|
baktım karşıdan telaşla geliyor. Daha dün benim mutlu haberimi almış
soğuk bir kutlamayla geçiştirip hamileliğin nasıl zor birşey olduğunu ayak üstü anlatmıştı. kilolar, bulantılar, yorgunluklar. ben yinede kadıncağızın mahvolmuşluk duygusunu anlayabiliyordum. aramızdaki denge bozulmuştu... hatta ben ikiz farkıyla ondan öndeydim.
baktım yine bir telaşla bana doğru geliyor. kendince mıncıklayacak beynimi. ah! bir şikayet eden bakış yakalasa, öyle rahatlayacak ki. ben yaşadığı her yeni şeyi heyecanla karşılayan bir çocuk gibi neşeliyim nedense.
bir an sesini alçalttı, gözümün içine hüzünlü, hüzünlü baktı.aman dedim ne söyleyebilir? yemek tarifi yada dedikodu geliyor... ‘güzelliğin gitti’,dedi.
o an hiç değişik tepki veremediğimi yüzünden anladım. hayal kırıklığına uğramıştı.
çünkü ben hala gülümsüyordum. güzellik bahane, kadın mutluluğumu çalmak istiyordu. sarıldım sıkı sıkı, kilolarıma sarıldım, şişen burnuma sarıldım, boyayamadığım saçlarıma sarıldım. ben hamile kalmayı çok istedim...
bu ilk değildi daha başkaları da vardı vede olacaktı...''Doktorun kilolarına ne diyor? daha kilo alacakmısın? senin durumun enterasan ( ikiz), nasıl bakacaksın?'' en komiği bunları hemcinsim olan kadınlardan duyuyorsun. erkekler daha anlamadı neler olduğunu.söylemek lazım...Unutmadan şimdiden iş yerindeki pozisyonuma gözdikenler bile var. belli etmemeye çalışıyorlar...
bu yazımın sonunu böyle bırakmak istiyorum...ne demek istediğim zaten açık değilmi? |