Yeni ERZİNCAN Gazetesi

Şikago'da TürkFestivali

{ Posted by erzincan }
{ 09:29, 11/6/2008 } { 0 yorum } { Link }

 

ŞİKAGO FESTİVALİNE HEMŞEHRİMİZ RIFKI KAYMAZ DA BAKIR İŞLEME ESERLERİYLE KATILDI

6. Chicago Türk Festivali geçtiğimiz hafta ABD’nin Chicago kentinde gerçekleştirildi.

Festival, Başkonsolos Sayın Uğur Kenan İpek’in açış konuşmasıyla başladı.

Halk oyunları, sema gösterisi, defile ve mehter etkinlikleri festivalin açılışında ve diğer günlerde tekrarlandı.

Chicago’da Daley Plaza önündeki alanda açılan Türk Festivaline Kültür ve Turizm Bakanlığınca davet edilen konuk sanatçılar; ebru sanatçısı Erdem Cerit, hat sanatçısı İsmet Keten, lületaşı sanatçısı Hüseyin Yavuz, çini sanatçısı Fahri Çetinkaya, kazaz telkari sanatçısı Hasan Tabakoğlu, hemşehrimiz bakır sanatçısı Rıfkı Kaymaz, tezhip sanatçıları Kaya ve Münevver Üçer kendi eserlerini festivalde  sergilediler, çalışmalarını ziyaretçilere canlı olarak gösterdiler.

Türk Festivalinde misafirlere Türk kahvesi, Mado dondurma ikram edildi, ABD’de bulunan Türk firmalardan bir kısmı da festival çadırlarında Türk el sanatlarından, Türk mutfağından örnekler sundular.

Başkonsolos Sayın U. Kenan İpek’in himayelerinde, Başkonsolosluk İdari ve Kültürel İşlerden sorumlu Ataşe Esma Demirezen’in organizesi ve festival komitesi başkanı Hasan Yavaş, başkan yardımcısı Sevil Kutay’ın çabalarıyla gerçekleştirilen festival, Türk kültür ve sanatının tanıtımı açısından başarılı bir etkinlik oldu.

www.dogugazetesi.com.tr



Kitap: Anne Sen Melek misin?

{ Posted by rifki }
{ 09:44, 3/5/2008 } { 0 yorum } { Link }

 

 

 

Her doğan gün, insana yeni bir yaşama sevinci verirken her yeni kitap da yazarıyla birlikte okuyucusunu yepyeni dünyalara taşır. Bu dünya, ancak yazarının maharetiyle yaşanılası bir yer olur. Bestami Yazgan da her yeni eseriyle okuyucusuna yepyeni mutluluk dünyaları sunabilen bir şair.

Timaş Yayınları’ndan Nisan 2008’de çıkan “Anne Sen Melek misin?” Bestami Yazgan’ın 52. kitabı. Bu, bir anne şiirleri güldestesi değil; şairin gönlünden dökülmüş şiir çiçeklerinden büyükçe bir demet. Kitap, sadece bu yönüyle bile edebiyatımızda farklı bir yere sahip.

Bestami Yazgan, Türk Çocuk Edebiyatı’nda “çocuğa görelik” ve “çocuk dili” kavramlarının içini hakkıyla dolduran bir şair. Muhtelif zamanlarda iki defa çocuk edebiyatı dalında yılın şairi seçilmesi de bunun en büyük kanıtı.

“Anne Sen Melek misin?” beş bölümden oluşuyor. Bunlarda çocuk gözüyle anne duygularından, anne özlemine; annelerin çocuklarını seven, koruyan, yuvadan uçuran hâllerinden, uzak diyarlardaki mağdur ve yetim çocukların anne ihtiyaçlarına kadar pek çok konuda yazılmış birbirinden güzel şiirler yer alıyor. Son bölümde ise ağaçların, çiçeklerin, hayvanların, bulutların, dünyanın, ay dedenin… annelik duygularına şahit oluyoruz.

Gelin sevgili annelerimize Bestami Yazgan’ın diliyle seslenelim:

 

“Yine bülbül şakıyor

Kime hasret çekiyor?

Her yanım gül kokuyor,

Beni mi andın anne?”

 

O zaman, bize canımız kadar tanıdık bir sesin şöyle dediğini duyar gibi oluruz:

 

“Dalımda tomurcuğum,

Biricik yavrucuğum,

Canım sen, özüm sensin.

 

Pınarlar gibi duru,

İki gözümün nuru,

Kınalı kuzum sensin.

 

Kaderime çizilmiş

Ve alnıma yazılmış,

En güzel yazım sensin.”

 



Öz Erzincan Gazetesinin İlk Sayısı

{ Posted by erzincan }
{ 09:41, 3/5/2008 } { 0 yorum } { Link }

 

 

Erzincan’da yayınlanan ilk günlük gazetelerimizden biri bilindiği gibi Öz Erzincan’dır. Ankara Millî Kütüphanede Öz Erzincan’ın ilk sayıları arasında dolaştık.

Gazetenin sahip ve yazı işleri müdürlüğünü fiilen Suphi Özdemir yürütmüş.

“ Nisan 1953 Perşembe günü yayına başlayan Öz Erzincan’ın (Yıl:1, sayı:1) fiatı 5 kuruş olyarak belirtilmiş.

İlk sayıda Suphi Özdemir “Çıkarken” başlığı ile gazetenin yayın gerekçelerini belirtilmiş.

İkinci sayfada Erzincan başlıklı yazıdaki imza Nusret Bayındır’a ait.

Gazetede yer alan bir ilanı buraya almak istiyorum:

“Tesviyeci Salih Yüksel Trabzon Caddesindeki ticarethanesini Yenişehir’de Kızılay Dükkânlarından 19 noya naklettim. Sayın müşterilerime keyfiyetle duyurulur.

Bir fotoğrafçı reklâmı: Foto Şen.

Bir haber: Ticaret Odasının yeni yapılacak binanın hafriyatına bugün başlanmıştır. İş sahiplerine başarılar dileriz.

Gazetenin diğer sayılarında Yüksek Ziraat Mühendisi Nusret Bayındır’ın bazı sayılarda N.B. imzasıyla yazıları yer almış.

Dokuzuncu sayıda (14.4.1953) bir duyuru/haber: Diyarbakır’a Nakletti.  Kıymetli dostumuz tüccar Mehmet Küçükağa’nın mağazasını Diyarbakır’a nakletmiş olduğunu ve 15.4.1953 Çarşamba günü şehrimizden ayrılacağı takarrür etmiştir. Mumaileyhe hayırlı yolculuklar ve muvaffakiyetler dileriz. Öz Erzincan. (Mehmet Küçükağa’nın Veda notu da aynı sayfada yer almış).

Gazetenin 13. sayısında (18.4.1953) Metin Keskin’in bir şiiri. Akrostiş (Şiirde mısra başlarındaki harflerin alt alta sıralanmasıyla bir kelimenin verildiği şiir). Şiirdeki ilk harflerden Hayrünnisa adı çıkıyor.

Kimi sayılarda Rasim Demirtaş’ın şiirleri yer almış.

Ertuğrul Baydar’ın Kütüphane (27 Nisan 1953), Erzincan Lisesi Müdürü Esat Onatkut’un İstanbul’un Fethiyle ilgili konuşmasının metni (30.5.1953, sayı:42) yazıları…

14 Eylül 1953 tarihli (sayı:88) gazetede haber: Erzincan’a Bir Şeker Fabrikası Kurulmasına Karar Verildi.

Öz Erzincan’ın ilk sayılarında (1950’li yıllardaki)  Erzincan’ın siyasi, sosyal, ekonomik durumuyla ilgili ilginç haber, yazı, diyalogları okumak insanı farklı duygulara götürüyor.

 

 Rıfkı Kaymaz

www.dogugazetesi.com.tr'den



Şiir: Ay Kanatlı Yıldız Kuşum/ Rıfkı Kaymaz

{ Posted by cocuklaricin }
{ 09:33, 3/5/2008 } { 0 yorum } { Link }

Ay kanatlı yıldız kuşum,

Ne sevimli ne güzelmiş.

Kanadında bin bir masal,

Kafdağı’ndan uçup gelmiş.

 

Ay kanatlı yıldız kuşum,

Pır pır yanan, akan selmiş.

Mutluluğun şarkısını,

Benim için bestelemiş.

 

Ay kanatlı yıldız kuşum,

Gagasında renk renk çiçek…

Tüyü ipek, düşü sevgi,

Sonsuza dek büyüyecek.

 

Ay kanatlı yıldız kuşum,

Ay dedeye selâm verir.

Anneciğim öper beni,

Hemencecik uykum gelir.

Rıfkı Kaymaz



Öğretmen Hikayeleri Antolojisi: Ben Öğretmenim Çocuklar

{ Posted by rifki }
{ 01:04, 11/2/2008 } { 0 yorum } { Link }

 

Öğretmenlik kutlu bir meslek.

Öğretmenlerimiz çocuklarımızı, gençlerimizi yetiştiren, onları geleceğe hazırlayan mimarlar.

Hepimiz onların bilgi ve tecrübeleriyle yetiştik. Bu nedenle onlara çok şey borçluyuz. Onlara her zaman saygı, sevgi ve minnet duygularımızı sunarız.

Yerel belediyecilik hizmetleri yanında kültürel alanda gerçekleştirdiği faaliyetler ve yayınladığı eserlerle dikkatleri çeken Eskişehir Odunpazarı Belediyesi sevgili öğretmenlerimize yönelik bir antoloji yayınladı.

Yazar, şair Mustafa Özçelik tarafından hazırlanan öğretmen hikâyeleri antolojisi “Ben Öğretmenim Çocuklar” adıyla yayınlandı.

Antolojide yazarlarımızın öğretmen konulu hikâyelerine yer verilmiş.

Hikyeleriyle “Ben Öğretmenim Çocuklar” antolojisini oluşturan yazarlarımız şöyle: H. Cahit Yalçın, Ömer Seyfettin, R.Nuri Güntekin, N.Fazıl Kısakürek, S. Faik Abasıyanık, Samet Ağaoğlu, Tarık Buğra, H.Latif Sarıyüce, Gülten Dayıoğlu, Şevket Bulut, Sevinç Çdcukm, Sadettin Kaplan, Taki Akkuş, Necati Kanter, Ü. Fehmi Sorgunlu, Reşat Gürel, Osman Çeviksoy, Naci Gümüş, A. Vahap Akbaş, Necdet Ekici, Zafer Altunkozaoğlu, Bestami Yazgan, H.Yeşim Koçak, İbrahim Eryiğit, Celalettin Kurt, Tacettin Şimşek, Sırrı Er, Nevzat Canan, Ethem Baran, Sadık Yalsızuçanlar, Fatma Peşken, Duran Çetin, Mustafa Oğuz, M.Nihat Malkoç, R.Şükrü Güngör, Murat Solak, Mehmet Harmancı, Himmet Karataş, Abdullah Harmancı, Osman Koca, Çağrı Gürel.

Antolojinin yayınlanmasına vesile olan Odunpazarı Belediyesi Başkanı Burhan Sakallı, proje danışmanı İsmail Köse, yayın koordinatörü Tayip Atmaca ve bu güzel çalışmayı bizlere sunan Mustafa Özçelik’e tebriklerimi iletiyorum.

(Ben Öğretmenim Çocuklar, Öğretmen Hikâyeleri Antolojisi, Mustafa Özçelik, Odunpazarı Belediyesi Yayını, 2007)

M.R.Selimoğlu



BAKIR EL İŞLEME ZÜRİH'TE SERGİLENDİ

{ Posted by erzincan }
{ 09:18, 8/2/2008 } { 0 yorum } { Link }

            * Fuara Bakır El İşleme Sergileriyle tanınan hemşerimiz Rıfkı Kaymaz da; bakır üzerine hat, tuğra ve süsleme çalışmalarıyla katıldı. Türk fuar standında izleyicilere çalışmalarını sundu.

 

            Erzincan Bakır El İşleme Örnekleri, Zürih’te açılan turizm fuarında teşhir edildi.

            31 Ocak-3 Şubat 2008 tarihleri arasında İsviçre’nin Zürih kenti Fuar Merkezinde düzenlenen turizm fuarına T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı da katıldı.

            İsviçre’nin Zürih kentinde turizm alanında hizmet veren Türk turizm büroları da Türk standında yer aldı. Türk standını gezenler; Türk lokumu, baklava ve aşureden tattılar. Türk turizmi, turizm mekânları, ulaşım konularında bilgi aldılar. Ülkemize ilişkin broşür, afiş, harita ve rehber kitapçılarına ilgi duydular.

            Türk standında Ramazan Kale Eskişehir-Lületaşı, Nebahat Maşalı Tel Kırma, Rıfkı Kaymaz da Erzincan Bakır El İşleme Örneklerini, Bentour standında ise M. Server Demiriz cam sanatını fuar ziyaretçilerine örnek çalışmalar halinde sundular.

            T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yazar ve Zürih Kültür ve Tanıtma Ataşe Yardımcısı Fulya Durgut, fuarın ülkemizin turizm zenginliklerini tanıtmada önemli rol oynadıklarını belirttiler.

            Fuar, İsviçre’de yaşayan Türk vatandaşlarınca da ilgiyle karşılandı.



Erzincanlılar Ansiklopedisi

{ Posted by erzincan }
{ 08:13, 16/1/2008 } { 0 yorum } { Link }

Erzincanlı kültür adamları, sanatçılar, edebiyatçılar,bilim adamları, siyaset adamları, bürokratlar…

                   Kültür, Sanat, Edebiyat, Bilim, Siyaset, Bürokrasi  Dünyasında

E R Z İ N C A N L I L AR

ANSİKLOPEDİSİ

Hazırlayanlar:

Rıfkı Kaymaz

H.İbrahim Özdemir

Baskı aşamasına gelen ansiklopedimizde,  aşağıdaki şartları taşıyan hemşehrilerimizin  biyografilerine yer veriyoruz. Ansiklopedide yer almasını istediğiniz isimleri, varsa mail adresleriyle bize bildirmenizi diliyoruz.

 

Kültür, Sanat, Edebiyat, Bilim, Siyaset, Bürokrasi Dünyasında

E R Z İ N C A N L I L AR

ANSİKLOPEDİSİ

Erzincanlı kültür adamları: Âlimler, din-tasavvuf büyükleri.

Erzincanlı sanatçılar : Ressamlar, hattatlar, sanatçılar.

Erzincanlı edebiyatçılar : Yazarlar, şairler, gazeteciler (sarı basın kartı sahibi, en az beş yıldır                               profesyonelce gazetecilik yapanlar).

Erzincanlı bilim adamları : Akademisyenler (Alanlarında en az doktora yapanlar).

Erzincanlı siyaset-devlet adamları: Milletvekilleri, bakanlar.

Erzincanlı yerel yöneticiler : Belediye başkanları (İl, ilçe).

Erzincanlı bürokratlar : Bürokraside en az daire başkanı olarak görev yapanlar.

 

 

                                                           RIFKI KAYMAZ

e-mail: rifkikaymaz@hotmail.com

Tlf.:0542 6501220   



TÜRKÇEM DERGİSİ

{ Posted by rifki }
{ 12:07, 5/1/2008 } { 0 yorum } { Link }

Balkanlarda ana dil zevkimizi yaşatan dergi: TÜRKÇEM.

Güzel dilimiz, Türkçemiz dünyanın dört bir yanında konuşuluyor, yazılıyor. Dili bir gönlü bir milyarlarca insan farklı coğrafyalarda da olsa aynı dille duygularını, düşüncelerini ifade ediyor. Onunla yaşıyor.

Balkanlarda yazarı, şairi, düşünürüyle Türk Edebiyatı da yaşıyor. “Türkçem” dergisi “Balkanlarda Anadil Zevkini Beraber Yaşatalım” diyerek çıkarılan bir dergi.

Sahip ve yazı işleri müdürlüğünü şair, yazar Zeynel Beksaç’ın yaptığı Türkçem dergisi, Kosova Çocuk Kültürü ve Edebiyatı Araştırma Derneğini yayını.

Türkiye Yazarlar Birliği ve Üsküp Köprü Derneğince birlikte düzenlenen Türkçenin 7.Uluslar arası Şiir Şöleni nedeniyle Üsküp’te bulunduğumuz günlerde dünyanın farklı bölgelerinden gelen, Türkçe yaşan şairlerle bir aradaydık.

Kosova’dan gelen şairlerden Zeynel Beksaç ile Türkçem dergisini, Balkanlarda Türk edebiyatını, çocuk edebiyatını konuştuk.

Türkçem, 9 yıldır yayınlanıyor. Ekim 2007, 83. sayısının muhtevasını sizlerle paylaşmak istedim.

Güncel Haberler’de “Priştine’de Türkçe Çocuk Tiyatrosu” ile ilgili bir haber var. Uğur  Böceği Türk Çocuk Tiyatrosu Başkanı Muharrem Süleyman. Oyunu sahneye koyan Perihan Şufta Safcı. Bir başka haber: Kosovalıların Mehmetçikle Bayramlaşması.

Necati Zekeriya (Kuşlar), Filiz Güner (Sabır Taşı), Atila Er (Çocuk Şiirimizde Barış), Mustafa Balel (Köstebekle Alakarga), Dr. Fethi Demir (Sağlık), Bayram İbrahim, A. Tevfik Ozan Türkçem’in 83. sayısında imzaları bulunan şair ve yazarlardan. “Sizden Gelenler” başlığında küçük okuyuculardan gelen yazı, şiir gibi ürünlere yer verilmiş.

Anadil zevkini Kosova’da yaşatan şair ve yazarların, Türkçem dergisinin, dilimiz adına önemli hizmetlerini takdir ve tebrikle anıyor, Türkçem’i yayınlayan Zeynel Beksaç’a, dergiye emeği geçenlere saygı, selâm ve sevgilerimizi iletiyorum.

Dergiyle ilgili bilgiler şöyle: TÜRKÇEM, Aylık popüler çocuk dergisi, Kosova Çocuk Kültürü ve Edebiyatı Araştırma Derneği yayını, Sahibi ve yazı işleri Md.:Zeynel Beksaç, Yayın koordinatörü: Attila Beksaç, Yazı kurulu: Meserret Brina, Nebile Laçin, İskender Muzbeg, Feyyaz Sağlam, Prof. Dr. Elçin İsgenderzade, Fikri Şişko, Liriye Dişo, Şefkat Kaçanik, Taner Güçlütürk, Sadık Koro, Suphi Mazrek, Grafik tasarım: Sencar Karamuço, Fotoğraf: Nafiz Lokviça Tlf.: 003744351155, www.turkcemdergisi.zoomshare.com

zbeksac@yahoo.com

theatteysgaria@gmail.com



Bir vakıf, bir dernek: ERKÜSAV, ERZİNCAN İLİ KÜLTÜR VE EĞİTİM DERNEĞİ

{ Posted by erzincan }
{ 08:41, 17/11/2007 } { 0 yorum } { Link }

ERZİNCANLILAR KÜLTÜR VE SAĞLIK VAKFI (ERKÜSAV)

 KURULUŞ: 1998

Kurucular:

 Erzincan İli Kültür ve Eğitim Derneği, M. Fuat Ünver (Emekli Genel Md.), Bekir Ekinci (Av.), Cemal Aytemiz (Prof. Dr.), Refik Canay (Emekli memur), Hüseyin Ağca (Öğretim Üyesi), Turan Özmumcu (Emekli işçi), Çağlayan Özdemir (Prof. Dr.), Fahri Taş (TRT Danışmanı), Nurettin yalçınkaya ( İş adamı), Necip Tekin (Emekli öğretmen), Zeki Gürses (İnş. Müh.), Haydar Kumbaroğlu (E.Eczacı), Gürbüz Erdoğan (Prof. Dr. ), Özdemir Erkal (E. Hv. Tümgeneral), Nurettin Daşkın (İş adamı), Yakup Yılmaz (E. İşçi), A. Nazif Atasoy (E. Bankacı), Şeref Çobanoğlu (Serbest Meslek), Adnan Delikurt (Müsteşar Yrd. ), Esalettin karaca (İnş. Müh.), Kerim Bitlislioğlu (Bakanlık Müfettişi), Ahmet Akartepe (İş adamı), Saim Tavşanoğlu (Av., iş adamı)

Yönetim Kurulu:

Cemal Aytemiz (Bşk. ), M.Fuat Ünver (2. Bşk.), Bekir Ekinci (Sayman), Özcan Tokyürek (Sekreter), Hüseyin Ağca (Üye), Zeki Gürses (Üye), Tekin Kola (üye)

 

ERZİNCAN İLİ KÜLTÜR VE EĞİTİM DERNEĞİ

KURULUŞ. 1948

Kurucular:

Behçet Kemal Çağlar (Milletvekili), Rauf Bayındır (Milletvekili), Sebahattin Özbek (Prof. Dr. ), Kemal Boralıdağ (Memur), Halil Tanyol (memur), Süreyya Malkoç ( Av.), Necati Kumbar (Av.), Şerafettin Tarhan (Vali)

Yönetim kurulu:

Bekir Ekinci (Bşk.), Turan Özmumcu (2. Başkan), Atilla Özgül (Sayman), Tekin Kola (Sekreter), Battal Altun(Üye)

Adres: Necatibey Cad. 56/18 Sıhhıye/Ankara Tlf.:0312. 231 9239 Faks: 0312 425 8592

 



KÜÇÜK EV'DEN 22 ÇOCUK KİTABI

{ Posted by cocuklaricin }
{ 11:11, 29/10/2007 } { 0 yorum } { Link }

 

Küçük Ev Yayınları yayınladığı yirmi iki çocuk kitabıyla yayın dünyamıza katıldı.

Küçük Ev, çocuk edebiyatı alanındaki eserleriyle tanınan Milli Eğitim Bakanlığı Çocuk Kitapları Yayın Danışma Kurulu Başkanı ve Çocuk Edebiyatçıları Birliği yönetim kurulu üyesi Üzeyir Gündüz’ün kurucusu ve yayın danışmanı olduğu bir yayınevi.

Küçük Ev Yayınevi, Üzeyir Gündüz’ün  4-8 yaş çocuklarında sıkça görülen sorunları konu alan,  Emoş ile Memoş dizisi (on kitap) ile Masal Masal Maniki dizisini yayınladı. Dizi, Küskün Bulut, Yağmur Gözlü çocuk, Ahmak Köyün Akıl Küpleri, Horoz Paşa, Kibar Canavar, Yirmi beş santimlik Kahraman, Şişko Timsah, Ormana Bırakılan Kız, Balon Kafalı Memidik, Çoban kızı ile Kurt Prens adlı on kitaptan oluşmuş.

Gözleme dayalı, minik espriler içeren kısa on bir öyküden oluşan iki kitap Tombulu Tonguç I, II ise Şeyma Yüksel’e ait. 48 sayfalık kitapların asıl hedef kitlesi okul öncesi çocukları. Tombili Tonguç, okumayı yeni söken çocukların da severek okuyacakları bir okuma kitabı.

Yayınevinin çocuklara yönelik kitaplarıyla çocuk edebiyatımıza güzel, şirin ürünler kazandıracağına inanıyoruz.

Küçük Ev Yayınlarının adresi: GMK Bulvarı Onur İş Hanı Kat:5 No. 104 Kızılay/Ankara, Tlf.:0312 418 0148, Faks:0312 4180154. e-posta:info@kucukevyayin.com

 

 



KÜÇÜK EV YAYINEVİNDEN 22 KİTAP

{ Posted by rifki }
{ 10:49, 29/10/2007 } { 0 yorum } { Link }

 

Küçük Ev Yayınları yayınladığı yirmi iki çocuk kitabıyla yayın dünyamıza katıldı.

Küçük Ev, çocuk edebiyatı alanındaki eserleriyle tanınan Milli Eğitim Bakanlığı Çocuk Kitapları Yayın Danışma Kurulu Başkanı ve Çocuk Edebiyatçıları Birliği yönetim kurulu üyesi Üzeyir Gündüz’ün kurucusu ve yayın danışmanı olduğu bir yayınevi.

Küçük Ev Yayınevi, Üzeyir Gündüz’ün  4-8 yaş çocuklarında sıkça görülen sorunları konu alan,  Emoş ile Memoş dizisi (on kitap) ile Masal Masal Maniki dizisini yayınladı. Dizi, Küskün Bulut, Yağmur Gözlü çocuk, Ahmak Köyün Akıl Küpleri, Horoz Paşa, Kibar Canavar, Yirmi beş santimlik Kahraman, Şişko Timsah, Ormana Bırakılan Kız, Balon Kafalı Memidik, Çoban kızı ile Kurt Prens adlı on kitaptan oluşmuş.

Gözleme dayalı, minik espriler içeren kısa on bir öyküden oluşan iki kitap Tombulu Tonguç I, II ise Şeyma Yüksel’e ait. 48 sayfalık kitapların asıl hedef kitlesi okul öncesi çocukları. Tombili Tonguç, okumayı yeni söken çocukların da severek okuyacakları bir okuma kitabı.

Yayınevinin çocuklara yönelik kitaplarıyla çocuk edebiyatımıza güzel, şirin ürünler kazandıracağına inanıyoruz.

Küçük Ev Yayınlarının adresi: GMK Bulvarı Onur İş Hanı Kat:5 No. 104 Kızılay/Ankara, Tlf.:0312 418 0148, Faks:0312 4180154. e-posta:info@kucukevyayin.com

 

 



Sevgi Tomurcukları/Rıfkı Kaymaz

{ Posted by rifki }
{ 10:03, 30/9/2007 } { 0 yorum } { Link }

Özellikle çocuklara yönelik şiirleriyle tanınan Rıfkı Kaymaz’ın yeni kitabı Sevgi Tomurcukları, Milli Eğitim Bakanlığı çocuk kitapları serisinden yayınlandı.

Sevgi Tomurcukları, çocuklara yönelik otuz sekiz şiirden oluşmuş.

“Evimizin çiçekleri /Mini mini çocuklarız/ Fıkır fıkır neşe dolu/ Mini mini çocuklarız”dörtlüğüyle başlıyor ilk şiir: Mini Mini Çocuklarız.

Çocuklar sevgi dünyamıza akan bir pınardır: “Pınar gibi coşarız/ Başarıya koşarız/Bilgiyle yoğrularak/ Mutluluğu yaşarız.” (Pınar Gibi)

Çocuk, ailenin en güzel gülü. Anneciğime, Anneciğim Seninle, Babacığım Seninle, Nineciğim, Annemi Seviyorum, Akşam Sofrasında, Kardeşim, Söz Verdim şiirleri aile mutluluğunu, birlikte olmayı, paylaşmayı, sevgiyle yoğrulmayı dile getiren şiirler.

Güzel Kuşum, Boncuk, Arı, Kelebek, Göçmen Kuşlar, çocuk dünyamızı süsleyen canlıları konu ediniyor.

Çocuk, ses benzerliklerine, ölçüye dayalı şiirleri daha bir sever. Onu daha kolay ezberler, ritimle söyler. Kaymaz’ın şiirleri çoklukla ölçülü ve kafiyeli şiirler. Dil sade, çocuğun kelime dağarcığını oluşturan kelimelerden kurulmuş.

Sevgi Tomurcukları’nda yer alan şiirlerde şiirsel anlatım yanında, eğitim de önemsenmiş. Mısralarda; sevgi, iyilik, doğruluk gibi insanî temel değerler mısralara sindirilmiş.

Masallar, çocukluk dünyamızı, çocuk yanımızı nasıl da süsler, hayal dünyamızı doyurur! Çocuk, nasıl da masalı sever!

Masal Penceresinden, masal dünyasını yansıtıyor: “Dünya bir başka güzel/Masal penceresinden/ Doğruya koş, canlan yücel/ Masal penceresinden.”

“Koşun göğe denize/ Kötülük gelsin dize/ İşte bir dünya size/ Masal penceresinden.”

Çocuklara yönelik metinlerde insan dışındaki varlıklar da konuşur. Fabl türü, teşhis ve intak sanatlarıyla çocuk şiirinde önemli bir yer tutar. Bir Kalemin Dileği’nde  kalem dile gelir: “İsteğim hep iyi şeyler yazmak/Bir içli mektup, bir güzel şiir/Varsın bir cümle/ Bir dört mısra olsun/ İyilikte, güzellikte/Benin de imzam olsun.”

Ağaç konuşur: “Koruyun sulayın/Sevgiyle bakın bize/Gövdemiz dalımız meyvemiz/Armağan hepinize.” (Konuşan Ağaç)

Didaktik yönü önde bir şiir: Doğru Ol!

“Doğru söz ruha dalar/Doğruyla toplum güler/İnsan yalınla solar/Doğru söyle doğru ol!”

Sevgi Tomurcukları manzum dille atasözleriyle (dokuz dörtlükle) noktalanıyor:

“Her şeyin bir vakti, saati varmış,

Her çiçek zamanla açar, solarmış.

Her iş zamanında, doğru, güzeldir,

“Vakitsiz açan gül çabuk solar”mış.”

Sevgi Tomurcukları çocukların zevkle okuyacakları bir şiir kitabı.

(Sevgi Tomurcukları, Rıfkı Kaymaz, Milli Eğitim Yayınları, Ankara 2006)



Çocuklar için şiir kitabı/Sevgi Tomurcukları

{ Posted by cocuklaricin }
{ 10:01, 30/9/2007 } { 0 yorum } { Link }

Özellikle çocuklara yönelik şiirleriyle tanınan Rıfkı Kaymaz’ın yeni kitabı Sevgi Tomurcukları, Milli Eğitim Bakanlığı çocuk kitapları serisinden yayınlandı.

Sevgi Tomurcukları, çocuklara yönelik otuz sekiz şiirden oluşmuş.

“Evimizin çiçekleri /Mini mini çocuklarız/ Fıkır fıkır neşe dolu/ Mini mini çocuklarız”dörtlüğüyle başlıyor ilk şiir: Mini Mini Çocuklarız.

Çocuklar sevgi dünyamıza akan bir pınardır: “Pınar gibi coşarız/ Başarıya koşarız/Bilgiyle yoğrularak/ Mutluluğu yaşarız.” (Pınar Gibi)

Çocuk, ailenin en güzel gülü. Anneciğime, Anneciğim Seninle, Babacığım Seninle, Nineciğim, Annemi Seviyorum, Akşam Sofrasında, Kardeşim, Söz Verdim şiirleri aile mutluluğunu, birlikte olmayı, paylaşmayı, sevgiyle yoğrulmayı dile getiren şiirler.

Güzel Kuşum, Boncuk, Arı, Kelebek, Göçmen Kuşlar, çocuk dünyamızı süsleyen canlıları konu ediniyor.

Çocuk, ses benzerliklerine, ölçüye dayalı şiirleri daha bir sever. Onu daha kolay ezberler, ritimle söyler. Kaymaz’ın şiirleri çoklukla ölçülü ve kafiyeli şiirler. Dil sade, çocuğun kelime dağarcığını oluşturan kelimelerden kurulmuş.

Sevgi Tomurcukları’nda yer alan şiirlerde şiirsel anlatım yanında, eğitim de önemsenmiş. Mısralarda; sevgi, iyilik, doğruluk gibi insanî temel değerler mısralara sindirilmiş.

Masallar, çocukluk dünyamızı, çocuk yanımızı nasıl da süsler, hayal dünyamızı doyurur! Çocuk, nasıl da masalı sever!

Masal Penceresinden, masal dünyasını yansıtıyor: “Dünya bir başka güzel/Masal penceresinden/ Doğruya koş, canlan yücel/ Masal penceresinden.”

“Koşun göğe denize/ Kötülük gelsin dize/ İşte bir dünya size/ Masal penceresinden.”

Çocuklara yönelik metinlerde insan dışındaki varlıklar da konuşur. Fabl türü, teşhis ve intak sanatlarıyla çocuk şiirinde önemli bir yer tutar. Bir Kalemin Dileği’nde  kalem dile gelir: “İsteğim hep iyi şeyler yazmak/Bir içli mektup, bir güzel şiir/Varsın bir cümle/ Bir dört mısra olsun/ İyilikte, güzellikte/Benin de imzam olsun.”

Ağaç konuşur: “Koruyun sulayın/Sevgiyle bakın bize/Gövdemiz dalımız meyvemiz/Armağan hepinize.” (Konuşan Ağaç)

Didaktik yönü önde bir şiir: Doğru Ol!

“Doğru söz ruha dalar/Doğruyla toplum güler/İnsan yalınla solar/Doğru söyle doğru ol!”

Sevgi Tomurcukları manzum dille atasözleriyle (dokuz dörtlükle) noktalanıyor:

“Her şeyin bir vakti, saati varmış,

Her çiçek zamanla açar, solarmış.

Her iş zamanında, doğru, güzeldir,

“Vakitsiz açan gül çabuk solar”mış.”

Sevgi Tomurcukları çocukların zevkle okuyacakları bir şiir kitabı.

(Sevgi Tomurcukları, Rıfkı Kaymaz, Milli Eğitim Yayınları, Ankara 2006)



Sıla Fotoğrafları

{ Posted by erzincan }
{ 04:14, 1/8/2007 } { 0 yorum } { Link }

 

Sıla, her insan için çok şey ifade eder. Doğup büyüdüğümüz, birlikte yoğrulduğumuz toprak. İlimiz, ilçemiz, köyümüz. Hatıralarıyla birlikte iç içe yaşadığımız sılamız. Evimiz, yuvamız. Tarlamız, bahçemiz, toprağımız, dağımız, bağımız, deremiz. Geçmişimizi ebediyete uğurladığımız mezarlığımız. Acımız, hüznümüz, sevincimiz, mutluluğumuz. Sevdiklerimiz, dostlarımız. Aldığımız nefes, içtiğimiz su, yediğimiz aş: Sılamız.

Erzincanlının yüreğinde her an canlı bir sevda. Sıla: Erzincan.

Lütfi Özgünaydın’ın Erzincan fotoğraflarını ve denemelerini içeren Erzincan albümüne bakarken bir kere daha sılamı andım. Onun dünyasında dolaştım. Hatırladım, düşündüm, yol aldım.

Lütfi Özgünaydın, usta bir gazeteci., bir yazar. Baraj, Köyden Kente, Şelale Söğüt Ağacı, Taş Yolu yayınlanan öykü kitapları.

Onu, yıllar öncesi tanıdım. Erzincan Doğu Gazetesinde sevgili dost Halil İbrahim Özdemir’le birlikte onun Gurbeti çıkardığı günlerdi. Eğin’i konu şiir yarışmasına katılmış, dereceye girmiş, hatırladığım kadarıyla da bir ceket hediye almıştım.

Özgünaydın, son yıllarda usta fotoğrafçılığıyla sılamızı, güzel Erzincanımızı objektifiyle bizlere, yalnızca gözlerimize değil yüreklerimize de sunuyor. Usta fotoğrafçıyı diğer fotoğrafçılardan ayıran özellik bu. Fotoğrafçı, objektifiyle, usta fotoğrafçı yüreğiyle fotoğraf çeker. Özgünaydın işte böyle bir sanatçımız. Sıtkı Fırat, Y.Ziya Ademhan gibi usta bir sanatçı hemşehrimiz.

Özgünaydın’ın İstanbul’daki sergisine katılamadım. Geçtiğimiz günlerde Oromedya’nın sahibi Cüneyt’le birlikte, Esenler Belediye Başkanımız, değerli hemşehrimiz Mehmet Öcalan’a  yaptığımız ziyaretin güzel bir hatırası oldu.

Yerel yöneticiliği yanında kültür, sanat ve edebiyatseverliğiyle de takdir edilen değerli başkanımızın hediyesi Özgünaydın’ın Erzincan Albümüydü.

Birbirinden güzel fotoğraflar, Özgünaydın’ın denemeleriyle ( İngilizceleriyle birlikte) bütünleşmiş.

Albümü gören bir yabancının, Erzincan’ı konu alan İngilizce denemelerle birlikte Erzincanla tanışması ne güzel! Bu güzel denemelerin Özgünaydın’ın www.ozgunaydin.com sitesinde  her iki dilde de yayınlanmasının önemini ifade etmek istiyorum.

Özgünaydın’ın fotoğraflarına yansıyan Erzincanımızı , onun güzel insanlarını bir albüm halinde bizlere ulaşmasına katkı sağlayan Erzincan Kültür Eğitim vakfı yetkililerine , bu albüme emeği geçenlere teşekkürlerimi sunuyor, Özgünaydın’ı bir kere daha takdirlerimi iletiyorum.

(Erzincan, Fotoğraf-deneme, Lütfi Özgünaydın, İlke Kitap, İstanbul 2007, e-mail: lutfi@lutfiozgunaydin.com)

Rıfkı Kaymaz

www.dogugazetesi.com'dan



Çocuk Edebiyatı Üzerine Rıfkı Kaymaz'la Konuşma:Murat Soyak

{ Posted by cocuklaricin }
{ 02:47, 26/6/2007 } { 0 yorum } { Link }

Rıfkı Kaymaz bize kendisinden bahsetse; kısaca hayatınız…

1950 Erzincan doğumluyum. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Çeşitli illerde edebiyat öğretmenliği, idarecilik yaptım. Kısa bir süre gazetecilik, memurluk, TBMM’de danışmanlık görevlerinde bulundum. Polis Akademisi Türk Dili Okutmanlığından emekli oldum. Emeklilik sonrası özel eğitim kurumlarında öğretmen ve idareci olarak çalıştım. Türkiye Yazarlar Birliği ve Çocuk Edebiyatçıları Birliği yönetim kurullarında görev aldım. Çıraklık okulları için Türkçe (Sırrı Er, Üzeyir Gündüz ile), İlköğretim Okulu 4. ve 5. sınıflar için Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitaplarımız (Sırrı Er ve Mustafa Aşkar ile)ders kitabı olarak okutuldu.Yayınlanmış edebî eserlerim var. Bunlardan çocuklara yönelik olanlarının isimlerini vereyim:Sevginin Gülleri,Küçük Çeşmenin Tatlı Suyu,Bir Demet Şiir,Öykü Sepeti,Öykü Yağmuru,En Güzel Çocuk Şiirleri.

- Çocukluk yıllarınıza gidelim isterseniz.Yaşadığınız çocukluğu anlatır mısınız?

Çocukluğum Erzincan’da geçti. Babam okumayı seven bir memurdu. Büyük ağabeyim şiir ve yazılar yazıyordu.Onları okuyordum, ezberlliyordum. Yazmaya ilgim o yaşlarda başladı. Diğer ağabeyimin elleriyle yaptığı tel arabalarla, vinçlerle, oyuncaklarla oynadım. Gazoz kapakları, bilye, çelik çomak, sıkça oynadığımız oyunlardı. Ablamın merkeze yakın köyü, özellikle tatil günlerimizde bizim için eğlenmenin, gezmenin, oynamanın en güzel mekânıydı.Fırsat buldukça ağaçlara, tepelere tırmanır, dut döker, kayısı toplar, yarar, kuruturduk. Babam, bahçemizdeki arı kovanlarına özenle bakardı. Arıların bahçemizdeki ağaçlara bir üzüm salkımı halinde oğul vermelerini, babamın dalı silkeleyerek onları yeni bir kovana almasını mutlulukla seyrederdik. Başımıza geçirdiğimiz tel başlıkla, kovanlarına bin bir renkli çiçek taşıyan arıları uzun uzun izlemekten doyumsuz bir zevk alırdık.Bahçeli evimiz; meyve ağaçları, arılar, kümesteki tavuklar ile çocukluğumuzu doyasıya yaşadığımız doğal bir çevre idi bize.

-Çocuklar için edebiyat ya da çocuk edebiyatı dendiğinde neler söylersiniz?

Çocuk Edebiyatı kavramından, çocuklara yönelik olarak ortaya konulan edebiyatı anlıyorum. Çocuk duyarlığını edebî bir biçimde yansıtan, onların kişisel, ruhsal özelliklerini, kelime dağarcıklarını göz önünde bulunduran bir edebiyat. Çocuk; temizlik, sevgi, safiyet ve fıtratı hatırlatır. Çocuk edebiyatı alanında doktora yapmış Zeki Gürel (Yard. Doç. Dr.) buradan yola çıkarak çocuk edebiyatının “fıtrata uygun edebiyat” olması gerektiğini ifade eder. Çocukların fıtratına (ruh, beden vs. yapısına) uygun bir edebiyat. Büyükler için ortaya konan edebiyatta olduğu gibi, çocuk edebiyatında da anlatım elbette edebî olacaktır. Edebî zevk ve kaygı taşımayan bir anlatımı, edebiyatla ilişkilendirmek mümkün değil.

-Çocuklar için yazılacak şiirlerde özellikle olması gereken(ler) nelerdir?

Çocuk şiiri, biraz önce de belirttiğim gibi, “şiir”in çocuklar için yazılanıdır. Bu iki şiir arasındaki temel fark, çocuk şiirinin çocuklara yönelik bir özellik taşımasıdır.Çocuk duyarlığı, dil zevki, kelime dağarcığı, ruhsal yön, çevre, ilgi alanı vb. çocuk şiirinde öne çıkar. Ninni ve masalla büyüyen çocuk, ritme, ahenge, sese ilgi duyar. Söz oyunları, benzerlikleri, tekerlemeler, kafiye, şiiri müziğe yaklaştırır. Çocuk, şiirle, sesle kendisini ve çevresini (tabiatı, eşyayı vb.) tanır. Çocuk, şiir, oyun ve müzik, çocuk dünyasında bir arada, iç içedir. Edebî bir zevkle sunulan ilginç buluşlar, çocukta merak duygusunu sorulara dönüştürür. Tasvirler ona yaşadığı dünyayı tanıtır. Çocuk edebiyatında işlenen konular, temalar da çocuğa uygun olmalıdır. Sevgi, iyilik gibi insanî değerler, kuru bir öğüt biçiminde değil, çocuğun ilgisini çekebilecek edebî bir dil ve anlatımla verilmelidir. Değerler, eşyalar, bitkiler, hayvanlar konuşturularak fabl türüyle de sunulabilir. Bu tür anlatım, çocukların hayal dünyasını zenginleştirir. Bitki, hayvan ve çevrenin özelliklerini, onların konuşmalarından yola çıkarak öğrenir, karşılaştırmalar yapar.

-Kitap okuma alışkanlığı kazanmada yapılması gerekenler sizce nelerdir?

Kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için pek çok yol vardır. TV ve bilgisayarın alabildiğine yaygınlaştığı ve yanlış kullanıldığı günümüzde, kitap alışkanlığı kazandırmak kolay değil. Ödüllendirme, çocuklara bu yönde örnek olma çok önemli. Çocukların ilgiyle izlediği program veya dizilerde kitap öne çıkmalı, okuma önemsenmeli. Okullarda çocuk yazarlarıyla çocukları buluşturan etkinlikler yapılmalı. Çocuk Vakfı’nın ve Çocuk Edebiyatçılar Birliği’nin bu anlamda yaptığı çalışmaların ses getirdiğini biliyorum. Okuma alışkanlığının kazandırılmasında en etkin yol, çocuğun kendisine uygun, nitelikli bir kitapla tanıştırılmasıdır. Çocuk okuma zevkini tattığı an artık okumayı bırakmaz.

-Çocukluk çağında kitap okuma çabanız ve okuduğunuz, unutmadığınız kitaplar hakkında bilgi verir misiniz?

Okumayı seven, haftalık ve aylık iki süreli yayına abone olan bir ailede büyüdüm. Bu açıdan kendimi şanslı buluyorum. O yıllar, kitap açısından fakir bir dönemdi. Bizde Ömer Seyfettin’i batıdan J. Werne, Cervantes gibi romancıları okuyorduk. Resimli romanlar yaygındı. O günleri bugünle karşılaştırıyorum.O zaman, kitap az fakat kıymetliydi, okunuyordu. Bugün kitap çok, ne yazık ki okuyan az. Çocukluk yıllarımda unutamadığım hikâye Ömer Seyfettin’in Kaşağı’sıydı.

-Severek okuduğunuz yazarlar, şairler kimlerdir?

Mehmet Âkif , Necip Fazıl Kısakürek, Arif Nihat Asya, Sezai Karakoç, Yavuz Bülent Bakiler gibi yazarlar, edebiyata, şiire, yazmaya ilgi duymamda etkili isimler.

-Günümüzde çocuklar için yapılan yayıncılık çalışmaları hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Günümüzde çocuklar için yayınlanan yayınlar sayıca çok. Özellikle son yıllarda bu alanda önemli artış söz konusu. İçeriğiyle, görsel yönüyle, çok nitelikli yayınlar var. Ne var ki çocukların yaşını, ihtiyacını, dil, kelime dağarcığını, çocuk kitaplarında olması gereken fiziksel özellikleri dikkate almadan, yalnız ticarî kaygılarla ortaya konulan yayınlar da az değil.

-Çocuklar için yazan edebiyatçılarımız hakkındaki değerlendirmeleriniz, görüşleriniz nelerdir?

Çocuk yayınları için söylediklerimi çocuk edebiyatçıları için de tekrarlayabilirim. Çocuk edebiyatı kolay, ucuz bir iş değil. Seslendiği kitlenin dünyasını, çocuk duyarlığını, cümle kuruluşunu, yaş grubuna göre yazı puntosunu, çocuk yayınında olması gereken görsel, fiziksel unsurları dikkate alarak onu edebî bir dille kaleme alan çocuk edebiyatçılarını kutluyorum.

-Bir çocukluk anınız ya da geçmiş günlerden bir gün…

Çocukluk yıllarımla ilgili genel bir değerlendirme yapayım. Ortaokul yıllarında her yaz tatilinde Erzincan’ın yerel bir el sanatı olan bakır el işlemeciliğinde çalıştım. Çırak olarak başladığım bakır işlemeciliğini halen sürdürmekteyim. Çalıştığım işyeri, benim ve arkadaşlarım için aynı zamanda “bir mektep”ti. Ustamızdan dinlediğimiz hikâyeler, kıssalar bizi hayata bağlamıştı. Bakır işleme çıraklığından önce bir terzi dükkanında hiçbir ücret almadan çıraklık da yapmıştım. Babam bir sanat öğrenmem adına beni terziye çırak olarak vermişti. Sabahın bereketi inancıyla, sabah namazı açılan işyerinin, toprak zeminini sular, süpürür, temizlerdim. Müşterilerin getirdiği palto, pantolon, gömlekleri dikiş yerlerinden sökerek, kumaşı ters çeviriyor, onları bir anlamda yeniliyorduk. O yıllar, hayatın maddî sıkıntılarını göğüsleyen, onu aşan, sevgi, saygı, vefa, sabır gibi değerlerle mutluluğu paylaşan güzel insanlarla birlikte bana hayatı tanıma fırsatı vermiş. Bunu şimdi çok daha iyi anlıyorum.

-Bir şiiriniz…

AKŞAM SOFRASINDA

Her akşam sofrada beraber olur,
Akşam yemeğini birlikte yeriz.
Ve sonra açarak ellerimizi,
“Çok şükür Ya Rabb’i!”
“Çok şükür!” deriz.

Nasıl anlatayım bilmem sizlere,
Bizim soframızda bin bereket var.
Soframızda paylaşırız her şeyi,
Babamın yorgunluğu birden azalır.
Annemin sevgisi sofraya taşar.

Her pazar birlikte çıkarız babamla,
Pazardan yiyecek şeyler alırız.
Annem sevgiyle pişirir yemekleri,
Öylesine tatlı, öylesine lezzetli ki,
Bayılırız.

İsterim her yemek vaktinde yine,
Her sofrada bir araya gelmeyi.
Ne var ki babam işe gider erkenden,
Ben kardeşimle okula.
Annem bizleri yolcu eder her sabah,
Unutmaz öpmeyi, gülümsemeyi.

Dilerim sonsuza değin mutluluk,
Evimizde sevgi hiç eksilmesin.
İsterim herkesin sofrası da,
Bezenerek sevgiyle,
Bizimkine benzesin.

-Bu söyleşi için teşekkür ederim.

Ben de teşekkür ederim.




Söyleşi: Murat Soyak

www.dinlence.com'dan



Erzincanlı Yazar: Ahmet Dumlu

{ Posted by erzincan }
{ 02:32, 26/6/2007 } { 0 yorum } { Link }

DUMLU, Ahmet

Eğitimci, yazar.  1928, Erzincan

doğumlu. Köy Enstitüsü (1946

) mezunu. On beş yıl Erzincan’ın köylerinde

öğretmenlik yaptı.

1959’da Erzincan Şeker Fabrikası

İlkokulu müdürlüğüne atandı. 1982

yılında kendi isteğiyle emekli oldu.

 Erzincan’da çıkan Özsöz,

Doğu, Birlik gazetelerinde yazılar yazdı,

yerel TV’lerde program hazırlayıp

sundu. Türkiye Yazarlar Birliği ve

İLESAM üyesidir.

ESERLERİ:

ROMAN: Tandır Gelin (1980),

Oyalı Yazma (1980), Düşman Yarası

(1982), Meysun Ana (1990), Bizim Ayvan

(1998), Bahar Kelebekleri (2005).

ARAŞTIRMA-İNCELEME: Belgelerle

Ermeniler ve Katliamları (1983),

Bizim Yunus (1994), Erzincan’da İz

Bırakanlar (1999).



Çocuk Edebiyatçıları: Nurdan Damla

{ Posted by rifki }
{ 02:19, 26/6/2007 } { 0 yorum } { Link }

DAMLA, Nurdan

Çocuk edebiyatçısı.1963, Erzurum doğumlu. Anadolu

Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü

mezunu. Çalışmalarını Ankara’da

sürdürüyor. Şiirleri ve çocuk hikâyeleri

1978’den itibaren Yeni Asya gazetesi

ile Bizim Aile ve Can Kardeş dergilerinde

yer aldı. Tiyatro çalışmaları

çeşitli şehirlerde sahnelendi. Çocuk

Edebiyatçıları ve Sanatçıları Birliği üyesi.

ESERLERİ:

ÇOCUK KİTABI: Merve Sonsuzluk

Ülkesinde (1995), Dünya Yolcusu Murat

(1997), Laliş (hikâye seti, 1998).

ŞİİR: Erguvan Renkli Gönlüm

(2000).



Rıfkı Kaymaz'la Söyleşi

{ Posted by rifki }
{ 06:09, 28/3/2007 } { 0 yorum } { Link }
Rıfkı Kaymaz: “Çocuk Edebiyatı Fıtrata Uygun"
Murat SOYAK
Rıfkı Kaymaz çocuk edebiyatına dâir eserleriyle tanınıyor. Yazarımızla hayatı, ilk edebî çalışmaları ve çocuk edebiyatı eksenli eserleri üzerinde konuştuk. Mülâkatı, özellikle çocuk edebiyatımıza yeni açılımlar sağlaması dileğiyle sunuyoruz:

SOYAK: Rıfkı Kaymaz bize kendisinden bahsetse; kısaca hayatınız…

KAYMAZ: 1950 Erzincan doğumluyum. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Çeşitli illerde edebiyat öğretmenliği, idarecilik yaptım. Kısa bir süre gazetecilik, memurluk, TBMM’de danışmanlık görevlerinde bulundum. Polis Akademisi Türk Dili Okutmanlığından emekli oldum. Emeklilik sonrası özel eğitim kurumlarında öğretmen ve idareci olarak çalıştım. Türkiye Yazarlar Birliği ve Çocuk Edebiyatçıları Birliği yönetim kurullarında görev aldım. Çıraklık okulları için Türkçe (Sırrı Er, Üzeyir Gündüz ile), İlköğretim Okulu 4. ve 5. sınıflar için Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitaplarımız (Sırrı Er ve Mustafa Aşkar ile)ders kitabı olarak okutuldu.Yayınlanmış edebî eserlerim var. Bunlardan çocuklara yönelik olanlarının isimlerini vereyim: Sevginin Gülleri, Küçük Çeşmenin Tatlı Suyu, Bir Demet Şiir,Öykü Sepeti, Öykü Yağmuru, En Güzel Çocuk Şiirleri.

SOYAK: Çocukluk yıllarınıza gidelim isterseniz.Yaşadığınız çocukluğu anlatır mısınız?

KAYMAZ: Çocukluğum Erzincan’da geçti. Babam okumayı seven bir memurdu. Büyük ağabeyim şiir ve yazılar yazıyordu. Onları okuyordum, ezberliyordum. Yazmaya ilgim o yaşlarda başladı. Diğer ağabeyimin elleriyle yaptığı tel arabalarla, vinçlerle, oyuncaklarla oynadım. Gazoz kapakları, bilye, çelik çomak, sıkça oynadığımız oyunlardı. Ablamın merkeze yakın köyü, özellikle tatil günlerimizde bizim için eğlenmenin, gezmenin, oynamanın en güzel mekânıydı. Fırsat buldukça ağaçlara, tepelere tırmanır, dut döker, kayısı toplar, yarar, kuruturduk. Babam, bahçemizdeki arı kovanlarına özenle bakardı. Arıların bahçemizdeki ağaçlara bir üzüm salkımı halinde oğul vermelerini, babamın dalı silkeleyerek onları yeni bir kovana almasını mutlulukla seyrederdik. Başımıza geçirdiğimiz tel başlıkla, kovanlarına bin bir renkli çiçek taşıyan arıları uzun uzun izlemekten doyumsuz bir zevk alırdık. Bahçeli evimiz; meyve ağaçları, arılar, kümesteki tavuklar ile çocukluğumuzu doyasıya yaşadığımız doğal bir çevre idi bize.

SOYAK: Çocuklar için edebiyat ya da çocuk edebiyatı dendiğinde neler söylersiniz?

KAYMAZ: Çocuk Edebiyatı kavramından, çocuklara yönelik olarak ortaya konulan edebiyatı anlıyorum. Çocuk duyarlığını edebî bir biçimde yansıtan, onların kişisel, ruhsal özelliklerini, kelime dağarcıklarını göz önünde bulunduran bir edebiyat. Çocuk; temizlik, sevgi, safiyet ve fıtratı hatırlatır. Çocuk edebiyatı alanında doktora yapmış Zeki Gürel (Yard. Doç. Dr.) buradan yola çıkarak çocuk edebiyatının “fıtrata uygun edebiyat” olması gerektiğini ifade eder. Çocukların fıtratına (ruh, beden vs. yapısına) uygun bir edebiyat. Çocuk edebiyatı yaratılışa uygun edebiyattır. Büyükler için ortaya konan edebiyatta olduğu gibi, çocuk edebiyatında da anlatım elbette edebî olacaktır. Edebî zevk ve kaygı taşımayan bir anlatımı, edebiyatla ilişkilendirmek mümkün değil.

SOYAK: Çocuklar için yazılacak şiirlerde özellikle olması gereken(ler) nelerdir?

KAYMAZ: Çocuk şiiri, biraz önce de belirttiğim gibi, “şiir”in çocuklar için yazılanıdır. Bu iki şiir arasındaki temel fark, çocuk şiirinin çocuklara yönelik bir özellik taşımasıdır.Çocuk duyarlığı, dil zevki, kelime dağarcığı, ruhsal yön, çevre, ilgi alanı vb. çocuk şiirinde öne çıkar. Ninni ve masalla büyüyen çocuk, ritme, ahenge, sese ilgi duyar. Söz oyunları, benzerlikleri, tekerlemeler, kafiye, şiiri müziğe yaklaştırır. Çocuk, şiirle, sesle kendisini ve çevresini (tabiatı, eşyayı vb.) tanır. Çocuk, şiir, oyun ve müzik, çocuk dünyasında bir arada, iç içedir. Edebî bir zevkle sunulan ilginç buluşlar, çocukta merak duygusunu sorulara dönüştürür. Tasvirler ona yaşadığı dünyayı tanıtır. Çocuk edebiyatında işlenen konular, temalar da çocuğa uygun olmalıdır. Sevgi, iyilik gibi insanî değerler, kuru bir öğüt biçiminde değil, çocuğun ilgisini çekebilecek edebî bir dil ve anlatımla verilmelidir. Değerler, eşyalar, bitkiler, hayvanlar konuşturularak fabl türüyle de sunulabilir. Bu tür anlatım, çocukların hayal dünyasını zenginleştirir. Bitki, hayvan ve çevrenin özelliklerini, onların konuşmalarından yola çıkarak öğrenir, karşılaştırmalar yapar.

SOYAK: Kitap okuma alışkanlığı kazanmada yapılması gerekenler sizce nelerdir?

KAYMAZ: Kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için pek çok yol vardır. TV ve bilgisayarın alabildiğine yaygınlaştığı ve yanlış kullanıldığı günümüzde, kitap alışkanlığı kazandırmak kolay değil. Ödüllendirme, çocuklara bu yönde örnek olma çok önemli. Çocukların ilgiyle izlediği program veya dizilerde kitap öne çıkmalı, okuma önemsenmeli. Okullarda çocuk yazarlarıyla çocukları buluşturan etkinlikler yapılmalı. Çocuk Vakfı’nın ve Çocuk Edebiyatçılar Birliği’nin bu anlamda yaptığı çalışmaların ses getirdiğini biliyorum. Okuma alışkanlığının kazandırılmasında en etkin yol, çocuğun kendisine uygun, nitelikli bir kitapla tanıştırılmasıdır. Çocuk okuma zevkini tattığı an artık okumayı bırakmaz.

SOYAK: Çocukluk çağında kitap okuma çabanız ve okuduğunuz, unutmadığınız kitaplar hakkında bilgi verir misiniz?

KAYMAZ: Okumayı seven, haftalık ve aylık iki süreli yayına abone olan bir ailede büyüdüm. Bu açıdan kendimi şanslı buluyorum. O yıllar, kitap açısından fakir bir dönemdi. Biz de Ömer Seyfettin’i batıdan J. Werne, Cervantes gibi romancıları okuyorduk. Resimli romanlar yaygındı. O günleri bugünle karşılaştırıyorum. O zaman, kitap az fakat kıymetliydi, okunuyordu. Bugün kitap çok, ne yazık ki okuyan az. Çocukluk yıllarımda unutamadığım hikâye Ömer Seyfettin’in Kaşağı’sıydı.

SOYAK: Severek okuduğunuz yazarlar, şairler kimlerdir?

KAYMAZ: Mehmet Âkif , Necip Fazıl Kısakürek, Arif Nihat Asya, Sezai Karakoç, Yavuz Bülent Bakiler gibi yazarlar, edebiyata, şiire, yazmaya ilgi duymamda etkili isimler.

SOYAK: Günümüzde çocuklar için yapılan yayıncılık çalışmaları hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

KAYMAZ: Günümüzde çocuklar için yayınlanan yayınlar sayıca çok. Özellikle son yıllarda bu alanda önemli artış söz konusu. İçeriğiyle, görsel yönüyle, çok nitelikli yayınlar var. Ne var ki çocukların yaşını, ihtiyacını, dil, kelime dağarcığını, çocuk kitaplarında olması gereken fiziksel özellikleri dikkate almadan, yalnız ticarî kaygılarla ortaya konulan yayınlar da az değil.

SOYAK: Çocuklar için yazan edebiyatçılarımız hakkındaki değerlendirmeleriniz, görüşleriniz nelerdir?

KAYMAZ: Çocuk yayınları için söylediklerimi çocuk edebiyatçıları için de tekrarlayabilirim. Çocuk edebiyatı kolay, ucuz bir iş değil. Seslendiği kitlenin dünyasını, çocuk duyarlığını, cümle kuruluşunu, yaş grubuna göre yazı puntosunu, çocuk yayınında olması gereken görsel, fiziksel unsurları dikkate alarak onu edebî bir dille kaleme alan çocuk edebiyatçılarını kutluyorum.

SOYAK: Bir çocukluk anınız ya da geçmiş günlerden bir gün…

KAYMAZ: Çocukluk yıllarımla ilgili genel bir değerlendirme yapayım. Ortaokul yıllarında her yaz tatilinde Erzincan’ın yerel bir el sanatı olan bakır el işlemeciliğinde çalıştım. Çırak olarak başladığım bakır işlemeciliğini halen sürdürmekteyim. Çalıştığım işyeri, benim ve arkadaşlarım için aynı zamanda “bir mektep”ti. Ustamızdan dinlediğimiz hikâyeler, kıssalar bizi hayata bağlamıştı. Bakır işleme çıraklığından önce bir terzi dükkanında hiçbir ücret almadan çıraklık da yapmıştım. Babam bir sanat öğrenmem adına beni terziye çırak olarak vermişti. Sabahın bereketi inancıyla, sabah namazı açılan işyerinin, toprak zeminini sular, süpürür, temizlerdim. Müşterilerin getirdiği palto, pantolon, gömlekleri dikiş yerlerinden sökerek, kumaşı ters çeviriyor, onları bir anlamda yeniliyorduk. O yıllar, hayatın maddî sıkıntılarını göğüsleyen, onu aşan, sevgi, saygı, vefa, sabır gibi değerlerle mutluluğu paylaşan güzel insanlarla birlikte bana hayatı tanıma fırsatı vermiş. Bunu şimdi çok daha iyi anlıyorum.



Rıfkı Kaymaz’ın Bir Şiiri:

AKŞAM SOFRASINDA

Her akşam sofrada beraber olur,
Akşam yemeğini birlikte yeriz.
Ve sonra açarak ellerimizi,
“Çok şükür Ya Rabb’i!”
“Çok şükür!” deriz.

Nasıl anlatayım bilmem sizlere,
Bizim soframızda bin bereket var.
Soframızda paylaşırız her şeyi,
Babamın yorgunluğu birden azalır.
Annemin sevgisi sofraya taşar.

Her pazar birlikte çıkarız babamla,
Pazardan yiyecek şeyler alırız.
Annem sevgiyle pişirir yemekleri,
Öylesine tatlı, öylesine lezzetli ki,
Bayılırız.

İsterim her yemek vaktinde yine,
Her sofrada bir araya gelmeyi.
Ne var ki babam işe gider erkenden,
Ben kardeşimle okula.
Annem bizleri yolcu eder her sabah,
Unutmaz öpmeyi, gülümsemeyi.

Dilerim sonsuza değin mutluluk,
Evimizde sevgi hiç eksilmesin.
İsterim herkesin sofrası da,
Bezenerek sevgiyle,
Bizimkine benzesin.

-Bu söyleşi için teşekkür ederim.

Ben de teşekkür ederim.


muratsoyak@gmail.com
www.sanatalemi.net'ten

Yeni bir gazete: Fırat

{ Posted by erzincan }
{ 04:48, 4/3/2007 } { 0 yorum } { Link }

Fırat adıyla yeni bir gazete yayınlanmaya başladı. Özellikle Ilıç , Kuruçay bölgesine yönelik olarak yayınlanan gazetenin ilk sayısı Ocak 2007'de çıktı.

Gazetenin sahibi: Tahir Sehlikoğlu.

Adresi: İ. Müteferrika Cad. 23 Çapa/İstanbul, Tlf.: 0212 533 13 32.

mail adresi: firatgazetesi@gmail.com
Fırat'a başarılı yayınlar diliyoruz.
Rıfkı Kaymaz



Erzincanlı Şair: Hüseyin Erdoğan

{ Posted by erzincan }
{ 12:33, 24/2/2007 } { 0 yorum } { Link }

ERZİNCANLI ÂŞIK

Rıfkı Kaymaz

Erzincan toprağı bilim, sanat, kültür dünyasında önemli isimler yetiştirmiştir. Bugün edebiyat dünyamızda eserleriyle tanınan pek çok yazar, şair , halk ozanı ve bilim adamı eserleriyle, çalışmalarıyla  günümüz insanına seslenmektedir.

Geçtiğimiz günlerde Ankara’daki Erzincanlı bürokratlarımızdan İshak Yılmaz kardeşimin kitaplığında “Hayatımla Arkadaş” isimli bir kitapla karşılaştım. Erzincan Belediyesi’nin 5 numaralı yayını bu eser 1996 yılında yayınlanmış. O yıllarda Belediye Başkanı olan Talip Kaban’ın takdimiyle yayınlanan bu eser Erzincanlı aşık ve şair Hüseyin Erdoğan’ı n şiirlerini içeriyordu.

Tarihî bir eserle karşılaşmış gibi sevindim. Erzincan Belediyesi olarak yakın yıllarda yayınlanan ve Erzincan’ı konu alan kitapları hatırladım. Eser tespitinde ne derece isabet edilip edilmediğini bir yana bırakarak bu eserlerin basımına karar veren başkanlarımızı takdirle andım.

Yayınlanan her eser, şöyle ya da böyle bir değer ifade eder.

1933 doğumlu Erzincanlı şair ve âşık Hüseyin Erdoğan’ı yeterince tanımadım. Ama o bugün bu eseriyle karşımda. Şiirlerini okuyorum.

Eserden onunla ilgili kısa bilgiyi aktarmak istiyorum önce:

1933 Erzincan (Hancı çiftliği Köyü) doğumlu.Köyünde okul olmadığı için babası kardeşiyle birlikte komşu köy ilkokuluna kaydettirdi (1943). Yaya olarak kırk beş dakika köylerinden uzaktaki bu köyde kerpiçten yapılmış ilkokulda öğrenime başladı.1948 ‘de okul birincisi olarak ilkokulu bitirdi.17 yaşından itibaren âşık tarzı şiirler yazdı/söyledi.

Eseri:Hayatımla Arkadaş, (Erzincan Belediyesi Yayınları:5, Erzincan 1996, Ermat Ofset)

            Hüseyin Erdoğan’ın Erzincan’ımızı konu alan bir şiirini de sizinle paylaşmak istiyorum:

İLİMİZ

İlimiz Erzincan’ı getirsem dile

Her varlığı vardır, daha çok görsem.

Bahçelerde çiçek, güller bülbüle,

Çiçek arının, bülbüle gül versem. 

 

Karasuyu, Fırat nehri çağlıyor

Depremlerde insanları ağlıyor

Yazı kader bir çokları ölüyor

Allah’tan gelene daim şükretsem. 

 

Bahçeleri vardır, çiçekler açar

Yeşil yaylasına insanlar göçer

Çadırı kuranlar suyundan içer

Kursam çadırımı suyundan içsem. 

 

Centilmendir Erzincan’ın uşağı

Severler insanı görmez aşağı

Böyle insanlarda tabi yüz ağı

Yiğit insanları övsem ve sevsem. 

 

Erzincan şehrimiz ne kadar övsem

İnsanımız merttir dile getirsem

Hep insanız insanları seversem

Hoş olur hanemde sofra serersem. 

 

Şair içtenlikle iline yazmış

Kazma kürek ile toprağı kazmış

Her varlık toprakta farkına varmış

Vatan toprağımız yüzümü sürsem. 

 

Şair Hüseyin’im Erzincan’ı anlattım

Bir destan yazdım, kitapta tuttum

Ölürsem burada tutun tabutum

Erzincan’da kara toprağa girsem.



{ Önceki Sayfa } { Page 1 of 12 } { Sonraki Sayfa }

Hakkımda

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Fotoğraf Albümüm

«  July 2008  »
MonTueWedThuFriSatSun
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031 

Linkler


Kategoriler


Son Yazılar

Şikago'da Türk Festivali
ABD'de Türk Festivali
KAZANKAYA'DAN ERZİNCAN'A BAKMAK
ÖZ ERZİNCAN GAZETESİ’NİN İLK SAYISI
Yazı: Önce Selam

Arkadaşlarım rifki
erzincan
cocuklaricin