godisnowhere | |
kalbimdeki o şeysertsin bir defa bir yandan da bana gül yapraklarını hatırlatıyorsun katman katman açılan gül yaprakları ve zerafet geliyor hemen ardından aklıma gül yaprağının tenle teması pudralı gibi sanki yüzeyi, rengi ise kesinlikle pembe bu son cümleyi biraz hızlı yazdım sanki renkte bir değişiklik olacakmış gibi ve ben elbette pembeden başka rengi kabul edemem renk pembe olmalı -evet ben de mükemmel olmalıyım
gül yaprakları kat kat açılıyor fakat yaprakların neden sonu gelmiyor
tüm dikkatim birden parmak uçlarıma gidiyor sadece gözlerimle ve düşüncelerimle değil parmaklarımla da parmak uçlarıma odaklanıyorum
hemen üzerimdekileri çıkarıyorum mont ve atkıyla sıcacığım ama capcanlı değilim bazen güven hissi yerine insan kıpır kıpır güvensizliği tercih edebiliyor daha değişik bir haz veriyor, güvensizliğin kollarına atılmak gerçekten böyle mi acaba?
nerde kalmıştık diye soruyorum kendime, kalbimdeki o şeye onu bir şekilde ifade etmeli, mantık çerçevesine oturtmalı ve içimden atmalıyım kurtulmalıyım ondan bir şekilde bugüne kadar her konuya öyle yaklaşmadım mı gelişim kelimesi bile ben de bir aceleciliktir biran önce arkamda bırakmalıyım şükran konusu ise her zaman öyle hissedilmese de başlangıçta öyle bir amaçla başladı hmmm kendimize karşı dürüst oluyoruz tamam ama bazen düşünmüyor değilim şu anda bunu biliyorum ve bunu yapıyorum! bu kadar! birazcık da kendimizi sevsek ya tamam, peki
kalbimdeki gül yapraklarına geri dönüyorum fakat artık onlar biraz önceki gibi çok yumuşak değiller bir dakika, hala öyleler gibi ne diyeceğimi bilemiyorum gül yaprakları değiller ama ben onları öyle görmek istiyorum çünkü ben gerçeklerle yüzleşmekten korkan ve mükemmeliyetçi bir kişiyim ya da illaki de bir soruna sahip olmalıyım şeklinde yola çıkan işsiz güçsüz bir boş işler müdürü
sol elimi hafifçe kaldırıyorum sanki bir çocuğu korkutmaya çalışıyormuş gibiyim bir anne gibi içinden nasıl gelirse çocuklarına öyle davranan bir anne dövülmenin nedeni çocuğun kendisidir çünkü yanlış bir şey yapmıştır ve dövülmelidir o haketmiştir anneyi niçin kızdırıyordur ki bir zaman sonra çocuk buradaki eşitsizliği farkeder ve ben sana neden vuramıyorum anne de sen bana vurabiliyorsun dediğinde al sen de vur şeklinde yanağını uzatmakta fakat çocuk bunu gayet samimiyetsiz bulmakta ve aklına şunlar gelmektedir: annem artık yaşlandı ve içinde büyük ihtimalle yalnız kalma korkuları başladı ve şimdi çocuklarını kendinden uzaklaştırmamak için de her türlü cvık cıvık "sevgi" ilişisini sergilemeye hazır
çocuk bir yandan da bir an önce bu düşüncelerden ve hislerden kurtulma peşindedir çünkü artık bıkmıştır, bıkmıştır, bıkmıştır ama bu dediklerini sakın annesi duymasın kendisini yine suçlu hisseder
tam burada başka bir endişe araya giriyor ama onu artık hatırlayamıyor evet endişe bir cümleden, diğer bir cümleye geçiş sırasında o aralıkta kayboluverdi tabi bunda çocuğun "yazdıklarım ne kadar olmuş" şeklinde bir düşünce eşliğinde sayfanın yukarısına çıkıp bir gözatma eylemi de etkili bu sırada uçtu gitti endişe bu yazı da burda bitti o zaman { Önceki Sayfa } { Page 1 of 1210 } { Sonraki Sayfa } |
HakkımdaProfilim Arşiv Arkadaşlarım Fotoğraf Albümüm LinklerDKBBilgi Kitabı Onlar Osho KategorilerSon YazılarGerçek - maharajEnerjinizi canlandırmak ve Dengelemek Affetmek Zihin Hara Yaradılış -- Edgar Cayce Ramtha affirmations 17 saniye Ramtha Nefes Teknigi (Bilinc & Enerji) Kapalı Zihin Bilmenin Bilimi Kozmik bir senfoni . . 3 Kozmik bir senfoni . . 2 Komizk bir senfoni . . 1 Abraham'dan Aydınlanma çok bireysel bir şarkıdır Lao Tzu Rüyaların Psikolojisi 7 Beden suçluluk Öfke 2 bağımlılık yaratan bir enerji . . . sorunlarım var Hatırlatma Kozmosun Kardeşliği Adına Mesnevi, cilt 3-4, s. 94 Buda Zorba Kızgınlığın Psikolojisi-ÖFKE Esrarengiz Üçüncü Göz İlmi 2 Esrarengiz Üçüncü Göz İlmi 1 Ölümden Dönme Deneyimi Kaosun muhteşem düzeni Varoluş osho .. foton kuşağı Krishnamurti aydınlanması Osho'nun aydınlandığı AN Olayın Özü Arkadaşlarım onursargin |