Yeni ERZİNCAN Gazetesi | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Yeni bir gazete: FıratFırat adıyla yeni bir gazete yayınlanmaya başladı. Özellikle Ilıç , Kuruçay bölgesine yönelik olarak yayınlanan gazetenin ilk sayısı Ocak 2007'de çıktı. Gazetenin sahibi: Tahir Sehlikoğlu. Adresi: İ. Müteferrika Cad. 23 Çapa/İstanbul, Tlf.: 0212 533 13 32. mail adresi: firatgazetesi@gmail.com Erzincanlı Şair: Hüseyin ErdoğanERZİNCANLI ÂŞIK Rıfkı Kaymaz Erzincan toprağı bilim, sanat, kültür dünyasında önemli isimler yetiştirmiştir. Bugün edebiyat dünyamızda eserleriyle tanınan pek çok yazar, şair , halk ozanı ve bilim adamı eserleriyle, çalışmalarıyla günümüz insanına seslenmektedir. Geçtiğimiz günlerde Ankara’daki Erzincanlı bürokratlarımızdan İshak Yılmaz kardeşimin kitaplığında “Hayatımla Arkadaş” isimli bir kitapla karşılaştım. Erzincan Belediyesi’nin 5 numaralı yayını bu eser 1996 yılında yayınlanmış. O yıllarda Belediye Başkanı olan Talip Kaban’ın takdimiyle yayınlanan bu eser Erzincanlı aşık ve şair Hüseyin Erdoğan’ı n şiirlerini içeriyordu. Tarihî bir eserle karşılaşmış gibi sevindim. Erzincan Belediyesi olarak yakın yıllarda yayınlanan ve Erzincan’ı konu alan kitapları hatırladım. Eser tespitinde ne derece isabet edilip edilmediğini bir yana bırakarak bu eserlerin basımına karar veren başkanlarımızı takdirle andım. Yayınlanan her eser, şöyle ya da böyle bir değer ifade eder. 1933 doğumlu Erzincanlı şair ve âşık Hüseyin Erdoğan’ı yeterince tanımadım. Ama o bugün bu eseriyle karşımda. Şiirlerini okuyorum. Eserden onunla ilgili kısa bilgiyi aktarmak istiyorum önce: 1933 Erzincan (Hancı çiftliği Köyü) doğumlu.Köyünde okul olmadığı için babası kardeşiyle birlikte komşu köy ilkokuluna kaydettirdi (1943). Yaya olarak kırk beş dakika köylerinden uzaktaki bu köyde kerpiçten yapılmış ilkokulda öğrenime başladı.1948 ‘de okul birincisi olarak ilkokulu bitirdi.17 yaşından itibaren âşık tarzı şiirler yazdı/söyledi. Eseri:Hayatımla Arkadaş, (Erzincan Belediyesi Yayınları:5, Erzincan 1996, Ermat Ofset) Hüseyin Erdoğan’ın Erzincan’ımızı konu alan bir şiirini de sizinle paylaşmak istiyorum: İLİMİZ İlimiz Erzincan’ı getirsem dile Her varlığı vardır, daha çok görsem. Bahçelerde çiçek, güller bülbüle, Çiçek arının, bülbüle gül versem. Karasuyu, Fırat nehri çağlıyor Depremlerde insanları ağlıyor Yazı kader bir çokları ölüyor Allah’tan gelene daim şükretsem. Bahçeleri vardır, çiçekler açar Yeşil yaylasına insanlar göçer Çadırı kuranlar suyundan içer Kursam çadırımı suyundan içsem. Centilmendir Erzincan’ın uşağı Severler insanı görmez aşağı Böyle insanlarda tabi yüz ağı Yiğit insanları övsem ve sevsem. Erzincan şehrimiz ne kadar övsem İnsanımız merttir dile getirsem Hep insanız insanları seversem Hoş olur hanemde sofra serersem. Şair içtenlikle iline yazmış Kazma kürek ile toprağı kazmış Her varlık toprakta farkına varmış Vatan toprağımız yüzümü sürsem. Şair Hüseyin’im Erzincan’ı anlattım Bir destan yazdım, kitapta tuttum Ölürsem burada tutun tabutum Erzincan’da kara toprağa girsem. Erzincan Kitaplığı/Rıfkı KaymazERZİNCAN KİTAPLIĞI/RIFKI KAYMAZ Erzincan, tarih boyunca pek çok felaketle karşı karşıya kalmış şehrimiz. Seferberlik yılları, çekilen sıkıntılar, depremler… Bütün bunlar Erzincanlının ruh yapısında derin izler bırakmış, onu dertli, içli, yanık bir insana dönüştürmüştür. Türkülerimiz, ağıtlarımız bu nedenle acılarla, sıkıntılarla, dertlerle, gözyaşlarıyla birlikte dile getirilmiştir. Yaşanan acı günler, depremler yalnızca Erzincanlının gönlünde derin yaralar açmakla kalmamış, Erzincan’ın kültürünü de etkilemiş, tarihi eserlerini adeta yerle bir etmiştir. Tarihî yapılar, yazılı kültür bu anlamda büyük olumsuzluklarla zarar görmüştür. Bugün Erzincan ile ilgili sözlü, yazılı kültürel değerlerin araştırılmasında bu nedenle büyük zorluklar yaşanmaktadır. Tarihi, kültürler kaynakların adeta kaybolması, araştırmacıların araştırmalarının önünde en büyük engel oluşturmaktadır. Olan olmuş, bugünlere gelinmiştir. Şimdi artık bugünün ve yarının değerlendirilmesi yapılmalıdır. Erzincan kültürü, tarihi, eserleriyle ciddi bir biçimde tesbit edilmeli, derlenmelidir. Bu anlamda özellikle kültür adamlarımızın tekliflerini dikkate almak zorundayız. Erzincan il kültür Müdürümüz alanında donanımlı bir bürokrattır. Konu ile yapılacak çalışmaları zaman zaman da kamuoyuna açıklamaktadır. Bu konuda atılacak ilk adımlardan birinin, Erzincan Kitaplığı adıyla bir derleme çalışması olabileceğini ifade etmek istiyorum. Erzincan Belediyesi, ya da Erzincan Kütüphanesi bünyesinde açılacak Erzincan Kitaplığı, özellikle Erzincan ile ilgili her tür basılı yayının bir araya getirilerek derlenmesiyle oluşturulabilir. Erzincanlı yazarların kitapları, Erzincan’ı konu alan kitaplar, dergiler, yayınlar, kasetler, CD’ler… Bugün Erzincan’da yayınlanan günlük gazetelerden birer nüshanın bu kitaplıkta derlenmesi çok önemlidir. Bugünün gazeteleri yarınki araştırmacıların en önemli belgeleri olacaktır. Erzincan Kitaplığı bugünden oluşturulmaya başlanmalı. Eserler, kayıt altına alınmalı, arşivlenmeli. Yapılacak iş bugün için çok önemli görünmeyebilir. Ama yarın Erzincan ile ilgili kaynaklar araştırıldığı zaman, bu kitaplığın ne derece ciddi bir kaynak oluşturduğu anlaşılacaktır. Erzincan kültürünü, değerlerini önemseyen birisi olarak konuyu, ilgili kişi ve kuruluşlara aktarmak istedim. Dileğim bu ve benzeri konuların özellikle Erzincanlı kültür adamlarımızca gündeme getirilmesi ve gerçekleştirilmesi yolunda adımların atılması.
Yeni bir çocuk dergisi :Somuncu Baba ÇOCUK Somuncu Baba Dergisi, yeni bir Çocuk Dergisi ekiyle okuyucunun karşısına çıkıyor. Çocuklar için eğitici-eğlendirici bir dergi hazırlanmış. Kardeşliği, birliği, beraberliği, millî ve manevî duyguları pekiştiren masal, hikâye gibi özlü yazılara ve şiirlere yer bol bol verilmiş. Böylece Somuncu Baba Çocuk Dergisi, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın sosyal, kültürel ve pedagojik bakımdan gelişiminize katkıda bulunacaktır. Ücretsiz olarak dergiyle birlikte verilen çocuk eki, gayet başarılı bir çalışma. 32 sayfadan oluşan derginin tamam renkli ve çok kaliteli bir tasarıma, baskıya haiz. (İlk sayı Ocak 2007) Çocuklar için güzel bir site: www.kalem.bizÇocuklara yönelik olarak yayınlanan/hazırlanan sitelere biri daha eklendi. www.kalem.biz adıyla çocuklara yönelik, şiir, öykü, masal, fabl gibi ürünlere yer veren sitede; çocukların ürünlerinin değerlendirildiği; bilgi küpü, takvim, sizden gelenler gibi bölümler de bulunuyor.Güzel, yararlı,paylaşımcı bir çocuk sitesi...www.kalem.bizFABLLERLEYLEĞİN AKLI/Rıfkı Kaymaz Güvercinin biri yüksek bir hurma ağacına yuva yapmıştı. Orada yumurtluyor, yavrularını orada besliyordu. Güvercinin böyle yüksek bir ağaçta yavru beslemesi çok zor oluyordu. Hayvancağız yavrular yavrulamaz bir tilki geliyor, güvercini korkutuyordu: -Ya yavrularını aşağı at ya da ağaca tırmanıp hepsini yok edeceğim, diyordu. Güvercin korkudan tir tir titriyor, yavrularını aşağı atıyordu. Tilki de afiyetle onları yiyordu. Güvercin yine yumurtlamış, korku içinde yuvasında büzülüp kalmıştı. O sırada bir leylek gelerek güvercine selam verdi, hatırını sordu. Üzüntülü olduğunu görünce, bunun sebebini sordu. Güvercin olanları aynen anlattı. Bunun üzerine leylek: -Bak sana bir akıl öğreteyim. Tilki yine gelirse dersin ki, ben artık sana yavrularımı atmayacağım. Çıkabilirsen çık al. Beni ele geçiremezsin. Ben uçar kurtulurum, ancak yavrularımı alabilirsin. Bu sözleri söyledikten sonra leylek uçup gitti. Bir su kıyısına kondu. Tilki yeniden hurma ağacının altına geldi. Bağırıp çağırdı. Güvercinden yavrularını istemeye kalkıştı. Güvercin leyleğin kendisine söylediği sözleri tilkiye söyledi... Tilki: -İyi ama, dedi, bu aklı sana kim öğretti? Güvercin: -Kim olacak, leylek. -Ben ona şimdi kim olduğumu göstereyim de anlasın, dedi. Irmak kıyısına koştu. Leyleği görünce ona yaklaştı. -Leylek, dedi. Söyle bakayım, rüzgâr sağdan eserse ne yaparsın, soldan eserse ne yaparsın, başını hangi yöne çevirirsin? Leylek: -Sağdan eserse başımı sola, soldan eserse sağa çeviririm. Tilki: -Ya dört yönden rüzgâr eserse? Leylek: -O zaman başımı kanatlarımın arasına alırım. Tilki: -Bu işi nasıl yaparsın? İnanmam doğrusu. Böylesini hiç görmedim. Siz kuşlar öteki hayvanlardan daha akıllısınız herhalde... Leylek, tilkinin bu konuşmasından çok memnun kalmıştı. -Bak yapayım da, bir kere de sen gör. Leylek başını kanatlarının arasına aldı. Tilki hemen leyleğin üzerine atıldı. Leyleği boğdu. Tilki: -Ey kendinin düşmanı, dedi. Güvercine akıl veriyorsun da, kendin neden akıllı olmuyorsun? Bak düşmanın seni avladı. Bir Kitap:Erzincan'a GirdimERZİNCAN’A GİRDİM… Rıfkı Kaymaz Türkülerimiz, bizim duygu ve düşüncelerimizi, hayata bakışımızı yansıtır. Acılarımızı, sevinçlerimizi ifade eder. Gözyaşı olur mısralara akar, ağıt olur… Erzincan türküleri; çoklukla acıyı, ayrılığı, gurbeti terennüm eder. Depremlerle yerle bir olan Erzincanlı, işgal yıllarında bin bir sıkıntıyla karşı karşı karşıya kalır. İşsizlik nedeniyle ayrılmak zorunda kalır sılasından. Ona hasret duyar, ağlar, hüzünlenir. Türkülere sığınır.Türküler yakar. İçli mısralarla seslenir. “Erzincan’a girdim ne güzel bağlar…Elleri koynunda bir gelin ağlar.” Da böylesi türkülerimizden biri. Erzincan Ticaret ve Sanayi Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapan Mustafa Babayiğit, “Erzincan’a Girdim” adı altında topladığı yazılarında Erzincan’ın özellikle ekonomik ve sosyal sorunlarını değerlendiriyor. Babayiğit,Medya ve Doğu gazetelerinde yayınlanan yazılarında bu anlamda Erzincan’ın bir fotoğrafını çekmiş.Erzincan ekonomisi, Erzincan’da tavuk üretimi, Erzincan’ın trafik sorunları, üç önemli hizmet,küçük sanayi siteleri, otobüs firmaları, pahalılık, bakır imalatı, el sanatları, kobiler, Erzincan kalkınması, sivil toplum kurulmuşları,ticaret borsası,gibi başlıklar Babayiğit’in özellikle Erzincan ölçekli değerlendirmelerindeki yaklaşımı yansıtıyor:Erzincan’ın ekonomik ve sosyal kalkınması… Babayiğit, Doğu Anadolu bölgesinin Ekonomik ve sosyal yapısına ilişkin görüşlerini de eserinde ortaya koyuyor. 15 Haziran 2006 tarihinde Ankara’da Tuskan’ın çatısı altında bulunan Birleşik İş Adamları Dernekleri Federasyonunda Genel sekreter olarak çalışmak üzere Erzincan’dan ayrılan Mustafa Babayiğit, Erzincan’ı konu alan bir yazısında:”Her köyün her tepenin her evin ayrı bir hikayesi var ve en önemlisi bu hikayeyi size seve seve anlatacak misafirperver Erzincanlılar var.” Diyor. Erzincan’ın doğal, kültürel zenginliklerini sıralıyor. Babayiğit’in yazıları Erzincan’ın ekonomik ve sosyal tarihine bir anlamda önemli kayıtlar düşürüyor. Bu yazıların doğu gazetesi köşelerinden seçilerek kitaplaşması bu açıdan önem taşıyor. Yıllar sonra bu kitaptaki yazılarla o yılların Erzincan’ını karşılaştırmak, Erzincan adına hangi önemli adımların atıldığını, hangi noktalara gelindiğini görmede önemli bilgileri verecektir. Erzincan’ın kalkınması sevdasıyla dolu bir Kayserili yazara, Babayiğit’e tebrik ve teşekkürlerimizi sunuyorum. (Erzincan’a Girdim, Mustafa Babayiğit, Doğu Yayınları, Erzincan 2006) Erzincanlı Eğitimci, yazar:Taştan AksuTaştan AKSU www.tastanaksu.sitemynet.com'dan alınmıştır. Birdirbir DergisiYeni bir çocuk dergisiBİRDİRBİR Çocuklar için yayınlanan dergilere birdirbir adıyla yeni bir dergi katıldı. Din eğitimi ve kültür dergisi olarak ilk sayısı ekim 2006’da yayınlanan birdirbir, içeriğiyle birlikte güzel, renkli tasarımıyla da ilgi çekiyor. Birdirbir, ilk sayısında “din eğitimi ve kültürü vermeyi hedefleyen bir dergi” olduğunu ve “ancak bunu asık suratlı, bilgi yığını, buyurgan bir tarzda değil sevecen, usandırmayan eğlenceli bir şekilde yapmayı” düşündüklerini belirtiyor . Birdirbir bu ilk sayısında bu düşüncesini güzel bir dergi sunarak gerçekleştirmiş. Dergde:Neşe Kutlutaş,Aslıhan Atik, Melek Çe, Gülten Kalkancı, Dudu Ekinci, Taha Kılıç, Çağrı Ceseci,İffet Ekmekçi, Alpaslan Durmuş, Hatice Işılak,Neriman Gökçegöz Karatekin yazılarıyla, Hatice Ekşi,Müzeyyen Yılmaz,Çağrı Cebeci,Bahadır Barış, Şafak Tavkul, Turan Dertli, Eli Mazliyah, Ömer Merken, Can Soner, Hasan Aycın,şiiriyle Ahmethan Yılmaz yer almış. Hayat Bilgisi,İz Bırakanlar,Kur’an Ansiklopedim,İlginç Sorular, Peygamberim Dedi ki, Mutluluk Çağından, Ayna Ayna, Ödüllü Bulmaca, CD rom hediyesi gibi sayfa başlıklarıyla güzel, şirin bir çocuk dergisi birdirbir. Kutluyor ve yeni sayılarını heyecanla bekliyoruz. Dergi adresi:Kısıklı Mh.Alemdağ Cd.Yanyol Sk. SBK İş Merkezi B Blk. No.5 Kat:1 Daire:3-4 Üsküdar/İstanbul , Tlf.:0216 481 30 23 www.birdirbirdergisi.com mail:bilgi@birdirbirdergisi.com (Rıfkı KAYMAZ) Erzincan Ankara Uluslar Arası Festivalde
Şiir kitabı:Sıla Türküsü Erzincan'da Bir Kuş VarSILA TÜRKÜSÜ ERZİNCAN’DA BİR KUŞ VAR Ülkemiz;tarihî, kültürel değerleri ve tabii zenginlikleriyle bin bir güzelliği yansıtıyor. Muhteşem bir tarih, renkli bir coğrafya, gönlü zengin Anadolu insanının yıllar yılı işleyerek, büyüttüğü bir destan… Bir kültür birikimi, bir gönül atmosferi… Tarihiyle, mimarisiyle, hat, tezhip, ebru, çini, el sanatlarıyla nakış nakış işlenen, taşlar gönüller, sayfalar, sebiller, kutlu bir miras gibi yarınlara taşınan tarih, coğrafya… Anadolu insanı bu derin zenginlikle birlikte yaşadı yüzyıllar boyu. Bu zenginlik şehirlere taşında. Evlere, sokaklara, mezarlıklara… kısacası hayatın her kesimi bu zenginlikten az çok nasibini aldı. Edebiyatımızı, bu zenginlikleri, güzellikleri mısralara taşıdı. Güzellikler, şiirle daha bir güzelleşti, ebedîleşti, edebîleşti. Şehrengizler şehirleri anlattı. Taşa, toprağa, insana yansıyan bükün bu güzellikler, şairlerin, yazarların kelimeleriyle sayfa sayfa kitaplaştı. Bu eserlerle o mekânlar bütünleşti. Nedim, Yahya Kemal, Necip Fazıl ile İstanbul, Arif Nihat ile Edirne, Ahmet Hamdi Tanpınar ile “Beş Şehir”… Nice şair ve yazarların kelimeleriyle şehirler, semtler ,mekânlar ebedîleşti bir kere daha. Rıfkı Kaymaz’ın Sıla Türküsü Erzincan’da Bir Kuş Var isimli şiir kitabı da, Anadolu insanının varlığını oluşturan değerlerle birlikte, sıla, gurbet, sonsuzluk, hasret, dert, çile vb unsurlarla, Erzincan’ın değerlerini, güzelliklerini mısralara taşıyan bir eser. Yedi şiir ve yetmiş beş dörtlükten meydana gelen eser, bir yandan yerel değerleri yansıtırken, diğer yandan da insanımızın ‘sıla’sını ifade ediyor. Ona hasreti, ondan uzak kalışın acısını yansıtıyor. Bir anlamda Erzincan, büyük Yunus’un ‘Oldum ilimden avare’ mısrasındaki ‘il’ kelimesiyle aynı anlamı ifade ediyor.’Sıla’ tasavvufî çağrışımlarla, yerellikten, evrenselliğe taşıyor insanı. Sıla Türküsü’nden bir dörtlüğü aşağıya alıyoruz: Dağlar, sıra dağlar, bana yol verin! Yollar, düşlerime sılayı serin. Rüzgar alıp beni uçur sılaya, Ve gökler masmavi bir kanat gerin. (Sıla Türküsü, Erzincan’da Bir Kuş Var, Rıfkı Kaymaz, Ankara 1998) rifkikaymaz@hotmail.com Sılbıslı Salih
Haber:Uluslararası Festivalde Erzincan1.ULUSLARARASI İL İL ANADOLU FESTİVALİNDE ERZİNCAN DA TEMSİL EDİLDİ Kültürler Ankara’da buluştu. 1.Uluslararası İl İl Anadolu Festivali geçtiğimiz cuma günü Ankara-Altınpark sergi salonunda açıldı. 29 Ekim tarihine kadar açık kalacak festivalde Erzincan, kısa adı ERDEF olan Erzincan Dernekleri Federasyonu tarafından temsil edildi. Festival açılışında ERDEF Genel Başkanı Şevki Yılmaz, dernek yönetim kurulu üyeleri, hemşeriler, misafirler hazır bulundu. Festivalde yer alan Erzincan standında, Erzincan’ın yöresel ürünleri yanında, Erzincan’ın hediyelik bakır eşyaları, Erzincan’ı tanıtan kitap ve broşürler de sergilendi. Erzincanlı ressam Hasan Rüzgar’ın tabloları,Turan Turgay'ın bakır üzerine portreleri, bakır el işleme ustası Rıfkı Kaymaz’ın bakır el işi hat, tuğra ve süsleme çalışmalarının da sergilendiği Erzincan standında festival süresince Erzincan’ı tanıtan CD’ler de izleyicilere TV ekranından sunuldu. Federasyon Başkanı Şevki Yılmaz, Erzincan’ı uluslararası bir festivalde temsil etmekten mutlu olduklarını söyledi ve hemşerileri fuara davet etti. Erzincanlı Bürokrat/İshak YILMAZİshak Yılmaz
1959 yılında Erzincan’ın Kemah ilçesinde doğdu. İlkokulu Erzincan Merkez Fırat İlkokulunda 1971 yılında tamamlayıp İmam-hatip lisesine girdi. 1977 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini kazandı. 2004 yılından bu yana Sayıştay’da uzman denetçi olarak görevini sürdürüyor. Evli ve dört çocuk babası. Çeşitli dergilerde mali hukuk ve personel mevzuatı konusunda makaleleri yayınlandı. Orta derecede Arapça ve İngilizce bilmektedir. Erzincanlı Akademisyen, Yazar/Köksal PABUÇCUDr. Köksal Pabuçcu Erzincan’da doğdu. İlk orta ve lise tahsilini orada tamamladı. Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Aynı alanda mastır ve doktora yaptı. Halen Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji bölümünde görev yapmaktadır. Kendi bilimsel alanında, yurt içinde ve yurt dışında yayınlanmış bir çok makale ve bildirisi bulunmaktadır. Bilimsel çalışmalarının dışında, resim, karikatür ve edebiyatla da ilgilendi. Yedi kişisel resim sergisi açtı. Yurt içinde ve yurt dışında pek çok karma sergiye iştirak etti. Kamu ve özel koleksiyonlarda ve bazı müzelerde bini aşkın tablosu bulunmaktadır. 1999 yılından beri naif resim ile ebru sanatını aynı tabloda birleştirerek Türk Resim Sanatında yeni bir tarz geliştirdi. Bu tarz eserleri özellikle yurt dışında büyük ilgi gördü. Bunların bazıları Türkiye’nin tanıtımı amacıyla TRT tarafından 2000 yılında hazırlanan bir belgeselde kullanıldı. Bir dönem yerel ve ulusal basında günlük karikatür çizdi. Bu dönemde Türkiye Gazeteciler Cemiyetince birincilik ödülüne layık görüldü. 2003 yılında Tokat’ta kurduğu ve Milli Eğitim Bakanlığınca isminin verildiği bir sanat kütüphanesi bulunmaktadır. Kitapları
1. Nil’de Ölüm (Küresel Isınma) Nesil Yayınları, syf 256, 2006 2. Ekoloji, Nobel Tıp Kitapları, Ankara (Baskıda) 2006 3. Hidrobiyoloji, 2005, 120 Syf., Tokat 4. Adam Gibi Vali, 2004, 320 Syf., Nesil Yayınları, İstanbul 5. Ringlerden Zirveye,2004, 172 Syf., Dimes Yayınları, Tokat 6. Sars, Nesil Yayınları, 158 Syf, İstanbul, 2004 7. Biyolojik Terörü, Nesil Yayınları, 128 Syf, İstanbul, 2003 8. Tohumsuz Bitkiler Sistematiği 1. Cilt, Altan Yayınları, 180 Syf, Ankara, 2002 9. Tohumsuz Bitkileri Sistematiği 2. Cilt, Altan Yayınları, 165 Syf, Ankara, 2002 10. Laboratuvar Deney Teknikleri, Gaziosmanpaşa Üniv. Yayınları, 126 S ., Tokat, 1999 Ödülleri 1. 1989, Atatürk Üniversitesi Resim yarışması (Mansiyon) 2. 1990, Mevlana Resim Yarışması (Mansiyon) 3. 1991, Ordu Resim Yarışması (Mansiyon) 4. 1991, Ekev Kültür Ödülü (Edebiyat Dalında) (Mansiyon) 5. 1993, Gazeteciler Cemiyeti Süleyman Necati, Başarı ödülü, Karikatür dalında (Birincilik) 6. 1993, Erzincan Valiliği, Erzincan Yöresel Kültürüne katkı ödülü 7.1997, Türkiye Doğal Hayatı Koruma ve Güzelleştirme Derneği (Peysaj Projesi ödülü) 8. 2003,Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Bilim Teşvik ödülü 9. 2003, Tokat Valiliği Sanata Katkı Ödülü 10. 2004, Kültür Bakanlığı (Milli Eğitim Bakanlığı Dr. Köksal Pabuçcu Sanat Kütüphanesi) Türk Kültürüne Katkı Ödülü 11. 2006, Düzce Memur Sen İl Temsilciliği, Recep Yazıcıoğlu’nu Anma ve Yaşatma ödülü Erzincanlı Akademisyen, Yazar/Mehmet TÖRENEK (Erzincan 1959- ) Merkez ilçeye bağlı Karatuş köyünde doğdu. İlk ve orta öğrenimimi Erzincan’da yaptı. 1975 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde başladığı yüksek öğrenimimi 1979 yılında tamamladı. 1980 yılında Erzincan İmam- Hatip Lisesi’nde başladığı Edebiyat öğretmenliği görevini, daha sonra Erzincan Kâzım Karabekir Lisesi’nde sürdürdü. 1985 yılı sonunda Konya- Akşehir ilçesi Tuzlukçu Lisesi’ne tayin edildi. Aynı yıl içinde, Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü bünyesinde Türk Dili Okutmanı olarak göreve başladı. Beş yıl süreyle değişik fakültelerde Türk Dili dersleri okuttu. 1990 yılında Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde, Araştırma Görevlisi kadrosuna geçti. 1985 yılında başladığı lisansüstü çalışmalarını bu arada sürdürdü. 1908-18 Arası Türk Hikâyeciliği isimli Yüksek Lisans çalışmasını 1988’de bitirdi. Mehmet Rauf’un Roman ve Hikâyeciliği isimli çalışması ile doktor oldu.(1994) Aynı yıl içinde Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde Yardımcı Doçent kadrosuna atandı. Türk Romanında İşgal İstanbul’u isimli takdim teziyle 2000 yılında Doçent oldu. Aynı Üniversitede akademik çalışmalarına devam etmektedir. Yeni Türk Edebiyatı alanında verdiği derslerin yanı sıra, çeşitli dergilerde yayımlanmış çok sayıda araştırma ve inceleme yazıları da bulunmaktadır. İlk yazıları Erzincan’da yayımlanan Muştu dergisi ile Doğu gazetesinde çıktı. Daha sonra makalelerini yayımladığı süreli yayınlardan bazıları şunlardır: Milli Eğitim, Edebiyat Ortamı, Kalem ve Onur, Yedi İklim, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, Türk Edebiyatı vb.
Eserleri: Mehmet Rauf- Edebî Hatıralar (Mehmet Rauf’un hatıralarının derlenmesinden ibarettir.-1997) Hikâye ve Romanlarıyla Mehmet Rauf, (1999), Şiirler (Ahmet Reşit Rey, (-derleme, 2000), Türk Romanında İşgal İstanbulu (2002), Başka Hayatlar Peşinde –Tanpınar’ın Romanları Üzerine Bir İnceleme- (2006) Erzincan Kültür Sanat Günleri 11,12,13 Eylül 2006
Üzeyir Gündüz'den tercüme çocuk kitapları
HARF EĞİTİM YAYINLARI ÇOCUK EDEBİYATINDA NİTELİKLİ BİR BAŞLANGIÇ YAPTI HARF EĞİTİM YAYINLARI, Temmuz-2006 itibariyle 11 (on bir) çocuk kitabı yayımladı. Aralarında Astrid Lindoren, Gianni Rodarı, Amos Oz, Gerard Pussey, Daniella Carmi, Jaroslava Blazkova gibi dünya çocuk edebiyatının usta kalemlerinin de yer aldığı bu nefis baskılı kitapların çevirisini MEB Çocuk Kitapları Yayın Danışma Kurulu Başkanı Üzeyir Gündüz yapmış. Arı, duru bir Türkçeyle, sanat ve edebiyat değerlerinden ödün vermeden dilimize aktarılan eserler, okul çağı evrelerinin her düzeyine (7+, 9+, 12+) cevap verebilecek çeşitlilikte hazırlanmış. Kitaplar, görsel düzen açısından da bir o kadar başarılı: Farklı bir kapak kompozisyonuyla okuyucuya sunulan kitapların iç resimleri, yerli çizim olmasına rağmen, özgün dilin özgün atmosferini çok iyi yansıtmış. Kitapların edebî zevkini, görsel hazlarla zenginleştiren ressamları doğrusu kutlamak gerek. Kitapların fizikî kalitesine de oldukça özen gösterilmiş. Kullanılan kâğıdın niteliği, seçilen harf karakterleri ve puntolar, hedef kitlenin göz sağlığına son derece uygun. Kitapların övgüye değer bir başka yönü de sıvama cilt kapağı içinde sunulmaları... Çocuk kitabı yayınlayan birçok yayınevinin göz ardı ettiği bu tutum, hiç kuşkusuz çocuğa da, çocuk edebiyatına da ayrı bir saygınlık kazandıracaktır. Felsefe olarak, evrensel dünya barışını; pedagojik olarak, "çocukça"lığı; eğitsel olarak da iyi, güzel ve doğruyu hedefleyen kitapların içeriği, arka kapak yazılarında kısaca tanıtılmış. Her kitabın girişinde yer alan ve çocuklara seslenen sunuş yazısında, yayınevinin çocuğu ve çocuk dünyasını ele alış biçimi samimi bir dille ifade edilmiş. Sunuş yazısı aynen şöyle: "Sevgili çocuklar; Temizliğin, saflığın ve sevecenliğin, ikiyüzlü duygulardan arınmış en güzel örnekleri sizlersiniz. Sizin sevgi dünyanız o denli geniş ki; her dilin, her dinin, her ırkın çocuklarını "kardeş" edinebiliyoruz. O nedenle, bu dizide yer alan kitapları okurken; hem kendi doğanıza tanıklık eden ortak bir hazzı yudumlayacak hem de güçlü bir okuma zevki kazanacaksınız." Çocuk edebiyatı alanında ilk denemeleri olmasına karşın, böylesine nitelikli bir çocuk yayıncılığına başlamaları dolayısıyla HARF EĞİTİM YAYINLARI'nı kutluyorum. Harf Yayınları, Çocuk Edebiyatı Dizisi, 2006 Telefon: 0312-417 53 90 Faks: 0312-417 53 91 e-mail: harfcocuk@harfegitim.com.tr Mavi Uçurtma Yayınları“Çocukların eğlendiğini ve öğrendiğini görüp mutlu oluyoruz!”
Farklı yaş grubundaki okurlar için farklı diziler hazırlamış Mavi Uçurtma. Bir varmış bir yokmuş dizisi içinde masallar yer alıyor. Küçük Karga ve Ceviz Ağacı (Yaşar Koca), Gelincik Şarkısı (Fatma Şengil Süzer), Karamel’in Yolculuğu(Birsen Küçükyılmaz), Masal Yorganı (Ahmet Murat) bu dizi içindeki kitaplardan. Bil bakalım serisi, henüz okula gitmeyen çocuklara yönelik. Görüntü olarak da diğer kitaplardan biraz farklı. Çanta şeklinde düzenlenmiş bu kitaplar ikinci baskısını yapmış bile. “Allah hangi organı neden yarattı?, Allah hangi hayvanı neden yarattı?” Bu serinin iki kitabı. Çanta kitaplar, yayınevinin yayın editörlüğünü de yapan Sevde Sevan Uşak tarafından kaleme alınmış, Hilal Şimşek tarafından da resimlenmiş. Mavi uçurtma yayınları yakın bir zamanda minik okurları için farklı bir dizi de hazırlıyor: Sesli kitaplar dizisi. Beş kitaptan oluşacak bu seri için çalışmalarını sürdürüyor yayınevi. Sesli kitaplar okul öncesi çocuklara seslenecek. Kitaplarda sevimli hayvanlar, civciv, kuzu gibi, kendilerini anlatacak. Kitapların içinde yer alan butonlara basıldığında da bu hayvanların sesleri duyulacak. Mavi Uçurtma Yayınları editörlerinden Sevde Sevan Uşak, çocuk okura ulaşırken yapmaya çalıştıklarını şu şekilde anlatıyor: “Her bir kitabımız, işini seven, heyecanlı ekibimizin özenli çalışmasıyla doğuyor. Belki de, çocuklar büyürken yanlarında olmaktan zevk aldığımız için onların neşeli, rengârenk dünyalarına konuk olabiliyoruz. Amacımız her şeyden önce minik okuyucularımıza değer verdiğimizi hissettiren kaliteli kitaplar hazırlamak. Kitaplarla rekabette kitapların önüne geçen oyuncakların, animasyonların pabucunu dama attırtacak görsel kalitede, dikkat çekici ürünler ortaya koymak en büyük hedefimiz. İstiyoruz ki çocuklar kitaplarımızla karşılaştıklarında, gözlerini ayıramasınlar, bir an önce içini karıştırmak için can atsınlar. Kitaplarımızın çocukların algı düzeyine uygun, ilgilerini uyandıracak, gülümsetecek, kitap okuma alışkanlığı kazanmalarını sağlayacak içerikte olmasına dikkat ediyoruz. Kısacası işimizi çok seviyor, yaparken eğleniyor; çocukların da eğlendiğini ve öğrendiğini görüp, mutlu oluyoruz. Unutmadan hatırlatalım ki Mavi Uçurtma Yayınları olarak henüz yolun başındayız...” zaman.com.tr'den Erzincanlı Araştırmacı:Hayrullah CengizHAYRULLAH CENGİZ25 Eylül 1968 ERZİNCAN/İliç doğumlu. İlk-orta ve lise eğitimimi İliç, SİNOP/Durağan, SAMSUN/Çarşamba/Terme/Havza ilçelerinde yaptı. SAMSUN/Havza Lisesi’ni bitirdi. 1991 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türkiye Cumhuriyeti Anabilim Dalı’nda “ II. Dönem TBMM Seçimleri ve Türk Demokrasi Tarihindeki Yeri” isimli tezini tamamladı. Halen aynı yerde doktora çalışmalarını sürdürmektedir. 1993 tarihinde Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü Tarih Eğitimi Dalın’da Araştırma Görevlisi olarak akademisyenlik hayatına başladı. 1997 yılında geçici görevlendirme ile İstanbul Üniversitesi bünyesine aktarıldı. 2004 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda göreve başladı. 2005 yılı Mayıs ayında Hakkari İl Kültür ve Turizm Müdürü olarak atandı. Bilahare İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcılığı görevini vekaleten yürüttü. Halen Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Atatürk Kültür Merkezi Müdürü görevini ifa etmekte. Evli ve Zeynep Ayça ile Elif Gökçenay isminde iki kız babasıdır. Eserleri: “Rusya’nın 1896-1905 Yılları Arasında Kafkasya Ermenileri Politikası –Ermenileri Ruslaştırma Çabaları-”, Kafkas Araştırmaları, IV, İstanbul 1998, s. 175-194 “1923 TBMM Seçimleri”, Türk Dünyasına Bakışlar –Prof. Dr. Mehmet Saray’a Armağan-, İstanbul 2003, s.203-208. Şehremini Semti, Kentim İstanbul, İstanbul 2003, 27 sayfa. (Kitapçık) Fındıkzade Semti, Kentim İstanbul, İstanbul 2004, 27 sayfa. (Kitapçık) Irak Dosyası, c.I, İstanbul 2003. 374 sayfa. Editör olarak (Dr. Ali Ahmetbeyoğlu ve Yahya Başkan ile beraber) Irak Dosyası, c. II, İstanbul 2003. 445 sayfa. Editör olarak (Dr. Ali Ahmetbeyoğlu ve Yahya Başkan ile beraber) “Sadabat Paktı’nın Türk Dış Siyasi Tarihi Açısından Önemi”, Irak Dosyası, c.II, Ed: Dr. Ali Ahmetbeyoğlu-Hayrullah Cengiz-Yahya Başkan, İstanbul 2003, s. 29-44. “Selanik’te Bir Avdetî Evinin Aranması Hadisesi”, Tarih ve Düşünce, Mart 2004, Sayı: 2004/3, s.10-16. { Önceki Sayfa } { Page 2 of 12 } { Sonraki Sayfa } |
HakkımdaProfilim Arşiv Arkadaşlarım Fotoğraf Albümüm
LinklerKategorilerSon YazılarBakır El İşlemeciliğiErzincanlılar Ansiklopedisi Şikago'da Türk Festivali ABD'de Türk Festivali KAZANKAYA'DAN ERZİNCAN'A BAKMAK Arkadaşlarım rifki erzincan cocuklaricin |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||