İnsanoğlu doğup dünyaya gelince,
Ağlar durur, dar dünyaya geldim diye.
Bir yaşında o sanki has gül gibidir;
Öter şen bülbül gibi, gülşene benzer.
İki yaşında durmaz, kalkar oturur,
Alışır dünyaya yaramazlık yapar.
Kuş gibidir o, uçar tutsunlar diye;
Beş yaşında bağ u bostana benzer.
Yedisinde okula atar adımı,
On ikisinde hayattan alır tadını.
Tahsil için harcar bütün hayatını,
On üçünde selvi bir çınara benzer.
On dördünde hayâl gerçek arasında,
On beşinde sevgi ve aşk yarışında.
On altısında saz da, keman havasında;
Yirmisinde talimli şahana benzer.
Yirmi beş yaşında pek hoşça görünür,
Bakımlı saça briyantin sürülür.
Ancak o zaman kimliğine bürünür,
Otuzunda olgunlaşır, irfana benzer.
Otuz beş yaşında yolun yarısında,
Kırk beşinde orta yaşlar arasında.
Elli yaşında bir dönüm noktasında;
Olgunlaşmış yenecek meyveye benzer.
Elli beşinde yaptıkları düş olur,
Altmışında hayat zorlaşır, kış olur.
Yetmişinde hüzünlü yaş olur;
Artık yükünü almış, kervana benzer.
Seksene basınca, beli bükülünce,
Doksan yaşında defteri dürülünce,
O gün tüm ömrü gözüne serilince;
Rüzgâr ile savrulmuş harmana benzer.
Memduh SOLMAZ