DELİORMANLI 

HOŞGELDİNİZ(Welcome)

01:10, 7/10/2008  ..  0 yorum  ..  Link

 

          



Bu vatan bizimdir,bizim kalacaktır...


         Bizim en büyük karakterimiz "dost" olmaktır.Kendimize dost, Yaradan 'a dost, yaradılana dost, hakka-hakikate dost.Dostluk sevgi ile, muhabbetle başlar, yine bunlarla serpilir büyür. Bu sevginin kaynağında ise en büyük sevgi, Alemlerin Rabbi 'ne sevgi vardır.

Biz çağlar boyu bu sevgiyi ispat etmiş, bu sevgiyi yaşamış ve yaymıştık.Ya şimdi ?

Sevgi ispat ister. İspat edilmeyen sevgi laftan öteye geçmez. Sevginin ispatı hayata yansıması, kuşatması iledir. Bunun için Rabbimiz şöyle buyurmuştur : "De ki: Eğer Allah 'ı seviyorsanız, bana uyunuz. Böylece Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın..." (Âl-i İmran,31) İşte her şeyin sahibi sevginin ispatını istiyor. O'nun dostluğunu, affını kazanmak istiyorsak, Efendimiz s.a.v.'in rehberlik ettiği bir hayatı yaşamaya çalışacağız. Ve o zaman "biz" olacağız. O zaman dost olacak, dost kalacağız. Ve o zaman, insanoğlunun ulaşabileceği en büyük nimete, Cenab-ı Mevlâmız'ın sevgisine, affına mazhar olacağız.
Sevginin ispatı demiştik. Kardeşlerimize sevgimizin de ispatı gerekir. Dostum dediğimiz, arkadaşım diye sarıldığımız insanlara olan sevgimizin...
Sahi, içimizden biri hastalandığında ne yapıyoruz? Düğününde neredeyiz?Cenazesinde? O sıkıntılar içinde kıvranırken biz neredeyiz? Desteğimiz nerede, kimlere? Evine en son ne zaman gitmiştik?
Kendimiz olabilmek, kendimiz kalabilmek bu soruların cevaplarında saklı.
Biz "denge" kavramını hayatına nakşetmiş insanlarız. (Ya da öyleydik de şimdi değilmiyiz?) Ne cimrilik, ne savurganlık... Ne korkaklık, ne cüretkârlık... Ne ataklık, ne atalet... Ne hırs, ne boşvermişlik... Ne kibir, ne eziklik... Biz "vasat"; orta yolda giden, itidal içinde yaşayan bir milletiz.
Peki hayattan, insanlardan beklentilerimizde de itidali miyiz?
Bize hayat ilkemizi rehberimiz Peygamberimiz öğretti : "Müslüman, dilinden ve elinden müslümanların zarar görmediği kimsedir..." (Buharî, Müslim) Sahi hâlâ böylemiyiz?
Dostlarımız, çevremizdeki insanlar, yüzümüze baktıklarında tebessümümüzle rahatlıyor mu hâlâ ? Yoksa yüzlerimizde dünya ehlinin alemi fesada götüren tatminsizliğinden bir gölge mi bulaşmış?
Rasul-i Ekrem s.a.v. "Din kardeşini güler yüzle karşılamak gibi bir iyiliği bile sakın küçük görme!"(Müslim) buyruğundaki tebessümün değerini biliyoruz değilmi? Güzel söz hâlâ sadaka değerinde, değil mi?
Biz, Sevgililer Sevgilisi s.a.v. 'in öğrettiği kardeşlik hukukuna riayet ettiğimiz ölçüde kendimiz olacağız, kendimiz kalacağız.
O hukuku hayatımızdan çıkardığımız gün ise, yaşadığımız zillete kendimiz de şaşıracağız.
VE AYNAYA BAKTIĞIMIZDA KENDİMİZİ TANIYAMAYACAĞIZ...


                    Sayın misafirim:Ben 58 yaşındayım. Türk siyasi tarihini 1965 yılından beri takip eden bir kişi olarak ,emin olun ülkemizi bu güne kadar iktidara gelen siyasi iradelerin,muhalefette doğruyu,iktidarda tam tersini yaptıklarını gördüm ve yaşadım.Vatanımızı parçalamaya,bağımsızlığımızı yok etmeye hangi siyasi ad altında olursa olsun,karşı çıkmayı kendime en büyük görev edindim.Vatan ve millet sevgisi kurşunlar karşısında belliolur.Bu gün ülkemizin dış ve iç güvenliğini sağlayan SİLAHLI KUVVETLER ve EMNİYET TEŞKİLATINA Allah(cc) yardımcı olması için dua etmekteyim.Genç kardeşlerim tarafsız yakın tarihimizi dikkatlice incelemeliler ve sonuçlarını sağduyularıyla değerlendirmelerini öneririm.Meydanlarda vatan millet nutukları atanlar,iktidara gelince ülkemizi dış güçlere adeta peşkeş çekmişlerdir.Şu an bakın Türkiye'nin haline,ekonomisi 400 milyar dolar borç altında,dış politikası Avrupa Birliğine bırakılmış,bağımsızlığı tehtid altında,ülkemiz parçalanmanın eşiğine getirilmiş durumda.Kendisini demokrat ve özgürlükçü sayan ,sözüm ona ülkemizi pazarlamayı kendine şiar edinenler,bir zamanlar ülkemizi işgal edip parselleyen (haydutlar birliğini)bu millete medeniyet projesi olarak yutturmaya çalışmışlardır ve hala yutturmaya bütün siyasi partiler yarış ediyorlar.Son yıllarda Türkiye'nin olmassa olmazı olarak gösterilenen ekonomide ( özelleştirmeyi)biraz geriye götürüp,günümüze gelmek istiyorum.Osmanlı devleti bilhassa Sultan Abdülmecıt devrinde küçümsenmeyecek seviyede ciddi bir sanayileşme programı uygulamıştır.Osmanlı'nın sanayileşme gayretleri 2 merhaledir.Birincisi 1839 yılıyla Kırım savaşının başladığı yıllar arasındaki devreki;devlet eliyle yapılan yatırımların ağırlıkta olduğu fabrikalaşma hareketidir.İkincisi Kırım savaşı sonrası ve bilhassa Abdülaziz devriki;bilgi ve tecrübe eksikliği,kötü idare,avrupa malları ile rekabet edememe,sanayileşme hareketi ve Kırım savaşının getirdiği yük gibi tecrübelerden sonra,devletçi sanayileşmenin terkedildiği,daha ziyade özel teşebbüsün(gayri milli unsurların)teşvik edildiği devre.Osmanlı'dan sonra ülkemizde önce devlet eliyle kalkınma,şimdide batılı güçlerin ve onların ayarlı yerli işbirlikçilerinin özelleştirme çabaları.Bu haydutlar birliği bu tezgahı OSMANLI'nın son zamanında uyguladılar ve Osmanlı'yı bitirdiler.Aynı özelleştirme tezgahını Avrupa birliğine giriş şartı koyup,Türkiye cumhuriyeti'ni bitirmek istiyorlar.Bu şanlı TÜRK milleti 2inci defa hata yapmamalıdır.Bu (haydutlar birliği)Osmanlı'nın sonunu özelleştirme teraneleriyle getirdiği gibi Türkiye'nin sonunu getiremiyeceklerdir.Bölgesinde ve dünyada en güçlü devletin,bizim devletimizin olacağına bütün kalbimle inanıyorum.Yüce ATATÜRK'ünde belirttiği gibi ülkemizi muasır milletler seviyesi üzerine çıkartmak bizlerin en temel görevi olmalıdır..Saygılarımla..
DELİORMANLI...


TARİHE SIĞMAYAN DESTAN ÇANAKKALE GEÇİLMEZ FİLMİ

 

Yukarıdaki Resmi Tıklayarak Filmi İzleyebilirsiniz

Klipklak,izleyiniz
YENİ DUNYA DUZENI
Milli Ekonomi
ÖZLÜ SÖZLER
BENİM SİTEM:www.mehmettunabas.tr.com.tr

KÜRESEL ISINMAYI LİVE CAMDAN İZLEYİNİZ.
The worst and the most feared is happening. The North Pole is melting with an alarming rate. It is worst than first predicted.

See this with livecam here


RESİMLERLE DÜNYA TURU(Tıklayın)

DELİORMANLI...



BATININ DA KURTULUŞU MİLLİ EKONOMİ MODELİ'NDE

01:05, 7/10/2008  ..  0 yorum  ..  Link

 

 

 

..

                               ''BIZ TÜRK MİLLETİYİZ''

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, İstanbul Sultanbeyli’de, sadece Türkiye’nin değil aynı zamanda Batının da kurtuluşunun Milli Ekonomi Modeli’nde olduğunu söyledi.

Ramazanın başından itibaren her gün bir ilde düzenlenen iftara katılan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr Haydar Baş, ikinci kez İstanbul’daydı. Daha önce Çatalca’da vatandaşlarla oruç açan BTP Genel Başkanı, bu kez İstanbul’un Anadolu yakasının hızla gelişen ‘problemlerle yüklü’ ilçesi Sultanbeyli’de vatandaşlarla biraraya geldi. Düzenlenen iftar programına BTP Genel Başkanı parti kurmaylarıyla katıldı. Çok sayıda vatandaşın katıldığı programda ilk sözü BTP kurmay heyetinde yer alan akademisyenler aldı.

Bu sofralar nadir

BTP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ata Selçuk, böyle iftar sofralarının artık nadir hale geldiğini dile getirerek, “Herkes bir papaz bulup, ona dua ettiriyor. Herkes papazı buluyor. Papazı bulanlar devleti düşünecek değil. Bunun neticesinde topraklarımız satılıyor, kanunlarımız Avrupa tarafından dikte ettiriliyor” dedi.

Prof. Dr. Ömer Saraçoğlu da, yapılan özelleştirmelere dikkat çekerek, “Aslında yapılanlar özelleştirme değil, yabancılaştırmadır. Memlekete gelir sağlayan kamu kurumları yabancılara peşkeş çekilmiştir” diye konuştu.

Gerçek reçete yazılmıştır

Prof. Dr. Metin Tulgar da, “elektriğe, doğalgaza zam, işçiye, memura zam yok” dedi. Toplumun bu kesimlerine zem yapılması halinde ekonominin batacağını savunanlar olduğunu hatırlatan Tulgar, gerçek reçetenin Prof. Dr. Haydar Baş tarafından yazıldığını vurguladı. Tulgar “Bu reçeteye uymak lazım, aksi takdirde hastalık düzelmez” dedi.

İşi ehline vermek lazım

Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu da, mevcut iktidarın ülkenin sorunlarını çözemediğine işaret ederek, “Şimdi Başbakana sesleniyorum. Bu millet size en üst makamlara taşıdı. Ancak meseleleri çözemediniz. Siz gerçekten samimi iseniz yapacak tek bir şey kalmıştır. İşi yapana, ehline teslim etmeniz lazım. Bu da bir hizmettir. Buyur Hocam gel demeniz lazım” dedi.

“Sizin partiniz BTP’dir”

Akademisyenlerin ardından kürsüye BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar baş geldi. Konuşmasında Milli Ekonomi Modeli’ni ve modelde yer alan Sosyal Devlet projelerini tek tek anlatan Prof. Dr. Haydar Baş “Sizin partiniz çözüm partisi olan BTP’dir” diye konuştu.

BTP Genel Başkanı, “Bu Sultanbeyli’de oturan annelerim, kızlarım, gelinlerim: sizin bir tane partiniz var. O da BTP’dir. Niye? Size maaşı verecek olan kim? BTP’dir.”

Sürekli büyüme şart

Sürekli büyüme sağlanmaz ise ekonomi durağanlaşır, bunun sonu ise çöküştür” diyen BTP Genel Başkanı, dünya piyasalarındaki krizin nedeni olarak da bunu gösterdi. Bu kanunun sonucu olarak bütün Batının batmasının kaçınılmaz olduğuna işaret eden Prof. Dr. Baş, “Kimsenin kuşkusu olmasın. Hollandalı bilimadamının dediği gibi Batının da kurtuluşu Milli Ekonomi Modeli’ndedir. Bunun dışında çözümleri mümkün değil” dedi. 

http://www.btp.org.tr/index.php?sayfa=icsayfa&sirano=1556
TUNALIM



BTP'NİN MUMU HİÇ SÖNMEYECEK

08:23, 3/10/2008  ..  0 yorum  ..  Link

 

Başkent Ankara’da vatandaşlarla bir iftar yemeğinde buluşan Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Benim mumum kıyamete kadar yanacak” dedi.

BTP Afşar’a fabrika kuracak

Ramazan ayını yurt turu yaparak geçiren Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın Başkent Ankara’da partisince düzenlenen iftar yemeğinde vatandaşlarla buluştu. BTP Genel Başkanı Ankara’nın Bala ilçesine bağlı Afşar beldesinde partisinin belediye başkan adayı İbrahim Güzel’le birlikte BTP teşkilat binasının açılışını yaptı. Prof. Dr. Haydar Baş’ın konuşmasından önce BTP kurmayları söz aldı. Gazi Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Arslanoğlu, ekonomist Selim Kotil ve enerji uzmanı Fuat Şengül’ün konuşmalarının ardından BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş vatandaşlara hitap etti. “Biz projelerimizin tamamını yapacağız. Bunların hepsinin kaynağı vardır. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar, ama benim mumum kıyamete kadar yanacak. Bundan kuşkunuz olmasın” diyen BTP Genel Başkanı, Milli Ekonomi Modeli’nin ulusal düzeyde olduğu gibi yerel kalkınmada da çok önemli açılımlar getirdiğini söyledi ve “Avşar’da bir süt ürünleri fabrikası, yani ayranı, yoğurdu ve peyniri yapan bir fabrika yapacağım” dedi.

Kaynaklara kör ve sağırlar

Milli Ekonomi Modeli’nde yer alan vatandaşlık maaşı, ev hanımlarına maaş ve doğum ikramiyesi gibi sosyal devlet projelerini anlatan Prof. Dr. Haydar Baş, kaynak soranlara değerinin kat kat altında bir fiyata yabancılara satılan Çayeli Bakır İşletmelerini ve Gümüşhane’deki maden yataklarını hatırlatarak cevap verdi. Prof. Dr. Baş şunları söyledi: “Sadece bu iki kaynak memleketimizi yüzlerce sene bakar. Daha? Dünyadaki bor madenlerinin yüzde 70’i Türkiye’de çıkıyor. Toryum ve bütün madenler hakeza öyle. Altın madeninde biz dünya’da ikinci büyük rezerve sahibiz. Senin gözün körse kulağın sağırsa ben ne yapayım?”

ABD parası piyasamıza hâkim

Türkiye’nin sahip olduğu kaynakların çok zengin olduğuna işaret eden Prof. Dr. Haydar Baş, ekonomisi iflas etmiş olan Amerikan’ın parasının Türkiye’nin her tarafında geçerli olmasının yanlışlığına dikkatleri çekti. Prof. Dr. Baş şunları söyledi: “Düşünebiliyor musunuz?

Türkiye’nin neresine giderseniz gidin, iflas etmiş ABD’nin doları orada geçerli. Ya böyle para politikası mı olur kardeşim? Bir milletin milli parası dururken onun parasının dolaşacağı piyasaya eğer bir başka para girerse senin paran o piyasadan çıkar. Senin o paranda daha değer kalır mı söyler misiniz bana?”


"Türk milleti refah ve mutluluğa ulaşacaktır"

İftar yemeğinde konuşmacı olarak yer alan Gazi Üniversitesinden Prof. Dr. İbrahim Arslanoğlu “30 yıllık hocayım ve Türkiye’deki gelişmeleri yakından takip ediyorum ve Türkiye’nin iyiye gitmediğini üzüntüyle görüyorum. Bazen ümitsizliğe düşüyorum. Ama Sayın Prof. Dr. Haydar Baş’ı tanıdıktan sonra ve Milli Ekonomi Modeli adlı eserini okuduktan sonra bu ümitsizliğim tamamen ümide dönüşmüştür. İnanıyorum ki, Türkiye’de bu proje bir gün uygulanacak ve Türk milleti refah ve mutluluğa ulaşacaktır”...
                               BU MİLLETİN ÜMİDİ BENİM

“Artık partizanlığı terk edip BTP’yle beraber olunmalıdır” diyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Tarım kesiminin de orman köylüsünün de tek ümidi benim” dedi.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr Haydar Baş Ramazan ayı başında çıktığı yurt turunu Bilecik’le sürdürdü. Bilecik’te verilen iftara vatandaşların ilgisi yine yoğun oldu. İftarın ardından Prof. Dr. Haydar Baş konuşmaya başlamadan önce BTP kurmayları vatandaşlara hitap etti. Bursa’nın BTP’li Ovakaça Belediye Başkanı Ali Garaçoğlu, Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Palamut, Gaziantep Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu ve BTP Genel Başkan Yardımcısı Op. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi vatandaşlara hitap etti. İftara katılan vatandaşların coşkusuyla şenlik havasında devam eden iftarda son konuşmayı her zaman olduğu gibi BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş yaptı. Prof. Dr. Baş sözlerine, “Ramazanın birinci gününden itibaren Anadolu’yu dolaşıyorum. Çoluk çocuğumla evimde bir akşam iftar etmek nasip oldu. Bu akşam sizlerin arasındayım ve çok mutluyum” diyerek başladı.

Yalana ve dolana teslim olundu

Yurdu il il baştan sona geziyorum vatandaşın hali içler acısı diyen BTP Genel Başkanı Bileciklilere bir vatandaşla arasında geçen diyalogu anlattı. Prof. Dr. Baş şunları söyledi: “
Bir vatandaşa soruyorum. Haliniz nasıl, diyorum? Hocam, ‘sorma’ diyor.. Bittik, diyor. Dedim ki, kusura bakma ama size has oldu. Ben size demedim mi, bu işi bunlar bilmez, bunlar anlamaz bu işten. Siz bu işin üstadını terk ettiniz. Gittiniz şu adamların yalanına dolanına teslim oldunuz. Kalktı, ‘özür dilerim’ dedi. ‘Hocam çok doğru söylüyorsunuz. Ama demek ki biz de kafayı taşa vurmamız lazımmış ki ayıkalım. Şimdi ayıktık’ dedi.”

Türkiye’de tarım kesiminden sanayicisine, işçisinden memuruna her kesimin kan ağladığını söyleyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş vatandaşlara, ‘yaptırmazlar ve kazanamaz fitnesine kanmayın bir olalım’ çağrısında bulundu. BTP Genel Başkanı şöyle konuştu:

Tarım kesiminin ümidi benim. Orman köylüsünün ümidi benim. Bu milleti ben kalkındıracağım. Bu milleti kâinatın doruk noktasına çıkartacağım. Hiç kimse tereddüt etmesin. Bunun gerçekleşmesi için geçmişteki partizanlığı terk edeceğiz ve hep birlikte BTP’yle beraber olacağız.

Bu model Türkiye’nin kurtuluşu

BTP’nin Bilecik’teki iftarına katılan Uludağ Üniversitesinden Prof. Dr. Mehmet Palamut, “Sayın Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli’nin okuduktan sonra gördüm ki, bu model Türkiye’nin kurtuluşudur” dedi.

MEM’i biz belediyemizde uyguladık

BTP’li Ovaakça Belediye Başkanı Ali Garacoğlu, “Biz beldemizde Milli Devlet–Sosyal Devlet kongresini düzenledikten sonra Milli Ekonomi Modeli’ni uyguladık ve büyük bereketini yaşadık” şeklinde konuştu.
DELİORMANLI...

KAPİTALİZM ÇÖKÜYOR..

08:22, 3/10/2008  ..  0 yorum  ..  Link

 
 

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Aksaray’daki iftar programında ABD’nin sallandığını, kapitalizmin çöktüğünü söyledi. BTP Genel Başkanı, “ Çare Milli Ekonomi Modeli’nde” dedi.

 



Bağımsız Türkiye Partisi(BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Ramazan ayında Türkiye’yi karış karış dolaşmaya devam ediyor. Partisince organize edilen iftar programlarıyla vatandaşların sorunlarını dinleyen ve çözüm önerileri getiren BTP Genel Başkanı, Konya’nın ardından Aksaray’a geçerek, Sultanhanı Beldesi’nde vatandaşlarla oruç açtı. Prof. Dr. Baş, Sultanhanı’nda önce Selçuklu döneminden kalma 13. yüzyılda yapılan tarihi Sultanhanı ziyaret etti.

Kapitalizm çöküyor
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, iftar programında yaptığı konuşmada, ABD’yi kasıp kavuran ekonomik krizi değerlendirdi. BTP Lideri, “ABD sallanıyor, kapitalizm çöküyor” ifadesini kullandı.
Çarenin kendisinin geliştirdiği Milli Ekonomi Modeli olduğuna işaret eden Prof. Dr. Baş, şu tespitlerde bulundu: “Bir Azeri Profesör bana şunları söyledi: Böyle bir eseri ancak Müslüman – Türk evladı yazar. O da Haydar Baş’tır. Bu eser, Müslüman – Türk medeniyetinin mahsulüdür. Ben de kimin eseriyim: İslam – Türk medeniyetinin eseriyim.”

‘Bu modeli siz iktidar edeceksiniz’
Prof. Dr. Baş, vatandaşlara seslenerek, Milli Ekonomi Modeli’ni Türk milletinin iradesinin iktidar edeceğini söyledi. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: “Bunu iktidar edecek olan sizsiniz. Milletimin iradesi Milli Ekonomi Modeli’ni iktidar edecektir. Ben görüş sahibi bir Türk evladıyım. Bu ilmi, bu feraseti, bu gücü sizin ellerinizle birleştirelim; dünyaya meydan okuyalım.”
Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu da değerlendiren BTP Genel Başkanı, şu kritik uyarıyı yaptı: “Memleket gidiyor, vatan gidiyor, topraklarımız ayağımızın altından kayıyor, yeraltı kaynaklarımız talan ediliyor. Allah korusun: 21. asrın esareti, 20. asrın esaretine benzemez. O zaman 5–6 yılda bağımsızlığımıza kavuştuysak, şimdi bu en az 50–60 yıl alır. O zaman çok dikkat etmek zorundayız.”

BTP birliğin adresi
Bağımsız Türkiye Partisi’nin Türkiye’de birliği ve beraberliği temsil ettiğinin altını çizen Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: “BTP iktidarında kurt ile kuzu kardeşçe geçinecektir. Sen ABD, AB talimatlarıyla iş yaparsan, kendi öz evladını bile dağa çıkarırsın.”

DELİORMANLI..

KELDEN MERHEM BEKLENMEZ...

08:21, 3/10/2008  ..  0 yorum  ..  Link

      AKP hükümetinin her bakımdan “siyasi sicili” belli oldu. AKP’nin Türk milletinin hiçbir problemini çözecek bir kabiliyeti olmadığı ortaya çıktı.
Milletimizin yaşadığı son 6–7 yıllık ağır tecrübeden sonra AKP’nin vaziyetini herkes görmeye başladı. Köylü gördü, çiftçi gördü, işçi–memur gördü, esnaf ve işadamları gördü, sanayici ve tüccarlar gördü.
Millet topyekün kan ağlıyor…
AKP yandaşı birkaç rantiyeci dışında, herkes, yoklukla cebelleşiyor.
Fabrikalar kapanıyor, işçiler kapı dışarı ediliyor. Köylü ve çiftçi artık toprağını işlemiyor, ekmiyor, biçmiyor.
Toplumun dar gelirli yüzde 95’lik kesimi ya hacizlerle, ya iflasla yahut faiz ve kredi kartı batağında can çekişiyor.
Ramazan’ın başından beri Anadolu’yu ve Trakya’yı geziyoruz BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş bey ve kurmay kadrosuyla…  Kahramanmaraş’tan Kilise, Gümüşhane’den Samsun’a, Ankara’dan Manisa’ya turluyoruz… Anadolu ve Trakya sanki bir büyük savaştan çıkmış gibi.
Ovalar, bağlar, bahçeler metruk vaziyette.
Güzelim şehirlerin, beldelerin üstüne “işsizlik kasveti” çökmüş karabasan gibi.
İnsanlar, elleri böğürlerinde, umutsuz umutsuz bekleşiyorlar, pineklemişler  kahvehane veya kendi hanelerinin önlerinde.
İş bekliyorlar, aş bekliyorlar… Kısaca BTP Genel Başkanı Haydar Baş’ı bekliyorlar.
Bu sebeple birçok belediye başkanı, BTP’ye katılıyor… Birçoğu katılmak üzere hazırlık yapıyor.
Çünkü projesi ve çözümü olan tek lider Prof. Dr. Baş… Tek parti BTP.
Sadece Türkiye değil;  4 tane uluslar arası Milli Ekonomi Modeli kongrelerinde şahit olduğumuz gibi, 45 ülkeden 350’yi aşkın bilim adamının ağzından tüm dünya,”Bizi ancak Prof. Dr. Baş’ın çözümleri ve modeli kurtarır” diye ilan ediyor. İlan etmekle kalmıyor, ABD’sinden Rusya’sına birçok devlet Prof. Dr. Baş’ın modelinin bazı temel esaslarını uygulamaya koyuyor.
15–20 sene önce Sosyalizm ölmüştü; şimdi de Kapitalizm ve Liberalizm’in kendi evinde öldüğüne şahit oluyoruz.
AKP’nin akıl aldığı Kapitalizmin beşiği ABD ekonomisi batıyor.
AKP’nin himmet beklediği Liberalizmin ocağı AB çöküyor, sallantıda…
AKP’nin körükörüne teslim olduğu IMF, bugüne kadar batıra geldiği 85 ülkeye yenilerinin eklenmesi ve kapitalizmin devlerinin çökmesi sebebiyle kaçacak delik arıyor.
AKP’nin akıl hocaları batıyor.
Sadece AKP’nin değil, kendi çözümleri olmadığı için AB ve IMF gibi ecnebilere paçalarını kaptıran MHP ve CHP’nin de akıl hocaları batıyor.
Bunlar, kelden derman bekliyorlar! Halbuki kelin dermanı olsa kendi başına sürer.
Bugüne kadar işbaşına gelenler ve AKP, çöken ecnebilerden akıl alırken; bu ecnebiler Prof. Dr. Baş’tan kurtuluşun yollarını soruyorlar, onun modelinden bölümler uyguluyorlar.
Türkiye ve dünya ekonomilerinde çözümün tek adresi vardır; o da Prof. Dr. Baş’tır.
AKP hükümeti bu gerçeği göremez; çünkü onların gözleri hakikate kapalı, gerçeklere sağır…
AKP’nin ayıkması mümkün değil…  Bu sebeple iş, milletimize düşüyor.
Milletimiz bu Amerikancı, AB’ci ve IMF’cileri sandığa gömecek; bunları köyüne, kasabasına, hanesine dahi almayacak…  Ardından işi, sahibine, yani 350’yı aşkın bilim adamının, “Bu model değil Türkiye’yi, dünyayı kurtarır” diye deklare ettiği Prof. Dr. Baş’a teslim edecek.
Akılın ve bilimin yolu budur.
Gerisi işsizlik, yokluk, kıtlık ve kaostur. Türkiye’nin böyle bir vaziyete tahammülü yoktur.


M.Emin Koç--TUNALIM...

DELİORMANLI...

YENİ KAPİTALİZM

08:17, 3/10/2008  ..  0 yorum  ..  Link

M
 
Bankaların devlet müdahaleleriyle kurtarılması, banka birleşmelerine hükümetlerin aracılık etmesi, riskli varlıkların devlet tarafından teminat olarak kabul edilmeye başlanması ve böylece uzayıp giden bir liste.

Kaygılı Wall Street çalışanı
Wall Street kâbus dolu bir hafta geçirdi

Tüm bunlar, sistemik ve ideolojik tartışmaları da beraberinde getiriyor:

"Müdahaleci kapitalizm devri mi başlıyor?" veya "kapitalizmin sonu mu geldi?" tartışmaları.

Son olarak Amerikan Merkez Bankası'nın dev sigorta şirketi AIG'yi devralması, İngiltere'de HBOS ve Lloyds TSB bankalarının birleşmesine hükümetin arabuluculuk etmesi, bu tartışmaları İngiltere'de de ister istemez beraberinde getirdi.

İngiltere'de Northern Rock emlak kredi kuruluşu, ABD'de Fannie Mae ve Freddie Mac vakalarının yanında 11 Amerikan mevduat bankası şu anda kamusal mülkiyette ya da "kamusal vesayette" diyebiliriz.

'Yeni versiyona geçiş'

BBC'den ekonomi editörü Paul Mason, bu durumu "devletçi kapitalizmin modern bir versiyonuna geçiş" olarak tanımlıyor.

Mason, yaşananları "1930'lardan bu yana yaşanan en büyük sistemik risk" olarak tanımlıyor.

Mason, 'finansal piyasaları izlemenin, dinamikleri anlamanın hiçbir faydası bulunmadığını; şu anda gerçekten bu konuda insanlara rehberlik edebilecek tek şeyin kanun koyucular olduğunu, onların ani ve tahmin edilemez kararları ve eylemleri ile işlerin yürümekte olduğunu' belirtiyor.

Elbette bunun da bir anlamda 'sosyalizmi çağrıştırdığı' söylenebilir, pek çok yorumcuya göre.

'İngilizler ideolojiye daha sadık'

Yine BBC'den Paul Mason'a göre, 1930'lardaki durumla bir paralellik de İngilizlerin ideolojiye Amerikalılara göre daha sadık olması.

İngiltere'de bir Lloyds şubesi
Lloyds, İngiltere'nin en büyük konut kredisi kuruluşu ile birleşmişti

Mason, "Amerika'da duruma uygun doğaçlama tedbirler hayata geçirilirken İngilizler devlet müdahalesinde daha çekingen davrandılar" diyor.

'Oyunun kuralları değişiyor'

Financial Times'da ise Çarşamba günü çıkan bir yazıda "Artık oyunun kuralları değişiyor" ifadesi yer almıştı.

Bu yazı, hükümetin yaklaşımını başka bir açıdan ele alıyordu:

"Lehman Brothers'ın çökmesine izin verildi. Ve bu aslında yetkililerin halkın parasıyla banka kurtarmaya çok istekli olmadıklarını gösteriyor."

"Ama AIG sigorta şirketinin batmasına izin verselerdi bu, domino etkisiyle, AIG tarafından sigortalanmış pek çok bankanın da batmasına yol açabilirdi."

"Şu anda hükümetler kriz yönetimi ile meşgul. Bu yüzden şu anki tavırlarla bütünü değerlendirmek yanlış olabilir. Ancak bir sonraki adımda sadece hakemlik yapmanın ötesine geçmiş devletlerin bu durumda ne kadar kalabilecekleri gibi bir sorun var."

'Nerede yanlış yapıldı?'

Ancak yine Financial Times'dan bir yazarın, Martin Wolf'un değerlendirmesine göre, mali piyasaların hafifçe regüle edildiği dönemin artık sonuna fazlasıyla yaklaşılmış durumda.

ABD Hazine Bakanı Hank Paulson
ABD, ülkenin en büyük sigorta şirketi AIG'yi devralmayı tercih etti

"O cesur Amerikan finansal sistemi gözlerimizin önünde eriyip gidiyor" diyen Wolf
"Nerede yanlış yapıldı?" sorusuna da şu karşılığı veriyor:

"Uzun dönemli hızlı büyüme, düşük enflasyon, düşük faiz oranları ve makroekonomik istikrar, bir rahatlık havası getirdi ve risk iştahını artırdı. Yani istikrar, istikrarsızlık getirdi."

"Müdahale edilmeyen piyasalara olan aşırı güven, sistemin tuzağa düşmesine yol açtı. Peki en kötüsü geride kaldı mı? Kesinlikle hayır."

'Kapitalizmin sonu'

London School of Economics'ten bir profesörün Willem Buiter'in yorumu ise daha keskin:

"Bildiğimiz şekliyle Amerikan kapitalizminin artık sonuna gelinmiştir."

Buiter, "Madem tüm bunlar olacaktı, o zaman neden bu türden faaliyetleri tamamen kamusal mülkiyete almıyoruz" sorusunu biraz da espriyle karışık soruyor.

LSE Profesörü, "esasen mevduat garantisi olmasa özel bankacılık da mevcut olamazdı" şeklindeki eski tartışmalara gönderme yapıyor.

Profesör Buiter son olarak da "Ekonominin finansallaşmasından, finansın sosyal(ist)leşmesine geçiyoruz" diyor.

'Yeni dünya düzeni'

Yine BBC'den bir ekonomi editörü, Robert Peston da kredi sıkışıklığı ile başlayan bu dalgalanmanın ya da çalkantının bankacılık ve finans kesimi için artık geri dönülemez bir şekilde yeni bir dünya düzeni yaratmakta olduğunu belirtiyor.

Peston, "Risk almayan, muhafazakar kuruluşlar artık yeni süpergüçler olacak" diyor.

Robert Peston, bu koşullarda, Bank of America, JP Morgan, HSBC, Santander ve hatta İngiliz Lloyds TSB'nin piyasada üstünlük elde ettiğini söylüyor.

BBC editörü Peston, Çin'in eğer finansal sistemini doğru yönetebilirse, ABD ve İngiltere'nin neredeyse tüm finansal sistemine sahip bile olabileceğini yazıyor.

 Alıntı:BBC Türkish.com---TUNALIM...



ZİLLET TÜRK MİLLETİNİN KADERİ DEĞİLDİR

02:25, 11/9/2008  ..  0 yorum  ..  Link

 

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Türk milletinin kaderi çile, fakirlik, düşkünlük ve zillet değildir. Kalkınmaktır, büyümektir ve daha da büyümektir” dedi.

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın Güneydoğu’dan başladığı iftar turunda ikinci adres Gaziantep oldu. Gelişinde uzun bir araç konvoyuyla karşılanan BTP Genel Başkanına Araban ilçesine vatandaşların ilgisi büyük oldu. Prof. Dr. Baş, iftar yemeğinin ardından programa katılan vatandaşlara hitap etti ve konuşmasında ülkemizde yaşanan sorunlara dikkat çekti. BTP Genel Başkanının ağırlıklı olarak üzerinde durduğu konuların başında tarım geliyordu.

“Türk tarımı son yıllarda adeta bitme noktasına geldi” diyen Prof. Dr. Baş konuşmasında Türk tarımı üzerine oynanan küresel oyunları açıkladı. BTP Genel Başkanı şöyle konuştu: “Sevgili arkadaşlar bunlar tarım kesimine hiçbir şey veremez. Hayvancısına hiçbir şey veremez. Niye veremez biliyor musunuz? Çünkü Avrupa Birliği ile akitleşme yaptılar, sözleşme yaptılar. Avrupa Birliği bunlara diyor ki; “Türkiye tarım ülkesidir, bu tarım ülkesinin yetiştirdiği mamulleri siz dünya pazarına süreceksiniz. -Bu nedir? Buğdaydır, mısırdır, yulaftır arpadır hatırınıza ne geliyorsa- Ürünlerinizi bu pazara sürdüğünüz zaman hem ABD’nin hem bizim rakibimiz olursunuz. Burası bizim pazarımız. Bu dünya bizim pazarımızdır. Biz sizi bu pazara koymayız. Sen hem Avrupa Birliğine ortak olacaksın, hem de benim pazarımı elimden alacaksın.” Bunun üzerine bizimkiler onlara, “o halde ne yapalım?” diye sordular. AB de “Tarımdan vazgeçin” dedi. Bizimkiler “ama bizim insanımızın yüzde 35’i tarım bölgesinde” deyince. AB, “o zaman bunu yüzde 15’e indirin” direktifini verdi.”

Üreticiler perişan edildi

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Gaziantep’in Araban ilçesinde kalabalık bir vatandaş topluluğuna yaptığı konuşmada, “Türk çiftçisinin yaşadığı sıkıntılar asla tesadüf değil, bilinçli bir politikanın eseridir” dedi. “Tabii ki üreticiye bu topraklardan git diyemezler, bunun yolu, üreticiyi perişan etmektir” diyen BTP Genel Başkanı şöyle konuştu:

“Gelse siyaset size, “Araban’ı terk edin bakalım. Burada siz ne hayvan yetiştirebilirsiniz, ne pamuk yetiştirebilirsiniz, ne buğday yetiştirebilirsiniz ne mısır yetiştirebilirsiniz, size bunu yasaklıyorum” dese Arabanlı olarak ne yaparsınız? Herkes silahını alır caddeye koşar. “Vay ulan bu adam elimizdeki hak ve hukuku alıyor, bizi yerimizden yurdumuzdan ediyor” demez misiniz? Ha şimdi bunlar bunu yapacağı yerde yapmadılar ve “böyle yaparsak biz suçlu duruma düşeriz. E ne yapalım? Bunun buğdayına, üzümüne, mısırına ve şeker pancarına para vermeyelim. Bunlara aynı zamanda tahditler koyalım. Onlar istese de istemese de geçinemedikleri için o toprakları terk edecekler ve de bedava fiyatına satacaklar biz de rahat edeceğiz onlar da rahat edecekler” dediler.”

Bu milletin kaderi çile değildir

Tarım ve başta olmak üzere yaşanan tüm ekonomik sıkıntıların çözümünün dört ayrı uluslararası kongre ile tüm dünyaya deklare edilen kendisine ait Milli Ekonomi Modeli’nde olduğunu söyleyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “biz plan ve projelerimizle hazırız” diyerek Gazianteplilerden sadece bir dönem için destek istedi. Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: “Bu milletin kaderini artık çile olmaktan kurtaralım. Bu milletin kaderi çile, fakirlik, düşkünlük ve zillet değildir. Kalkınmaktır, ileri gitmektir büyümektir ve daha da büyümektir”

[10.09.2008] TUNALIM...

 
İCAZETİ MİLLETTEN ALIRIZ
ABD, AB ve IMF’den icazet alanlar ülkenin sorunlarını çözemezler diyen Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş “biz diğer partilerden farklı olarak icazeti ABD ve AB’den değil sizden istiyoruz” dedi.

Ramazan ayını …


İKİ ANAHTAR BTP’DE

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye’nin sorunlarını çözecek iki anahtar gösterdi: Milli Devlet, Sosyal Devlet ile Milli Ekonomi Modeli.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, eko…

  • ELEKTRİKTE İPLER YABANCININ ELİNDE
  • BEDAVA ELEKTRİK HAYAL DEĞİL
  • TÜRKİYE BTP İKTİDARINDA CENNETE DÖNECEK
  • BİN KERE DÜŞÜNÜP BİR ADIM ATMALIYIZ
  • TÜRKİYE’NİN KAYNAKLARI BÜTÜN DÜNYAYI BESLER
  • HER GECEYİ KADİR GECESİ BİLELİM
  • E-bulten okunmuyorsa lutfen dil ayarlarinizi UTF8 yapiniz yada linke tiklayiniz.
     
    BTP’ye uye olmak icin : http://www.btp.org.tr/uyelik.php
    E-bülten listesine kayit : http://www.btp.org.tr/postalistesi.php
    iletisim : [ basin @ btp.org.tr ]



    ÖZLÜ ve DÜŞÜNDÜRÜCÜ SÖZLER

    03:36, 25/8/2008  ..  0 yorum  ..  Link
    • Isterseniz yanlıs düşünün, ama her durumda kendi kafanızla düsünün. (Doris Lessing)

    • Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsın. (Confucius)

    • Insanların mutlulukları yada mutsuzlukları,talihin olduğu kadar Kendi karakterlerinin de eseridir.!! (La Rochefoucauld)

    • Mutlu olduğunuz zaman, size bu mutluluğu veren faziletleri sonradan kaybetmeyiniz! (A.Maurois)

    • Mal kaybeden, bir şey kaybetmistir, onurunu kaybeden birçok şey kaybetmiştir. Fakat cesaretini kaybeden her şeyini kaybetmistir. (Goethe)

    • Herşeyi bildiğini sanma! gerçekte çok bilgili olsanda kendine Cahilim diyebilecek cesaretin olmalı. (Ivan Pavlov)

    • Gül sunan bir elde daima bir miktar gül kokusu kalır. (Çin atasözü)

    • Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım. (Necip Fazıl Kısakürek)

    • Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, dinleyenin de yararlandığı sözdür. (Aristo)

    • Yazı yazmayi öğrenmek, herşeyden önce düşünmeyi öğrenmektir. (Amie Suche)

    • Düşmanlarınızı affedin bu bir büyüklüktür. Ama onları unutmak büyük bir aptallıktır. (J.f kennedy)

    • Üç kişinin bildiğini, bütün köy biliyor demektir! (Alman atasözü)

    • Kötü bir cemiyetin bozamadığı insanı, Kötü bir arkadaş bozar (La Edri)

    • Sanssizliga katlanabiliriz, çünkü disaridan gelir ve tümüyle rastlantisaldir. Oysa yasamda bizi asil yaralayan, yaptigimiz hatalara hayiflanmaktir. (Oscar Wilde)

    • Iyi agaç kolay yetismez;rüzgar ne denli güçlü eserse,agaç da o denli saglam olur. (J.Willard Marriot)



    • Dünya güzeldir, ama bir şairin gözüyle daha da güzel olur. (Goethe)

    • İnsanlar hatalarını mutluyken değil ancak mutsuzken anlar. (Daniel Defoe)

    • Nankör insan, her şeyin fiyatını bilen fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen kimsedir. (Oscar Wilde)

    • Dünyada başarı kazanmanın iki yolu vardır: Ya kendi aklından faydalanmak, yahut da başkalarının akılsızlığından faydalanmaktır. (La Bruyere)

    • Hayat merdivenlerini çıkarken, insanlara iyi davranalım. Çünkü inerken gene aynı insanlara rastlayacağız. (Cenap Şahabettin)

    • Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir. (Tolstoy)

    • Güzellik, çoğu zaman kusurları gizleyen bir örtüdür. (Balzac)

    • Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir. (HZ.MUHAMMED (s.a.v))

    • İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, içleri doldukça eğilirler. (Montaigne)

    • Aşk, imkansız birçok şeyi mümkün kılar. (Goethe)

    • Gerçek bir arkadaş, iki gövdede yaşayan bir ruhtur. (Aristo)

    • Kadın olsun , kitap olsun cildine aldanmayıp içindekilere bakılmalıdır. (Cenap Şahabettin)

    • Aşk köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar. (Newton)

    • Ayni dili konuşan değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler. (Mevlana)

    • Para açlığı giderir, mutsuzluğu değil, yemek mideyi doyurur, ruhu değil. (Shaw)


    • Zor is, zamaninda yapmamiz gereken fakat yapmadigimiz kolay islerin birikmesiyle meydana gelir. (J.J.Rousseou)

    • Nankör insan, herseyin fiyatini bilen, fakat hiçbir seyin degerini bilmeyen insandir. (Oscar Wilde)

    • Atalarindan sana kalani haketmeye bak! Yoksa senin olmazlar. (Goethe)

    • Kıskançlıkda gururun payı aşktan fazladır. (La Rochefoucauld)

    • Erkekler kadınların ilk aşkı, kadınlar erkeklerin son aşkı olmak ister. (Oscar Wilde)

    • Akıllı olmak da bir şey degil, mühim olan o aklı yerinde kullanmaktır. (Descartes)

    • Ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim. (Yilmaz Erdogan)

    • Baskalarını sık sık affedin, ama kendinizi asla... (Publilius Syrus)

    • Gerçek aşkta ne vefa vardır ne cefa.... (Mevlana)

    • Insan ne kadar büyük ruhlu olursa, aşkı o kadar derin bir şekilde duyar. (Leonardo da Vinci)

    • Insanları iyi tanıyın, her insani fena bilip kötülemeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin (Mevlânâ)

    • Olgun insan güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceklerini söyleyen adamdır. (Confucius)

    • Yemine gerek görmeyecek kadar sözlerine sadık ol. (Dale Carnegie)

    • En çok hoşumuza giden insan kendimize benzettiğimiz insandır. (Moliere)

    • Insanları yükselten iki büyük vasıf vardır; erkeğin mert, kadının namuslu olması. (Napoleon)

    • Aşk, eşeğe bile dansettirir (Fransız atasözü)
    • Beklemesini bilenin her şey ayağına gelir. (Balzac)

    • Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla, ışığından bir şey kaybetmez. (Mevlana)

    • Sevdiğini elde edemezsen, elde ettiğini sevmeye çalış. (Corneille)

    • Başa kakılan bir iyilik daima hakaret yerini tutar. (Racine)

    • Yaptığın iyiliği hatırlama, gördüğünü unutma. (C.Chillon)

    • Hile, oyunu kazandırsa da, kaderi değistirmez. (La edri)

    • Sevgi insanlıgın, şiddet hayvanlıgın kanunudur. (Gandi)

    • Dostuna da düşmanına da yardım et. Çünkü o zaman,dostunla daha yakın dost, Düşmanınla da dost olursun. (Cledbul)

    • Eğer bir kimseyi kimse sevmiyorsa, bunun sebebini araştırmalıdır. Eğer bir kimseyi herkes seviyorsa bunun sebebini de araştırmalıdır. (King Dse)

    • Ne söyleyeyim diye başta düşünmek, niçin söyledim diye sonunda pisman olmaktan iyidir! (Sadi)

    • Çiçeğin dikeni var diye üzüleceğimize, dikenin çiçeği var diye sevinelim. (Goethe)

    • Yemine gerek görmeyecek kadar sözlerine sadık ol. (Dale Carnegie)

    • Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızla çarpma, geri dönmek isteyebilirsin. (Don Herold)

    • Sevgi birliğe, bencillik yalnızlığa götürür. (Schiller)

    • Yalnız seni sevenleri sevmek sevgi değil, değiş tokuştur. (Cenap Şahabettin)

    • Karanlığı lanetlemektense, bir mum yakın. (Konfüçyus)

    • Yüzünü güneşe çeviren insan, gölge görmez. (Helen Keller)

    • İyimser kişi, yaranın üstünde artık kabuk, kötümser kişi ise kabuğun altında yine yara görür. (Shakespeare)

    • İki şeyin elden gitmeden değerini takdir etmek zordur; sağlık ve gençlik. (Hz. Ali)
    1. Gevezeliği ve itirazı huy edinen kimse, ciddi bir öğrenime ehil değildir. Demokritos.

    2. Akıl gibi servet, bilim gibi şeref yoktur. Hz. Ali.

    3. Bir insan, gerçek değerini anlamak istiyorsa tek başına kaldığında ne düşündüğüne ne yaptığına baksın. Franz Von Schöthan.

    4. Kötü insanlar, yeryüzüne serpilmiş bir avuç iyi insanı sınamaya yararlar. Voltair.

    5. Herşeyin bir güzelliği vardır, herkes göremese de. Konfüçyüs.

    6. Dünyada hiçbir şey zamanı gelen düşünce kadar güçlü değildir. Victor Hugo.

    7. Gerçek insanlık, bütün dünyanın güzelliklerinden daha mükemmel bir şeydir. Pestalozzi.

    8. Eğitim, insan sevgisi ve uygulamadır. Pestalozzi.

    9.İnsanların akıllısı kendini bilen, insanların bilgilisi ise cehaletini bilendir. Hz. Muhammed

    10.İnsanın bilmediği bir şeyi, bilmiyorum diyebilmesi de bir bilimdir. İbn Mesud.


    DELİORMANLI...
    _________________
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!..


    TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE İÇİN BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİ

    03:22, 29/6/2008  ..  0 yorum  ..  Link

     


    BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, http://www.btp.org.tr/

    her bakımdan tıkanmış olan Türkiye’de “alternatif yok” yaygarasının çözümün gerçek adresini örtmek için bir saptırmaca olduğunu belirterek,
    “Gelin el ele verelim, bakınız Türkiye nasıl kurtuluyor!” dedi.

    Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş,
    tüm dünyanın krizle çalkalandığı bir dönemde gündeme getirdiği Milli Ekonomi Modeli’ne,
    “Ekonominin ve Sosyal Devlet’in kitabını yazdım ve dedim ki; ey dünya, ilim dünyası alın,
    bunu okuyun, yanlışım varsa yüzüme çarpın…
    Veya ne gerekiyorsa onu yapın.

    Ama yanlış yoksa, bunu delikanlı gibi de söyleyin.
    Dünya, eser ve projelerimi didik didik etti, irdeledi ve sonunda kararını verdi; bu model, değil Türkiye’yi, dünyayı kurtarır.

    Bilim adamları, Milli Ekonomi Modeli’ni baştacı yaptı. İşte çözüm bu...
    Ne yapalım Türkiye’nin batmaktan ve çöküşten başka alternatifi yok diyenlere tekrar hatırlatıyorum; Türkiye’nin alternatifi var, o da BTP’dir.
    Dünyayı da ayağa kaldıracak modelimiz var; o da Milli Ekonomi Modeli’dir. Dünya bunu konuşuyor, bilim adamları bunu söylüyor” sözleriyle dikkat çekti.

    Dünya tıkandı, mevcut sistemler çöktü diyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Hem Türk ekonomisini düze çıkartacak, hem de dünya ekonomisine yön verecek tek çözüm milli ekonomi modelidir” dedi.

    Kapitalizm arapsaçı

    Prof. Dr. Baş dünyanın dört bir yanından uluslararası Milli Ekonomi Modeli kongrelerine katılan bilim adamlarının tezle ilgili değerlendirmelerini hatırlattı.
    BTP Genel Başkanı şunları söyledi:

    “Ne dediler biliyor musunuz? Rus bilim adamı Lisichkin diyor ki, ‘biz böyle bir sistemin bizden çıkacağını bekliyorduk. Böyle bir tezin bize ait olacağını bekliyorduk.
    Maalesef bu sizlerden çıktı.

    Biz buna da razıyız’. Başka ne diyorlar? ‘Bu eser bir dâhinin eseridir…’
    Avrupalısı bunu söylüyor. Amerikan profesörü bunu diyor.”

    Ekonomik çıkmaza giren dünyada mevcut kapitalist ve komünist sistemin artık çöktüğünü belirten BTP Genel Başkanı şunları söyledi:

    “Dünyayı kıvrandıran bu liberal–kapitalist ekonomi anlayışı…
    Bunların hepsi hikâye… Bunlar sistem değil ki; arapsaçı. Kimsenin bir şey anladığı yok.
    Oturdum, ben bunu tek tek neresi doğru, neresi yanlış tespit ettim.

    Ben böyle bir tez yazdım.
    Yahu iki tane harfi yanyana getiremeyen adamları siz bu ülkede başbakan yaptınız.
    Dünyaya diz çöktüren adama sırtınızı döndünüz; sanki ondan intikam aldınız.

    O zaman da olan milletimize oldu, devletimize oldu. Yazıklar olsun deme hakkına sahip değil miyim?”

    Alternatif BTP
    BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş,

    Türkiye’de alternatif yok şeklinde dile getirilen görüşlere de tepki gösterdi.

    Prof. Dr. Baş şunları söyledi: “Türkiye’nin önü tıkalıymış, alternatifi yokmuş, bilmem ne?! Safsataya bak… Çözümün gerçek adresini örtmek için uydurulmuş safsata.
    Bunları uyduranları ben talebe yapmam.
    Vallahi talebe yapmam. Kimdir onlar?

    Bir yandan ülkeni, insanını, devletini, askerini ve milletini Amerika’ya, Avrupa’ya peşkeş çekeceksin, beslediğin medya senin namına boyuna propagandanı yapacak, sen de adamım diye, delikanlıyım diye gezeceksin…
    Buna kargalar bile güler.”

    Milletin ve devletin sıkıntılarına son vermenin yine milletin elinde ve azminde olduğunun altını çizen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Türkiye, kabul etsek de etmesek de, bir noktaya geldi.
    Açılım istiyor. Bu açılım, Bağımsız Türkiye Partisi’nin dışındaki bir hareketle mümkün değil…
    Türkiye’nin tek alternatifi var; o da BTP’dir, Milli Ekonomi Modeli’dir, Sosyal Devlet projelerimizdir.

    Gelin elele verelim. Milletin ve devletin bu sıkıntısına son verelim bu sizin elinizde, milletimizin elinde ve azminde. Gelin elele verelim, devlet ve milletimizin nasıl şahlandığını hep beraber görelim. Gelin el ele verelim, bakınız Türkiye nasıl kurtuluyor” dedi.

    www.milliekonomimodeli.com

    Deliormanlı...


    GELİN BİR VE BERABER OLALIM..

    07:11, 17/6/2008  ..  0 yorum  ..  Link
    Bu vatan bizimdir,bizim kalacaktır... 5000 yıllık tarihiyle, 1400 yıllık Türk-İslam Medeniyeti ile ve 82 yıllık Cumhuriyet birikimiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti, Avrupa ve Asya kıtalarının kesiştiği en tarihi ve stratejik bölgede yer almaktadır.

    Siyasi, ekonomik ve sosyal çatışmaların merkezinde ve hedefinde olduğu halde, tarihinden ve inancından aldığı güçle dimdik ayaktadır ve aynı zamanda tüm Türk-İslam dünyasının ve dünyanın mazlum milletlerinin son umududur.

    Var olduğu günden bu yana Türk Milleti, kendisini yükselten ve yücelten tarihi misyonuna sahip çıktığı dönemlerde insanlığa adaleti ve insan haklarını doya doya yaşatmış, teknolojiyi ve medeniyeti öğretmiştir.

    21. yüzyıl Ulusal Egemenlik kavramının değiştiği bir yüzyıldır. Nitekim küreselleşmenin ideologlarından John Naisbitt şu yaklaşımı sergiliyor:

    “Büyük şirketlerin özerk ve küçük ünitelere bölünerek, daha iyi çalışabileceklerini görüyoruz. Aynı durum, ülkeler için de geçerlidir. Eğer dünyayı tek pazarlı bir dünya haline getireceksek, parçaları küçük olmalı…”

    Asırlar boyu sinsi bir şekilde yürütülen siyasi,kültürel ve sosyal faaliyetlerin sonucunda yok olma tehlikesi ile karşı karşıya gelen Milletimiz, verdiği İstiklal Savaşı neticesinde Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Kuvay-ı Milliye ruhu ile kendine dönmüş, bağımsızlığına kavuşmuş ve özgürlük mücadelesi veren milletlere örnek olmuştur.

    Atatürk, 1 Mart 1922’de yaptığı Meclis açılış konuşmasında şöyle diyordu: “Her şeyden önce milli amacımız olan bağımsızlığımızı sağlamaya ulaşmaktan başka bir şey düşünemeyiz. Bu nedenle de bizce önemli olan mali gücümüzün, bu sonucu sağlamaya yeterli olup olmayacağıdır.

    …Memleketimizin gelir kaynakları, milli davamızın güvenle sonuçlandırılmasına yeterlidir. Yoksunluklar içinde olsa da milli gücümüz, bugüne kadar olduğu gibi, dış devletlerden borç almadan memleketi yönetecek ve amacına ulaştırabilecektir.”

    Mustafa Kemal, yeni kurulan devletin “tam bağımsız” olabilmesi için “ekonomik bağımsızlığın” şart olduğunu özellikle vurgulamış, kapitülasyonları kaldırmıştır. 1923′te İzmir’de İktisat Kongresi düzenleyerek Milli ekonomiyi canlandırmaya çalışmıştır. Kongrede, “ulusal bağımsızlık ilkesi”nden kesinlikle vazgeçilmeyeceği ve bu ilke içinde kalkınmanın gerçekleştirileceği kararlaştırılmıştır.

    Yani bağımsızlık ile kendi ayakları üzerinde durabilen bir ekonomi arasında direkt bir bağ vardır.

    Devletimizin kurucusu Atatürk’ün döneminde, yani 1938′e kadar çeşitli sahalarda kalkınma plan ve projeleri uygulanmış ve çok büyük başarılar elde edilmiştir.

    Bu dönemde kalkınmada uygulanan Milli Model ile ülkemiz Belçika’ya uçak ihraç edecek seviyeye ulaşmıştır. Fakat Atatürk’ten sonra ülke tekrar siyasi, kültürel, ekonomik vs. topyekün bir kuşatma altına alınmış; Batılı devletler, Mustafa Kemal döneminde hayata geçiremedikleri SEVR projesini AB ve IMF yoluyla gerçekleştirmeye başlamışlardır.

    Uluslar arası şirketlerin devletimizin bütçesine yön verdiği IMF ve Dünya Bankası kıskacında ülkemizin kaynaklarının ve her türlü imkanlarının kullanıldığı, özelleştirmenin, KİT’lerin satışının, Uluslar arası Tahkim’in, tahdit kanunlarının ve AB’ye uyum adı altında çıkarların yasaların hayata geçirildiği bir süreçte Türkiye, hakikatte “bu küçük parçalara ayrılma projesi”ni yaşamaktadır.

    Ekonomik bağımsızlığın, devletlerin bağımsızlığında gün geçtikçe daha belirleyici bir esasa dönüştüğü bir dünyada yaşıyoruz.

    Anadolu topraklarının altında kefensiz yatan sayısız şüheda ecdadımızın kemiklerinin sızlatıldığından dolayı rahatsız olanlar ve uykuları kaçanlar bir daha düşünün.
    Anadolu topraklarının içine saklanmış, ilahi kudret tarafından yerleştirilmiş olan eşsiz maden yataklarımızın,milli hazinelerimizin kapılarının; Müslüman Türk milletine kapatılmasından, bu milletlin ve bu vatanın düşmanlarına ardına kadar açılmasından ötürü rahatsız olup uykularını terk edenleri sağ duyulu olmaya davet ediyorum.

    Yine bu eşsiz güzellikler ve özellikler taşıyan,cennet vatanımızın sahiplerinin, çilekeş vatandaşlarımızın emeklerinin ve alın terlerinin toplanıp haçlılara peşkeş çekilmesinden ötürü acı ile kıvranan vatanperverleri bir daha aklı selimle düşünmeye davet ediyorum.
    Vatanperver vatandaşlarımızın vatan namustur satılmaz feryadına rağmen, vatan topraklarının altındaki madenleri ile birlikte, altındaki şehit mezarları ile birlikte ecnebilere satılmasından ötürü vicdan azabı çekenler,çaresizlik içinde kıvrananlar, vatan namustur satılmaz ilkesinde ısrar edenler,bir de Prof Dr. Haydar Baş beyi dinlemeye gayret edin.

    Vatan için,bayrak için, sonraki nesillerin istiklalini temin için canlarını ve kanlarını sebil eden şehitlerimiz hakkında kelle ifadesini kullanmaktan utanmayanların,sıkılmayanların defterlerini dürmek isteyenleri BTP saflarına davet ediyorum.
    Bebek katiline sayın diyerek ve şehitlerimize de kelle diyerek bütün bir milletimizin bağrında derin yaralar açtığı halde hala ortalarda yalancı doktor edasıyla dolaşanlara, sandık başında sayın baylar güle güle demek için Prof.Dr. Haydar Baş’ın liderliğinde dalgalanan BTP bayrağı altında toplanmaya davet ediyorum.
    Minareler süngü kubbeler miğfer şeklinde şiir okuyarak kahraman olup milletin oylarını aldıktan sonra, altı buçuk yıllık iktidarı süresince misyonerlerin ve misyonerliğin önünü açanlara, dinler bahçesi adı altında kurdele kesenlere,haçlıların isteği doğrultusunda düzenlemelerle on binlerce kilise açanlara sandık başında hesap sormak isteyenleri saflarımıza davet ediyorum.
    Bin yıldır bu topraklarda tevhid bayrağını dalgalandıran Müslüman Türk milletinin oyları ile iktidar koltuğuna oturduktan sonra,bu milletin inanç sistemi ile oynayanları,tevhid cümlesinden Muhammedürresulüllah kısmını silenleri,attıkları her adımla bu milleti haçlı limanına biraz daha yaklaştıranları yüksek sesle protesto etmek isteyenler,bu kötü gidişattan ötürü uykuları kaçanlar bize buyurun. Bebek katiline sayın şehitlerimize kelle denilmesinden rahatsız iseniz bize buyurun.
    Vatan topraklarımızın bağrındaki şehit mezarları ile birlikte vatan düşmanlarına satılmasında ötürü uykunuz kaçıyorsa bize buyurun.

    Emeğimizin,alın terimizin,servet ve sermayemizin haçlı siyonist tefecilerin elinde heba edilmesinden ve ettirilmesinden dolayı vicdan azabı çekiyorsanız bize buyurun.
    Ecdat yadigarı camilerimiz,medreselerimiz dökülürken bizim paramızla kiliselerin tamir ettirilmesinden ve hayırlı olsun denilerek hizmete açılmasından ötürü uykunuz kaçıyorsa bize buyurun.

    Müslüman Türk çocuklarının on iki yaşından önce Kur-an’la temasını yasaklayan yasa devam ettirildiği halde yine Müslüman Türk çocuklarının üç yaşından itibaren kiliselere,papazların kucağına taşınmasından rahatsız olanlar,uykusu kaçanlar bize buyurun.
    AKP iktidarı altı buçuk yıldır AB ye girmek uğruna, onlardan gelen her talimatı milletimize dayattı,verilmedik taviz,satılmadık kurum bırakmadı, buna rağmen bir elli sene daha bekle talimatını aldı ve oturdu.AB nin ellinci yıl dönümü programına bile çağrılmadı.

    AKP iktidarı teslimiyetçi ve tavizkar haliyle AB kapılarında kör topal yürümeye çalışırken,BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş,AB nin lokomotif ülkelerinden Almanya’da,tüm Avrupa üniversitelerinden gelen ilim adamlarına elini öptürdü.Tamamı profösör olan katılımcılar iki gün boyunca sayın Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli tezinin orjinalliğini,tüm ülkeler için bir çare bir çıkış formulü sunduğunu anlata anlata bitiremediler.

    Daha mecliste dahi olmayan bir partinin lideri olarak Avrupanın ilim çevrelerine elini öptüren Haydar Baş’ın yarın iktidar olunca neler yapabileceğini varın siz hesap edin.
    Anadolu topraklarını altında yatan yer altı zenginliklerini haçlı tefeciler değil,yabancı şirketler değil, yine bu ülkenin insanı Müslüman Türk milleti kullanmalıdır diyen, Vatandaşlık maaşı vadeden, Ev hanımlarına işçi statüsü kazandırıp emeklilik vadeden,
    Sınavsız üniversite ve okuyan her çocuğa eğitim bursu vadeden,
    Bekarlara faizsiz evlilik kredisi vadeden,
    Devlet babadır ya vatandaşına iş bulur ya da aşını verir ilkesi doğrultusunda projeler geliştiren,
    Köylü ve çiftçi gerçekten efendi olacak ve bizim iktidarımızda altın çağını yaşayacak diyen BTP iktidarında buluşmak üzere Saygılarımla ..DELİORMANLI…
    __Klipklak,izleyiniz
    YENİ DUNYA DUZENI

    Milli Ekonomi
    ÖZLÜ SÖZLER

    _______________
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!..



    { Önceki Sayfa }   { Page 1 of 7 }   { Sonraki Sayfa }

    Hakkımda

    Ana Sayfa
    Profilim
    Arşiv
    Arkadaşlarım
    Fotoğraf Albümüm

    Linkler

    Hİ 5 BLOG
    TÜRK TARİHİ
    Perf Spot
    NET BLOG
    PİCASA WEB LBÜM
    NEOBU BLOG
    ÖZEL SAYFAM
    My SPACE Blog
    DANNA GARCIA ALBUM
    Kişisel Sitem

    Kategoriler


    Son Yazılar

    HOŞGELDİNİZ(Welcome)
    BATININ DA KURTULUŞU MİLLİ EKONOMİ MODELİ'NDE
    BTP'NİN MUMU HİÇ SÖNMEYECEK
    KAPİTALİZM ÇÖKÜYOR..
    KELDEN MERHEM BEKLENMEZ...

    Arkadaşlarım

    batak oyna batak