sistemin bir parcasisiniz. Butun isteginiz ile devam edin fakat kesinlikle strese girmeyin bu daha buyuk bir seyin parcasi.
 
Dunya kendini ehlilestirme isleminde, bir daha hicbir zaman eskisi gibi vahsi bir yer olmayacak. Doganin serpilip gelisecegi kaynaklar ve vahsi buyuk alanlar olacak. Nufus artisi bilinc sicramasi icin gereken optimum rakama cok yaklasti. Bu nufus sicramasi politika, para ve enerjiyi degistirecek.
 
Ruya gordugumuzde ne oluyor? Bizler cok boyutlu varliklariz. Buna berrak ( lusid ) ruyalarla ulasabiliriz. aslinda bu evren Tanrinin bir ruyasi. Gordum ki biz insanlar kendisi de bir benek olan galaksimizin bir benegi olan dunyamizda bir benegiz. Disarida dev sistemler var ve biz ortalama bir sistemiz. Fakat insanlar simdiden bilinc kozmosunda efsanelestiler. Dunya/Gaia nin kucucuk insanlari efsanelesti. Bizi efsanelestiren nedenlerden birisi ruya gormemizdir. Bizler aslinda efsanevi ruyacilariz. Aslinda butun kozmos hayatin manasini arastiriyor, tam olarak ne oldugunu. Ve tum zamanlarin en iyi cevabi kucuk ruyacidan geldi. Bizler ruyasini gorduk. Bu nedenle ruyalar cok onemli.
 
Oldukten sonra ve geri gelince hayat ve olume gercekten saygi duydum. DNA deneylerimizde belki de cok buyuk bir gize kapi aciyoruz. Yakinda bu vucutta istedigimiz kadar yasayabilme becerisine sahip olacagiz. 150 yil kadar yasadiktan sonra kanal degistirmek isteyecek bir sezgisel ruh duyusu olacak. Ayni vucutta sonsuza kadar yasamak reenkarnasyon kadar yaratici degil, bu icinde oldugumuz fantastik enerji vorteksi icindeki enerji donusumu. Bizler aslinda yasam ve olumdeki bilgeligi gorecegiz ve bundan zevk alacagiz.
 
Simdi oldugu gibi biz zaten her zaman canli olduk. Bu icinde oldugunuz vucut her zaman canli oldu. Bu hic bitmeyen bir hayat irmagindan gelip Buyuk Patlama ve otesine kadar gider. Bu vucut yogun ve ince enerji icerisinde bir sonraki yasama hayat verir. Bu vucut hali hazirda ebediyen canli
 
BIZLER BIRLESIP EL ELE TUTARAK HEP BIRLIKTE CEHENNEMDEN DISARI YURUYECEGIZ.
Mellen Thomas Benedict
 
 
 
 
Ceviren : Ismail Ziya  
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 



{ Önceki Sayfa } { Page 30 of 35 } { Sonraki Sayfa }

Hakkımda

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Fotoğraf Albümüm

Linkler

DKB
Bilgi Kitabı
Onlar
Osho

Kategoriler


Son Yazılar

Gerçek - maharaj
Enerjinizi canlandırmak ve Dengelemek
Affetmek
Zihin
Hara
Yaradılış -- Edgar Cayce
Ramtha affirmations
17 saniye
Ramtha Nefes Teknigi (Bilinc & Enerji)
Kapalı Zihin
Bilmenin Bilimi
Kozmik bir senfoni . . 3
Kozmik bir senfoni . . 2
Komizk bir senfoni . . 1
Abraham'dan
Aydınlanma çok bireysel bir şarkıdır
Lao Tzu
Rüyaların Psikolojisi
7 Beden
suçluluk
Öfke 2
bağımlılık yaratan bir enerji . . . sorunlarım var
Hatırlatma
Kozmosun Kardeşliği Adına
Mesnevi, cilt 3-4, s. 94
Buda Zorba
Kızgınlığın Psikolojisi-ÖFKE
Esrarengiz Üçüncü Göz İlmi 2
Esrarengiz Üçüncü Göz İlmi 1
Ölümden Dönme Deneyimi
Kaosun muhteşem düzeni Varoluş
osho .. foton kuşağı
Krishnamurti aydınlanması
Osho'nun aydınlandığı AN
Olayın Özü

Arkadaşlarım onursargin

batak oyna