Düşman askerleri iki tabur olmuş,
Yalkı dereden düşer Tire yoluna.
Amacı yok etmekti, acımasızca;
Öldürüp girecekti Türk’ün kanına.
Düşman askerinin yolu kesilmişti,
Çoktan Durmuş Ali Efe tarafından.
Efenin kızanları basar tetiğe,
Yağdırırlar kurşunları her yanından.
Eğrek harbidir bu çarpışmanın adı,
Kalmadı o gün düşmanda ağız tadı.
Çıkarcılar olmuştu sanki bir cadı;
Anarım ben efemi, bırakmam yadı.
Akar Yalkı dere suyu kıpkırmızı,
Acele haber gider Tire’ye, Aydın’a,
Adeta bir ok gibi, yıldırım hızı;
Halkın dilinde destan oldu bu sızı.
Yiğit efe tedbiri almıştı çoktan,
Altı köy halkını boşaltmıştı hepten.
Geçti karşıya İtalya bölgesine;
Sessizce iki karakol arasından.
Aklını kullanan çekmez zilleti,
Zarar varsa vardır o işin hilleti.
Vatana göz dikene vurduk silleti,
Esarete boyun eğmez Türk milleti.
Yedi eylülde efe yaptı bayramı,
Güzel oyun oynadı, içti ayranı.
Bir çok insan vardı, efenin hayranı;
Yağlı kurşun vurdu Türk’ü kayıranı.
Cesurdu, yiğitti Durmuş Ali Efe,
Gün geldi ayrıldı bizden, obasından
Cenazesi kaldırıldı Erbeyli’de,
Yiğit efeye bir tören düzenlendi;
İl Jandarma Alay Komutanlığı’ndan.
Memduh SOLMAZ