1919'A GERİMİ DÖNDÜK?..
Bu vatan bizimdir,bizim kalacaktır...
| |
 Türkiye cumhuriyeti devleti, bundan 88 yıl evvel başlattığı kurtuluş savaşı ile halen küresel güçler karşısında ezilen halklar için bir örnektir. İşgal karşısında direnişin, bir bilek bir yürek olmanın, devlet– millet el ele vermenin belki de tarihteki en güzel örneği 19 Mayıs’ta start alan bu kutsal mücadele ile verilmiştir.
Gün, 1919’dan farklı değildir. Neredeyse bir asır önce niye bu şahlanışı gerçekleştirdiysek, inanın ki bugün de aynı tehlikeler içinde bocalıyoruz. Geçmişte, topla tüfekle, savaş gemileriyle sınırlarımıza dayanan Almanya, Fransa, İtalya vs. batı bugün takım elbiseli, kravatlı sözcüleri ile yine topraklarımızda cirit atıyor. Maksat hiç değişmedi. Değişen sadece göz boyayan dış görünüş, gönüllere hitap eden sözler, bahaneler.
Değişen uluslararası ilişkilerde topun, tüfeğin yerini alan talepler silsilesi…Yazılarımızda İMF’nin, AB’nin, ABD’nin asıl maksatlarını ortaya koyan taleplerini, tavsiyelerini sizlere aktarmaya çalışıyoruz. Birkaç gün önce, girmemizin hayal olarak görüldüğü AB uğruna AKP’nin anayasamızda ve yasalarımızda yaptığı değişiklikleri madde metinleri ile vermiştik. Azınlıklara tanınan haklar, AİHM’nin kararlarının iç hukukun üstüne geçmesi konusu, farklı dil ve lehçelerin kullanılmasına izin verilmesi, nüfus kağıtlarındaki değişiklikler, 40 bin kilisenin açılmasına imkan tanıyan imar kanunu düzenlemeleri, Türkçe dışında bir dilde eğitimin önünün açılması vs. uygulamalar, yabancılara toprak satışının serbest hale getirilmesi, maden ruhsatlarının verilmesi anayasada belki de TBMM’nde çıkan kanunları hiçe sayan madde 90 değişiklikleri, idam cezasının kaldırılması…
Bunların hangisinin AB’ye girmemizle alakası olabilir, söyler misiniz? 1919’dan beri hiç değişmeyen hesaplar bir bir masa başında gerçekleştirilmektedir. Lozan ellerimizle delik deşik ediliyor. AKP’nin bir açıklamada bulunmasına gerek yok, zaten geçen 4.5 yılı İMF, AB ve ABD eksenlidir. Son dönemde yıldızı parlatılan CHP liderinden gelen ilan da farklı değildir. Baykal, “Hiç merak edilmesin, bizim ilke olarak prensip olarak sağlıklı bir AB ilişkisi tercihi içinde olduğumuz nettir.” dedi.
Hangi siyasiyi ele alırsanız alın beyanatı farklı değildir. Yani hangisi başa gelirse gelsin, 1919 şartlarını hayata geçirmeye çalışan AB, ABD, İMF’yi baş tacı edecektir. Zira bunlara hayır diyebilmek, karşılarında anti–tezi gerektirir ki mevcutların hiç birinde bu yoktur. O halde bizce, 19 Mayıs’ı kutladığımız bugün milli hiçbir projesi olmayanların kurtuluş savaşını kutlamaları abesle iştigaldir. Siyasi arenada içlerinden sıyrılan ve proje sunan bir lidere ve kadroya ihtiyacımız var. Erken seçim tarihi olan 22 Temmuz’un Türk milleti için bir “milat” olacağını ifade eden Bağımsız Türkiye Partisi lideri Prof. Dr. Haydar Baş bu noktada öne çıkmaktadır. Sadece onun beyanatlarında 1919 kıskacını tekrar yaşadığımız ikazları vardır. Sadece onun kurtuluş reçetesi hazırdır.
Abdullah Kibarlı DELİORMANLI...
|
Yorum Yap
Allah geçmişi bir daha göstermesin
08:54, 27/5/2007
.. Posted by msp1955
Bir tarafta vatan işgal edilmiş,Diğer tarafta Din ihraç edilmiş.O acı günleri görmek istemiyoruum.
{ Önceki Sayfa } { Page 51 of 61 } { Sonraki Sayfa }
|
Hakkımda
Linkler
Hİ 5 BLOG TÜRK TARİHİ Perf Spot NET BLOG PİCASA WEB LBÜM NEOBU BLOG ÖZEL SAYFAM My SPACE Blog DANNA GARCIA ALBUM Kişisel Sitem
Kategoriler
Son Yazılar
BLOĞUMA HOŞGELDİNİZ(Welcome) ÖZLÜ ve DÜŞÜNDÜRÜCÜ SÖZLER TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE İÇİN BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİ GELİN BİR VE BERABER OLALIM.. Prof. Dr. Haydar Baş’tan ’’Sosyal Devlet’’ projesi
Arkadaşlarım
|